Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Kredi kartları ile geçinenler dikkat!

Kredi kartının taraflarını Banka ve kullanıcıları ile sınırlamak mümkün değildir. Ekonomiyi yöneten siyasi otorite kart piyasasını da dentlemek zorundadır. Dar gelirliler kart borçlarını ödeyemeyince bunun yansıması önce kullanıcıları, sonra bankaları ve en sonunda Ekonımiyi yönetecek Devleti etkileyecektir. Piyasanın canlanması adına kart kullanımına sınırlama getirmeyen ve sorunu erteleyen hükümetin suçu kart borcunu ödemeyen bireyden daha fazladır. Yıllardır düzenleme yapmayan hükümet tüm düzenlemeler ile ani frene basınca vatandaş bağırmaya başlamıştır. Bu sorun başka yolla çözülemez. Sorun ekonomik, çözüm de ekonomik olmalıdır.

27 Ağustos 2011 22:08
Hep başkasından beklemek

Bizim genel hastalığımızdır. Güzel bir yazı hazırlamışsınız. Konu hakkındaki yazım aşağıdadır. blog.milliyet.com.tr/umma_hastaligi/Blog/?BlogNo=172425 Saygılarımla

17 Ağustos 2011 17:01
Çakallara dikkat!..

Emperyal yapıya sahip tüm emperyalist güçler hedeflerine ulaşmak için çakalca davranırlar. Hedefe kitlenen çakal her türlü yolu sabırla dener ve sabırla bekler ve hedefine ulaşır. Emperyalist çakallar ; çakal olmadığı halde çakal , kurnaz olmadığı halde kurnaz tilki ve asil olmadığı halde aslan takliti yapmaya hazır ve bunu meslek haline gelmiş yerel işbirlikçilere hileli ve küçük yemler atarak veya düzenlediği kaoslarda onları bir figüran olarak kullanarak hedeflerine ulaşmaya çalışırlar. Etrafınıza bakınız. “ Etrafınızdaki Çakalların farkına varabildiniz mi?”

29 Mayıs 2011 19:29
Huzur - Ahmet Hamdi Tanpınar

Aşağıdaki bloğumda Türk edebiyatında zor okunan romalar ve romancılar hakkında bilgi verdim blog.milliyet.com.tr/Turk_Edebiyatinda_kitaplari_zor_okunan_roman_ve_romancilar/Blog/?BlogNo=250154 Tanpınar bir ekolün içindedir. Bu kitabın zor okunuşun nedeni, İstanbul, İstanbullu, Türkiye ve Osmanlı hakkında semboller üzerinden anltım yapmaktadır.

29 Nisan 2011 18:12
Neden kooperatifler bankası kurmaktan kaçınıyoruz

Tarişbank ve Şekerbank kuruluşlarında kooperatif üyelerine hizmet etmek amacıyla kurulmuş ve sermayesinin tamamı da Kooperatif birliklerine ait Bankalardı. Şekerbak şu an yabancı ortaklı ve Tarişbank ise yabancıların tamamen sahip olduğu (aktif olmayan) bankadır. Tarişbank'ın sıkıntıya girmesinde ciddi olarak sermaye yetersizliği ve yönetim zaafı olmuştur. Siyasiler kolay olanı tercih edip bankayı bloke ettiler. Ziraat ve Halk Bankası koooperatifler hizmet için kurulmuştu. Şu an ticari bankacılık yapıyor. Siyasi otoriteler bu tür özerk ve kendi gücü olan merkezlerden pek hoşlanmaz. Ayrıca ; kooperatif yöneticilerinin de bilgi birikimi ve yönetme tarzları da ortadadır.

01 Ağustos 2010 12:10
Aldatıyorum!

MB'da öyle bir sert ve tartışma ortamı başladı ki; zaman zaman kişisel boyutlara saldırıya kadar gidiyor. Bu aşamada sizin eleştiri tarzınızdaki nezaket bence bu tartışmaların içinde isteyerek veya istemeden olan MB yazarlarına çok önemli bir örnek olmalıdır. Yorumlarınıza da tamamen katılmaktayım. Özgür olmak, özgün olmanın karşısı, zıttı ve sadece birey olmak demek değildir. Özgür ve özgün ancak beraber olunursa kendimiz gibi oluruz, kendimiz gibi yazarız, diğerlerini de bu gözle değerlendiririz. Sevgiyle kalınız

25 Haziran 2010 22:22
Köylü Kemal

Her başarılı erkeğin arkasında bir kadın varsa, mutlak her başarılı politikacının arkasında da mutlak bir felsefeci veya felsefe derinliği olan bir bilge kişi olmalıdır. Bunun nasıl olacağını "Devlet Bilgeliği" başlıklı yazımda detaylı anlatmaya çaılştım. blog.milliyet.com.tr/Devlet_bilgeligi___Devlet_felsefecisi/Blog/?BlogNo=232118 Bu kavramı Türk Toplumuna tanıtan Oktay Taftalı'ya teşekkürlerimi sunarım. Kılıçdaroğlu'nun arkasında hangi bilge/felsefeci var onu bilelim ki; ona göre konuşalım. Prof.Dr. Sencer Ayata. !!! Konuyu detaylandırmakta yarar var. Sakın ola ki; negatif bir şeyler söylediğimi sanmayın. Biraz çalışalım ve Kılıçdaroğlu'na felsefi derinlik vereceği iddia edilen Prof.Dr. Sencer Ayata'yı tanıyalım ve inceleyelim derim.

30 Mayıs 2010 13:20
Kerim Korkut'un yeni vergi sistemi

Vergilendirmede esas olarak Gelir, Servet ve Harcama üzerinden alınır. Vergilendirmede dikkat edilecek diğer husus vergi alırken, servet oluşumunu(buna bağlı olarak sermaye) engellememek. Tek kaynaktan (sadece servetten) vergi almak adil değil ve uygulamları da yoktur. %1 vergiyi her yıl mı alacaksınız? Tekrar iddia ediyorum "Siyasi otorite karar versin 1.- TL vergi kaçağı bile olmaz, tabi kendisi de iktidardan uzaklaşır." "Vergi" adı üzerinde vergi, bir bağış değil, arzuyla yapılan iş değil. Tek çözüm hiç bir zaman esaslı ve kalıcı çözüm olmadığı gibi, sorunda yaratır. Vergilendirmenin tarihine bakarsanız çok çeşitli vergiler (havadan sudan bahanelerle konulan) bulunmaktadır. Saygılarımla

13 Mayıs 2010 16:51
Kerim Korkut'un yeni vergi sistemi

1-Vergilendirme siyasi olup, sorumluluk iktidara aittir. Siyasi otorite istesin ; önerilerinizi uygular, vergi kaçağı azalır, ama ve ilk erken seçimde de seçimi kaybeder. 2-Vergi; kazanç ve servetten alınırken siz ağırlıklı olarak servet üzerine yoğunlaşmışsınız. 3- Vergilendirme ve Toplama Maliyeti hakkında Gökhan Kaya'nın yazısına katkıda bulunmuştum. blog.milliyet.com.tr/Mesaj.aspx?UyeNo=1740215#165949 4- En riskli konu servete konu malın değer tesbitidir. Emlak vergi değeri ile piyasa değeri arasında çelişki vardır. Emlak vergi değerini tesbit edenler kimlerdir? Şu an çok ilde emlak değeri piyasa değerinden fazla olan gayri menkul var. Bu da sadece belediyelerin vergi için bulduğu yoldur. Sizin önerdiğiniz sistemin önemli kısmı vergi mevzuatında var. 50.000 TL (rakamda tam emin değilim) üstünde yapılan tüm ödemeler banka ile yapmak zorundadır. Hangi tapu bunu araştırıyor. Cezası %5 . UYGULAYAN VAR MI? Saygılarımla

12 Mayıs 2010 16:31
Yeni medeniyet hattı: Karadeniz-Akdeniz yolu

Yazınızı dikkatli okudum. İşin maliyet ve yatırım finasmanı boyutu çok önemli. Halkımız karadeniz'den akdeniz'e 6 sattte insin ve eğlensin de bunu sağlayacak ticareti nasıl yapalım.??? Projeniz ağırlıklı olarak karayolu teşvikine dayanmaktadır. Karayolu teşvki yerine, Akdeniz, Karadeniz ve Ege'de birer (vazgeçtim bir tane bile olsa razıyım) bir Uluslararası konteyner aktarma limanı yapabilirsek, taşıma maliyeti düşebileceği gibi ciddi üstünlük sağlarız. Bizdekiler sadece doğrudan konteyner limanıdır. Malta ve Kuveyt aktarma konteyner aktarma limanları nedeniyle ciddi para kazanmaktadır. Uzakdoğu, Avrupa ve Amerikada'dan gelen aktarmalı konteynerler öncelikle buralara indirilerek ülkelere göre tasnif edilir ve yeni konteyner gemilerine aktarılır. Taşucu/Mersin-Akdeniz, Nemrut/Aliağa-Ege bu iş için idealdir. Karadeniz'in ciddi dezavantajı var. Bu konuyu tartışmaya açmakta yarar vardır. Saygılarımla,

01 Mayıs 2010 21:16
Toplam blog
: 55
Toplam yorum
: 66
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3387
Kayıt tarihi
: 02.03.09
 
 

15 yıldır  İnsan yaşamı ile doğanın kuralları arasındaki benzerlik, kaos, değişim, kaostan düzene..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster