Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Survivor Nefes Kesti

İnanın Kenan Bey, blog'unuzun başlığını görünce çok şaşırdım ve "Siz de mi Kenan Bey?" diye başlayan bir yorum yazacaktım ki aslında ironi yaptığınızı gördüm. Sizinle aynı duyguları paylaşıyorum ve birileri bu Mutlu Şirinler'e dur demeli. Ülkem acı çekerken, aslanlarımız vatan için canını verirken şunların peşinde olduğu işlere bakın:(( Şarkı-Türkü yarışması bitiyor, Dominik sevdası başlıyor! Yazık ki ne yazık, içim acıyor:( Sabır ve selametle.

11 Şubat 2018 10:40
Kuru Kayısı Tatlısı ve Kuru Kayısının Faydaları

Her sabah 5 adet gün kurusu kayısı yiyorum hocam. Tereyağı ve şeker pek bize göre değil:) Selam ve sevgiyle.

10 Şubat 2018 16:49
Her Kim Türk Kelimesinden Rahatsızlık Duyuyorsa O Türk Değildir

En azından toplumun yarısı hassas böylesi konularda dostum. "Dünya ülkelerinde durum nasıl?" diye baktığımda, kiminde ülke ismiyle başladığını, kiminde sadece kurum adının yazdığını gördüm. “Türk Tabipleri Birliği” yerine “Tabipler Birliği” ya da “Türkiye Barolar Birliği” yerine “Barolar Birliği” yazılması bir anlam karmaşası yaratmıyor, neticede bu ülkede tesis edilen -elçilikler gibi- farklı ülke kurumları değiller, onlar zaten Türkiye’nin öz kurumları; lakin soyumuzla, ülkemizle gurur duyduğumuz için “Türk ve Türkiye” başlıkları o kuruma artı değer ve üstlük anlamı katıyor. Keza “Türk Dil Kurumu”nda “Türk” kelimesinin kalması da madalya gibi bence. Ayrıca, “Türk” kelimesinden rahatsız olmayıp Türk olmayanlar da yok mudur? Ülkemiz birçok cephede mücadele verirken böylesi konulara vakit ayırmamalıyız diye düşünüyorum, yoksa -ülke cefadayken sefa peşinde olan- ZorVayVır’dan ne farkımız kalır! Selam ve sevgiyle.

08 Şubat 2018 16:47
Çocuklarımız ve Onların Çocukları...

Eminim bilinçli çiftler çocuk konusunu bin kez düşünüyordur. Doğurmak bir şey değil, ya sonrası? Bizler yine güzel günler gördük de çocuklarımıza berbat bir dünya kaldı:( Antalya'daki özel okul çılgınlığını görüyorsunuz, her köşede bir tane apartmandan bozma okul var; sizce doğru dürüst eğitim veriliyor mudur oralarda? Hepsi de ticarethâne gibi çalışıyor! İlkokuldan üniversiteye kadar eğitim ücretsiz ve mükemmel olmalı. Mezunlar da iş bulma sıkıntısı yaşamamalı. Bu da güçlü ekonomilerde olur. Ee, bu şartlar yoksa çocuk sahibi olmak niye!! Sabır ve selametle.

07 Şubat 2018 17:31
Beyaz Sirke ve Temizlik

Beyaz sirkenin sağlığımıza yararlarından ve yemeklerde de kullanılabildiğinden bahsetmemişsiniz! Aramıza hoş geldiniz. Selamlar.

06 Şubat 2018 17:14
Sonunda Kadınlar Çıldırdı!

Kadınlar bambaşka varlıklar; dayanıklılar, sabırlılar, akıllılar, güçlüler, şefkatliler. Elli yaşımdayken annem hâlâ ağzıma bir şeyler sıkıştırmaya çalışırdı. Anne-baba göçtüğü zaman büyüyoruz, o güne dek hepimiz çocuğuz. Ne yazık ki kadına darp dünyanın her yerinde var. Üçüncü dünya ülkelerinde sayı biraz daha fazla. Nedeni de eğitimsizlik ve aile-toplum kültürü; lakin -birlikte olmadığı için- üniversite mezunu karısını tekme tokat döven üniversite mezunu yabaniler de yok mu? Babasının annesini dövdüğünü gören erkek çocuklar da ileride kendi eşlerini darp ederler. Boşanma öncesi ve sonrası kendi her haltı yiyen; ama eski karısının evde oturmasını isteyen zavallı erkek müsveddeleri de var tabii. Eli kana bulamak çare değil. Ben kadınlarımıza güveniyorum. Gün bileğin değil, aklın güçlü olduğu gündür ve bu da kadında fazlasıyla var. Haklı davanızı anlayan erkeklerle büyüyen bir güç olmaya devam edeceksiniz ve o yabaniler de ait oldukları ormana dönecekler! Selam ve sevgiyle.

05 Şubat 2018 07:34
Enver Aysever'in "Nasıl Yazar Olunur?" Kitabını Okurken

Binlerce kitapla aynı evi paylaşıyorum hocam. Kitap kokmayan bir yerde asla yaşayamam. Yayınlanmış ve henüz yayınlanmamış kitaplarım var, o hazzı anlatamam! Şimdilerde ayda 1-2 kitap ancak okuyabiliyorum. İyi bir okur olmadan yazar olunmaz! Enver Aysever ödüllü bir yazardır ve severim. CNN Türk’teki “Aykırı Sorular” programını da hiç kaçırmazdım. Detaylı paylaşımınız için teşekkürler. Sevgiler.

04 Şubat 2018 17:13
Zamanda Yolculuk Yapmak ….

Blog’unuzun haber mail’i az önce geldi dostum:( Müthiş nostalji yaşamışsınız. Eminim çok da duygulanmışsınızdır. Ben de Büyükdereliyim; ama bizimkiler orada yaşadığımız eve hiç götürmedi. Sonrasında Aksaray Pertevniyal arkasındaki sokakta yaşadık ve o ev duruyor. Sonra da Pendik’e kendi evimize taşındık ki o ev de duruyor. Evet, yaşlandıkça eskiye gidişlerimiz çoğalıyor. Ben Anadolu’da yaşadığımız illeri de ziyaret ediyorum. Bunların içinde en önemlisi Diyarbakır ve her sokağından başka bir anı sarılıyor boynuma. Yılların bu kadar hızlı geçtiğine inanamıyorum:( En güzel günleri bizler yaşadık, çocuklarımıza bıraktığımız dünyaya bakın:( Selam ve sevgiyle.

04 Şubat 2018 16:52
Kılıçdaroğlu Kazandı da Sevinen Kim

Eğer siyaset yazsaydım noktasına kadar aynı satırları yazardım. Teşekkür ederim, sevgiler.

04 Şubat 2018 07:01
El Sanatı Halı, Kilim, Örgüler Yok mu Oluyor?

Halı ve kilimler ısınmaya katkıları nedeniyle Anadolu’da hâlâ yoğun olarak kullanılıyor; lakin tüm evin, binanın ısındığı metropollerde -alerjen yapıları da düşünülerek- artık tercih edilmiyor. Ben aile yadigârı olarak bir tane el örmesi Bünyan halı saklıyorum hocam. 1926’da evlenen babaannemin çeyiziymiş. Geçenlerde okudum, halıcılığımız da Çinlilerin eline geçmiş:( Bizim ulusça genel problemimiz eskiyi koruyamamak hocam:( İngiltere’de yaşadığım dönemde oturduğum ev 300 yıllıktı ve mahallenin en yeni eviydi. Sokağımızdaki kaldırımlar 2 senede bir değişiyor, yollar yama içinde! Teknolojinin artmasıyla insan gücüne ve sanata daha az gerek duyuluyor; üretimi robotlar, bilgisayarlar yapıyor; insanlar da tüketiyor! “Sanat, yoklukta ışıldar.” Selam ve sevgiyle.

03 Şubat 2018 19:26
Toplam blog
: 462
Toplam yorum
: 8314
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 1120
Kayıt tarihi
: 07.03.09
 
 

Ne güzel bloglar yazdık, ne muhteşem dostluklar kurduk; onlar kaldı baki... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster