Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Bir Çağan Irmak Yapımı : Karanlıktakiler

Eski salon tarzı Türk filmlerinde fakir kız yada erkek ;zengin kız yada erkek arasındaki kimi zaman dramatik kimi zaman komedi veya bunların karışımı, bir de arada mutlaka bazen zalim - Atıf Kaptan- bazen babacan-Hulusi Kentmen- fabrikatör bir baba figürü bulunurdu. Ama Türkiye'nin gerçekleri tabii ki bu değldi. Bu filmleri izleyen biri burada yaşamıyorsa tek derdimizin paraya takılan aşk öyküleri olduğunu sanırdı. İşte o günlerden bu günlere içimizden birilerini anlatan , akşamları bizim evlerimizden birinde yaşanan dramları bize yaşatan, toplumun acılarını veya sevinçlerini ortak paydada buluşturan günümüz sinemasına geldi. Artık kendimizle alay etmiyoruz. Çünkü olmayan ve hiç olmayacak bir dünyada değil kendi dünyamızda yol alıyoruz. Gerçekten bu önemli bir fark ediş. En kısa zamanda ben de görmeye çalışacağım. Selamlar..

18 Kasım 2009 02:18
Osmanlı tarihi

Yeni ama size göre eski bir MB'li olarak , size bu yeni tertemiz gönül sayfasında güzel yazılar yazmanız dileklerimle. Hoşgeldiniz...

12 Kasım 2009 13:28
Bir hüzün gibi

... Sevgili size küsmüşse, çaresi vardır...gitmişse, çaresi yollardır...ölmüşse dahi ! ahiret vardır...ama...sevmemişse ! derdin devasızdır... selam ve sevgilerimle

11 Kasım 2009 23:22
GDO: (Genetik yapısı değiştirilmiş organizma)

Ben de geçen hafta bu konuda bir yazı yazmıştım. Siz daha teknik ve akademik olarak ele almışsınız. Ben biraz duygusal ve kişisel yorumlamayla yaklaşmıştım. Bütün bu anlattıklarınıza katılıyor ve görüşlerinizi paylaşıyorum. En büyük sorun toplumsal ilgisizlik.Aslında yıllardır var olan bu konuya magazin değeri olmadığı için ykmuş gibi davranıldı. Sizin bir talebiniz olmayıca yönetici kadrolarda bir şey yapma gereği duymuyorlar..Bakın yıllardır dünyada tartışılan bu konu bizim gündemimize daha yeni girdi. Buna da şükür mü demek lazım yoksa günaydın mı bilemiyorum.. Aydınlatıcı bigileriniz için teşekkürler.

11 Kasım 2009 09:51
Keşkek için uzağa gitmeye ne gerek!

gecenin bu saati canım çekmedi desem yalan olur :)) tam adresi alabilirmiyim sizden. yeni MB'cu olarak sayfamı ziyarete beklerim. sevgiler...

09 Kasım 2009 02:00
Yalanını çıkardım ölümün

yüreğinize sağlık. hep güneşe dönük kalmamız dileğiyle. sevgiler...

07 Kasım 2009 17:58
Bir tatlı heyecan kalbe, gelse yaren seleni.

değerli üstadım, mısralarınızı okurken gözümün önüne nedense hep Orhan Veli geldi. Onun şiirinin tadı ve havasını ve bilirsiniz ki onun şiirlerinde İstanbul'da olmasanız da hatta İstanbul'u belki hiç görmemiş olsanızda, İstanbul' un kokusunu duyarsınız. Ben de az önce sizin şiirinizin içine girerek, boğazın bir kıyısında, gözüm öylece denize dalmış bir halde başka alemlere doğru yol aldım. Şiiriniz duygusal gerçeklikle, melankoliyi bir arada yaşatıyor. Elinize sağlık, selamlar...

05 Kasım 2009 00:26
Blog yayınında hassasiyet

uyarınız için çok teşekkürler. ilaç bağımlısı ve ilaç tavsiye etme özürlüsü bir toplumuz. kim ne derse birileri bir şeyleri yapmaya her an hazır ve nazır.o zeytin çekirdekleri press hanelerde kaç tonluk presslerde ezilerek küspe yapılıyor,yutanlar bunu biliyormu acep?Çekiçle bile zor kırılabilecek bir şeyi yutarak midemize yaptığımız fantastik işkence herhalde ancak mazoşist duygularla ifade edilebilir.Zeytinin kendisini,etli kısmını yemeye devam edelim,zeytin yağlı salatalara çatalımızı daldıralım ötesine boş verelim. Sağlıkla kalın. Selamlar.

04 Kasım 2009 23:54
100. blogumu yazmışım !!!

Kutlarım tebrikler....

02 Kasım 2009 17:55
Her gün tek başına bir yaşam

Anı anda yaşamayanlara duyrulur. canım yüreğine sağlık. Çiçeğinde çok anlamlı. öptüm seni...

02 Kasım 2009 01:17
Toplam blog
: 24
Toplam yorum
: 67
Toplam mesaj
: 22
Ort. okunma sayısı
: 8147
Kayıt tarihi
: 16.10.09
 
 

İşte yeni bir Blog'cu daha!İzmir'de yaşıyorum. Mesleki Eğitim Uzmanıyım. Çalışma alanım sağlık, güze..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster