Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Çıktım Palmiye ağacına...

Çok güzel bir konuya parmak basmışsınız. İstanbulda da sahil yoluna aynı heves ile her yıl dikiyorlar sonra kış gelince soğuktan ve denizden gelen rüzgardan ölüyor ağaçlar. Bu ağaçlar İstanbul ikliminde ancak kışın sarılıp sarmalanırsa yaşarlar. Galiba tüm belediyelerde bir palmiye sevdası var ama bu nasıl bir sevdadır anlayamadım bende bir türlü.

25 Mayıs 2010 02:03
Teneke kupaların dayanılmaz hafifliği

Dün akşam oynanan maçlar sonunda 2 takım finale kaldı. Biri İspana liginde 10. sırada, diğeri İngiltere liginde 12. sırada. Yoruma gerek var mı ?

30 Nisan 2010 10:45
Yenilgiyi hazmetmek

Aşağıda kendimi çok net ifade ettiğimi ve sizin de bu yanlış anlatıdan doğan hatayı mazur gördüğünüzü var sayarak, anafikir haricindeki bazı konuları cevaplandırmak isterim. 1)Vermiş olduğum top oranlarında ve pozisyon sayısında Fenerin ne yaptığını değil de BJKnin ne yapamadığını anlatmak istemiştim. Yazının anafikri ile ilgili olarak. Çünkü bahane üretmek yerine eksiklikler ve yanlışlar tespit edilmeli. 2) İlk maçta da FB aleyhine bir takım net hatalar vardı. O maçtan sonra ben bir blog yazdığımı hatırlamıyorum. Facebook sayfamda bir tebrik mesajı yayınladım sadece 3) Emre için bir övgü yazısı yazabilirim belki bir gün. :) Bilica ise benim gözümde şahsına yazı yazacak kıymette değil. Eşeleme olayını da hiç tasvip etmedim pek tabii ki. Sahi siz de Baros ve Keita'nın tiyatroları, Arda'nın şımarıklığı artı dayılıkları ve Barış'ın gaddarlığı üzerine yazarmıydınız? Bence konumuz tek tek kişiler değil de ilkeler olmalı !

22 Nisan 2010 13:04
Yenilgiyi hazmetmek

Yorumunuzu cevapladıktan sonra fark ettim ki başka bir yorumu cevaplarken yazdığım "üslubu bozuk" ifadesini de üstünüze alınmışsınız. Bu beni çok üzer. Farklı fikirlerde olduğunuz zaman bile üslup konusuna çok önem verdiğinizi gözlemledim. Benim bahsettiğim türden yazıları geçmiş bloglarımda görebilirsiniz.

21 Nisan 2010 23:32
Sanıldığı gibi değil!

Kendi takımın 2 maçta da yenilince, diğer takımdan medet umar insan :) Siz boş verin şimdi bu maçı da önümüzdeki hafta maçı seyrederken kimi tutacaksınız ? Bursa mı GS mi ? :)

18 Nisan 2010 23:02
Teneke kupaların dayanılmaz hafifliği

Bekir bey, 3. yorumunuza yazdığım cevap nedense blogda gözükmüyor. Eğer ortaya çıkarsa okumanızı rica ederim. Ancak "biz" derken kimi kastediyorsunuz? Benim yazım sizin şahsınıza yazılmadı ki. Büyük çoğunluk neyin ne olduğunun farkında değil. Diğer yandan sizi pek gergin ve hırçın görüyorum. Bence Galatasaraylılığınzdan çok anti FB liliğinizi ön plana çıkartıyorsunuz. Bunu da her defasında bir takım FB taraftarlarına tepki olduğunu ifade ediyorsunuz. Etki ve tepki bir süre sonra birbirine karışır. Oysa özünde gerçek bir sporsever ve taraftara yakışan bilgi birikimine de sahip olduğunuz hissediliyor. Haddimi zorlayarak bu yönünüzü ön plana çıkartmanızı tavsiye ederim

18 Nisan 2010 19:00
Teneke kupaların dayanılmaz hafifliği

Önce ismimi söyleyeyim de, hak etmediğim bir ünvanı daha fazla üstümde taşımıyayım. Adım Levent. Bekir bey, başka yazılarınızı da okuyorum. Zaman zaman sinirleniyorsunuz. Kıskançlık, çekememek vs. gibi ifadeleri hak edecek bir yazı yazmadım. Zaten GS futbol takımından da bahsetmedim. 10 yıl olduğu için unuttum belki de :) Benim görüşüm bellidir. GS, FBnin yapamadığı bir başarı yapmıştır. Bunu yaptığı zamanlamalar da önemlidir. ama bu başarı Avrupa 17.ciliğidir. Süper kupa tenekedir. Ancak GSnin Reali yenmesi önemlidir. FB bunu da yapamamıştır. Son sözüm de şu. Türk medyasının olması gerekenden 100 misli önemsediği o istatistik kuruluşu hiç bir resmiyeti olmayan ve tamamen garip bir metod ile değerlendirme yapan ne idüğü belirsiz bir kuruluştur. Lütfen araştırın. Eğer birgün FB bu IFFHS tarafından 1. ilan edilirse bile bu gerçek değişmez.

18 Nisan 2010 18:58
Bir garip çoban

Bizimde başımıza geliyor elbet bu tür muhabbetler, böyle insanlar... Ama yazamıyoruz işte böyle... Yazmaya kalksam, ya çok süslü olacak, ya da olayı anlatamayacak. Mesele bu adamlarla sohbet etmek değil kardeş, mesele böyle basit ama etkili şekilde anlatabilmek. :) Elinize sağlık. Pazar keyfi oldu.

12 Nisan 2010 02:27
Hadi Franco hata yaptı, ya Volkan?

Ali Bey, biraz önce aynı konudaki yazımı bitirdim. Editörlerin onayını bekliyor. Cevabım orada...

29 Mart 2010 01:16
Ne demek ezeli rekabet?

Ahmet Bey, hem "ezeli" ifadesi için hem de yazınızın ana fikrinde bence girmiş olduğunuz hatalı düşünceye cevap olabilmesi için, geçmişte yazdığım blogumu okumanızı öneririm. blog.milliyet.com.tr/Ebedi_Rekabet___Fenerbahce___Galatasaray/Blog/?BlogNo=207487 En derin saygılarımla

29 Mart 2010 01:14
Toplam blog
: 20
Toplam yorum
: 51
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1758
Kayıt tarihi
: 03.10.09
 
 

1967 İstanbul doğumluyum. İnşaat Yüksek Mühendisiyim. Almanca ve İngilizce biliyorum. Evli ve 2 çocu..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster