Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Bana Göre, İdeal Eğitim Sistemi...5

Gelişmiş bir toplum olabilmek için eğitim ve öğretim sistemimizin nasıl olması gerektiğini kendi bilgi, tecrübe ve görüşlerinize dayanarak tek tek anlatıyorsunuz Fisun hanım; kimi zaman usulca, yol gösterip umut vadederek, kimi zaman umutsuzca, sistemin aşılması imkansız görünen duvarlarına karşı sesinizi yükselterek... Söylediklerinizin neredeyse tamamına katılıyorum. Belli ki yazıp üstünüze düşeni yapmak ve rahatlamak istediniz. Fakat sizi okurken içimde bir ses hiç susmuyor: Hangi gözler görmeli bu yazıları, hangileri hiç göremeyecek ve hangisi görmek bile istemez? Kimler bilir de, kimbilir neden bezgin elini işe sürmez?Kulaklar sağır mı olmuş gözler kör ise? Hiç değilse beyin işlemez mi? Hele ki bilginin bunca geçişken olduğu bir çağda!? Eğitim fakültelerinde bu konular üzerine yıllarca okumuş ve eğitim-öğretimin çeşitli kademelerinde, işin mutfağında çalışmış, elbette bu konuda tecrübe ve bilgisi bizden fersah fersah üstün olması beklenen uzmanlar nerede? Böyle uzaaar gideeerr... de... şimdi merak ettim... yazı dizinizin 'siyaset ve eğitim' başlığı da olacak mı? Saygı, sevgi ve selamlarımla...

01 Eylül 2018 01:47
Sen Giderken...

Bu cânım şiirinizi nasıl atlamışım ben!? Hiç yorum yapmasam bile bir "Allah kavuştursun" derdim sevgili Fisun hanımcığım. Ne güzel bir sebeple gidiyor uzağa, önce tebrik ederim Efekan'ı ve sizi. Dilerim hep güzel haberlerini alın ve başarılarla, sağlıkla, mutlulukla dönsün yurduna. Ülkenin onun gibi gençlere çok ihtiyacı var, yeter ki kıymeti bilinsin. Siz de bilirsiniz hepsini, gurur da duyarsınız ama ana yüreğine söz geçmez tabii. O da bilir annesini; sevilen insan olmanın güveniyle, hele sizler de sağlıklıysanız huzurla, önceki başarılarına yenilerini ekler. Yolu aydınlık olsun! Sevgiler, selamlar...

21 Temmuz 2018 21:45
Anılara Tutunmak...

Dediğiniz gibi anılarımız kimi zaman özlem veya hayıflanmayla karışık garip bir hüzün verse de hayatın sürekliliğini, yaşamanın anlamını hissettirip bizi yarına bağlıyor, bugün de ayakta tutuyor sevgili Fisun hanımcığım. Ve bu yüzden şanslıyız; geçmişini hatırlamak istemeyen kimbilir ne çok insan da var ki bugününde ve yarınında huzurlu bir yaşam ondan fersah fersah uzaktır. Siz bize yine anılarınızı yazın, yazın ki nasıl bilge olunuru birebir ağzınızdan dinleyelim sanatçı ruhlu doktorum. Sevgi ve saygılarımla selamlar...

21 Temmuz 2018 12:43
Naylondan Aşklar...

Naylon torbanın geri dönüşümü oluyor madem Fisun hanımcığım, naylon aşkın niye olmasın?:) Fakat orijinaline ulaşmak giderek imkansızlaşır mutlaka. Sebze halinin torbalarından biliyorum da, son derece sağlıksız oluyor naylonun çok kere geri dönüşmüşü. Eve gelir gelmez önce hemen naylon torbayı boşaltıp çöpe atıyorum çünkü garip bir kokusu oluyor. Güzel benzetmeydi, zihninize, elinize sağlık. Sevgiler, selamlar...

21 Temmuz 2018 01:04
Talan...

Yalan, dolan, talan... Kötülük, bencillik, aymazlık, fenalık ve daha bunlar gibi ne kadar kelime varsa yetersiz kalır bir ormanı, hatta bir ağacı yakanlara dair düşündüğümün yanında. Bir de bilen, gören, işine gelen, üstünü örtenler var ki... O “Bitmeyen ....” sözcüğünüz var ya, isyanın haykırılışı olmuş. Yüreğiniz dert görmesin Fisun hanımcığım. Sevgiler, selamlar...

14 Temmuz 2018 01:50
Sol Dizim...

Orhan Veli’nin nasırından çektiği de gerçekmiş diye okumuştum bir yerde. Şairin aslında ne demek istediğine takılır, şiirini eleştiririz de, onun insan olduğunu neredeyse unuturuz. Ve yumuşacık dille, uyumla yazılmış bu şiirin ardında sahiden romatizma ağrısı çeken bir kişi var ki ben de aynı dertten muzdaribim ne yazık ki. Tabii ustalık böyle güzel dile getirmekte yatıyor. Bu arada grafikleriniz de şiirin fikrine bir güzel eşlik ediyor . Yüreğinize, kaleminize sağlık sevgili Fisun hanım. Sevgiler, selamlar.

14 Temmuz 2018 01:33
Çocukluğumun Karartma Geceleri...

Başlığınızı görünce Fisun hanımcığım, “Karartma Geceleri” başlığından Rıfat Ilgaz’a ulaştım. O da 1974’de, ll. Dünya Savaşı sırasında yurdunda yaşadığı karartma gecelerini yazmış, yayınlamış. Demek siz gibi gündemden etkilenip kendi anısından bir roman yaratmış. Belki de yazdığınız ve yazmayı planladığınız tüm anılar bir gün roman olur; hem de ne güzel olur. Benim için ilginç olan tesadüf ise, benim de ikinci erkek kardeşimin o yıl aramıza katılması. Ben sizden yedi yaş büyüktüm yalnız... Anılarınız sanki bulaşıcı; hafızayı canlandırıyor, düşündürüp bazen hüzünlendiriyor bazen gülümsetiyor. Elinize zihninize sağlık. Sevgiler, selamlar...

14 Temmuz 2018 01:20
Sarı Köpecik...

Fisun hanımcığım ben köpek dahil ve en fazla kedi olmak üzere bütün hayvanlardan korkarım, uzak dururum. Fakat inanın bir hayvansever kadar da onların yaşamına değer vermeyi insanlık görevi bilirim. Allah her canlıyı özenle yarattıysa onun kılına zarar vermek günahtır her şeyden önce. Hayvana işkence edenler potansiyel katil bence de; ruhları hasta. Cezalandırılmayı fazlasıyla hak ediyorlar. İbret alınacak bir anıydı. Sevgiler, selamlar size...

06 Temmuz 2018 12:59
Sevdiklerin İçin Yanabilmek…

“Kırk yamalı yorgan” işte böyle böyle, can alıcı anılarla dikilir çatılır da sıcacık ısıtır. Böyle böyle öğrenir insan evladı sevmeyi, fedakarlığı, sevdiği için yanmayı. Bir çocuğun belleği neleri tutar... Ne güzel ki koca yürekli bir adam yorganın en sağlam yamasını vermiş çocuğa. Anılar acıtıcı olsa da yeter ki insan etsin bizi. Yine güzel bir anınızı okudum Fisun hanım. İçten sevgiler, selamlar.

06 Temmuz 2018 12:20
Kaşıklar...

Şiir benim için muamma. Barışa ve kardeşliğe harika bir benzetmeyle vurgu yaparken şiirsellikten uzaklaşmamak; biteviye olmadan duyguyu, fikri aktarmak, hem de duraksız okunmak, zor zanaat. Duygunuza, emeğinize saygıyla sevgiler Fisun hanımcığım...

06 Temmuz 2018 11:55
Toplam blog
: 33
Toplam yorum
: 171
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3648
Kayıt tarihi
: 07.06.09
 
 

İyi bir okurum. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster