Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Allah vergisi Mihriban!

taksit pahalı olu peşinde indirime giderler; vade farkı ödeme; ağabey...

18 Ekim 2010 01:42
Din dersleri kaldırılmalıdır

görüşünüze katılıyorum. bence sadece ders değil diyanet işleri bakanlığı gibi bir bakanlıkta olmamalı. Bu bakanlık laik bir yapıya sahip olan devlet yapısına aykırı. Laik bir devlet deyip imam yetiştireceksin. hastane; öğretmen gibi kadrolar boşken binlerce imam yetiştireceksin. Devletimiz gerçekten Laik bir devletse; imama para harcadığı gibi; papaza, hahambaşına; hatta varsa eğer ateizmi savunanların önderlerine de para vermelidir.

06 Ekim 2010 14:37
Evet diyorum!

tam benim bakış açımı işlemişsiniz. sağolun...

09 Eylül 2010 19:10
Ömrün Hasat zaman'ı

Ömrün hasta zamanı demişsiniz. Güzel söylemişsiniz. Biriktirdiklerimiz ne acaba? 11 ay boyunca sakladığımız kirlendiğimiz artıklarımız mı? görüyorumda sadece günah işleyip; öfke kusup; kavga etmekten başka bir birikintimiz yok. yaptığımız her türlü pisliği 1 aylığına da olda bırakıyoruz ve Müslümanız diye geçiniyoruz. sadece oruç tutmak yada namaz kılmakla mı Müslüman olunur? Eline; diline dikkat etmeyen, sadece küfür söyleyip yalan çiğnemekten; yalakalık yapıp, arkadan dedikodu yapmaktan ne kadar müslüman olnunur. 11 ay boyunca yaptığımız en büyük ibadet bu. Ama Ramazan'da bir nebze olsun bu günah ibadetimize son veriyoruz. Yada öyle bir görüntü çiziyoruz...

15 Ağustos 2010 12:02
"Body World: Orijinal Vücut Sergisi"

merak dolu bakışları gördüm sergide belki bir çoğumuzun bilmediği vucudumuzu; kendimize tanıtıyor. bu kadar ayrıtılı olarak ayırma da büyük bir başarı. büyük zahmetlerle yapıldığı aşikar(özellilkle arter-nöron, kas-iskelet sistemi çok itinalı olarak ayırılmış). birçoğu için mide bulandırıcı gelebilir bu görüntü; ama görünenler bedeninin birer parçası. hastalıklı organlarla sağlam organların karşılaştırılması da var(sigara içenler için akciğerlerine bir baksın derim)

04 Temmuz 2010 23:58
Örtünmek

yani açılmaktan bahsediyorum. Yasakları biz insanların kafalarının üstündeki örtüye bakarak koyuyoruz. Düşüncelerinde hür bir millet değiliz olamadık; bugüne denk. Aslında bunu savunanlara; yani Laikliklik elden gidiyor diye nara atanlara şunu söylemek isterdim; Soyunmayı çağdaşlıktan sanan ahmaklar sürüsü; Soyunmak çağdaşlıksa maymundan çağdaşı yok. Bütün bedeni kapalı ama KIÇI açıkta. Çağdaşlık bilimde, hukukta, kendi oluşturduğumuz ve değerini düşürdüğümüz kişilik haklarımızda yenilik olması. Örtü peşinde koşacağına; git bir buluş yap. Bunca yıldır ; sağcı-solcu, başörtülü-başörtüsüz..vb gibi incir kabuklarını doldurmayacak meselerle ne biz çağdaş oluruz; nede tam bağımsız bir devlet oluruz...

28 Haziran 2010 18:33
Bihter!

Aşk-ı Memnu adlı eserin kitabını unutmuş olduğum raftan çıkardım. Ama gel-gör ki okumamışım. niyetim o kitabı okumaktı. TV de dizisi olduğu için okumadım. Dizi sona erdiğine göre artık gönül rahatlığıyla kitabı okuyabilirim.Bildiğim kadarıyla Bhiter karateri oluşturan kadın eşinin yeğeniyle(Adnan'ın kardeşinin oğlu) bir ilişki yaşıyor. Adına bunun aşk dense bile bence masum saf bir aşk değil bu. Sapık bir ilişki. Aslına biz toplum olarak bu sapık ilişkiyi sevdik. Galiba toplum olarak ta sapığız!...

28 Haziran 2010 01:07
Sancılı dönemler bizi bekliyor

öğrendiğim kadarıyla 1974 Kıbrıs Barış Harekatı'ndan sonra bir askeri birlik tarafından en fazla öldürülen sivil sayısı bugün oldu. yani türk sivil sayısı. savaşta bile yapılmaması gerekeni israil şimdi yaptı. en büyük suçu bunu sivillere yapması hemde israil karasularında olmadığı halde. uluslararası sularda değil sivil bir gemiye korsanlara bile saldırmak şuç. ama israil bunu hep yapıyor. bu ilk değil. BM nin kararlarına uymamayı ilk kez yapmıyor. ABD gibi bir babası var. o yüzden diğer devletler ve Türkiye sessiz kalacaklar. ve bu olayı geçiştirecekler. çünkü Türkiye yeterince güçlü bir devlet değil. eğer ağır sanayisi güçlü bir devlet olsaydı geçmişte ABD askerlerinin askerimizin başına çuval geçirmenin hesabını sorarlardı. Hiçbir şey olmayacak. bunuda öteki yaptıkları gibi geçiştirecekler. İsrail; haksız, haklıdır.

01 Haziran 2010 15:07
Tuvalet kampanyaları-2

bende bu sayede söylemek istediğim içimi kemiren bir olayı söyleyecem: bir yerde otururken yanındaki birinin ben lavabo ya gidiyorum demesi bence yanlış; çünkü lavaboya ihtiyacını yapanı hiç görmedim; bende yapmış değilim[hele kadınları hiç düşünemiyorum bu konuda:)] birde lavabo demiyorlar; lauba veya loba gibi yeni bir kelime türetiyorlar. yanımdaki kişilere ben tuvalete gidiyorum deyince bana: ''bu çok kaba'', diyorlar. Ama kendisi daha lavabo demeyi bilmiyor. Bu; birçok kişi için böyle. Ben lavabo demeyeceğim; ama ne desem bilmem ki. Sizce hangisini kullansam; Tuvalet, Hela, WC, veya daha çok Kemal SUNAL filmlerinden hatırladığım Kenef'imi... :)

26 Nisan 2010 00:38
Sessizliğe ses olabilmek

Bunu yapabilmek ne kadar güzel yaşlılarımıza. Sadece bir el öpebilmek; sadece dinleyebilmek. Onları yalnız bırakmadığımızı hissettirmek. Saygısızlığın çirkefliğin dört bir yandan sardığı bu günlerde. Herhalde en büyük erdem bu olsa gerek. Gitmek; görmek yaşamak; yaşamayı sevdirmek... Yalnız değilsiniz biz varız; diyebilmek. Biz onlarız aslında. Tek farkımız yüzlerimizdeki kırışıklarımız; ha üç az; ha üç fazla. nede olsa birgün bizde de artacak değil mi?

29 Kasım 2009 00:26
Toplam blog
: 121
Toplam yorum
: 49
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 468
Kayıt tarihi
: 21.04.09
 
 

Güneş ilk aydınlığını vurduğu an yeryüzüne. Işıltı içine girer hayat. Ve bu ışıltının peşinden koşma..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster