Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Kirazlı ve çocukluğum

Akıcı bir tempo yalın cümleler. Çocukluğa ilişkin nostaljik bir iç dökümü. Çok sıcak, insanı saran bir havası var öykünüzün. Beğeniyle okudum, kutluyorum...

08 Temmuz 2014 12:27
Aydınlanan Çin'in Lang Lang'ı ile, karanlıklara kayan Türkiye'nin Fazıl Say'ı arasındaki farklar

gibi bir dehanın küstürülmesini isyanla karşılıyorum... Ama şunu da çok iyi biliyorum ki o tarihin sayfalarına altın harflerle geçerken onu küstürenler yarın yaptıklarından utanacaklar. Pek çok anne çocuklarını yetiştirirken Fazı Say'ın değerli annesi Gürgün Say Hanım'ın "Yeteneğin Keşfi" kitabını rehber edinecek. Aydınlanan Çin'in Lang Lang'ı ve Karanlığa giden Türkiye'nin Fazıl Say'ı çok vurucu, karşılaştırmalı bir örnek. Herkes okusun bu yazıyı! Önermek istiyorum izninizle. Saygılar, selamlar

08 Nisan 2010 13:54
Gelme bahar gelme

çiçekler büyüsün gönlünüzün bahar bahçelerinde. Beğeniyle okudum, kutluyorum sevgiyle.

02 Nisan 2010 13:01
Aşkın gözü kör(mü)dür?

Ağlıyordu; tuz ruhu gözyaşlarının yakıcılığını duydum içimde. Başımı göğsüne koyup içinde çağlayan nehrin sesini duymak istedim. "Oraya koyma başını ne olur anne, orası onun yeri, bak tam da onun başının şekli var orada" dedi telaşla. Saygıyla kaldırdım başımı; "aşk bu olmalı işte" dedim; yirmi iki yaşını bir kaç gün sonra kutlayacak olan oğluma. Yeni öykümden bir paragraf. Teşekkür ve sevgilerimle...

31 Mart 2010 15:34
Türklerin Yakın Akrabaları

Her zamanki gibi düşündürücü günün sözünü Sokrates'in "Bildiğim bir şey var; o da hiç bir şey bilmediğim" bilgeliğiyle destekleyerek başlamak istiyorum sözlerime. Anadolu'nun coğrafi konumu, tarih boyunca uygarlıkların beşiği olması ve bizim bazen övgüyle benimsediğimiz, bazen utanarak reddettiğimiz bir yönü talan ve yağma anlayışına dayalı diğer yönü "Tanrı misafirliği" kavramıyla en güzel yiyeceğini misafirine sunan gönül yüceliği içeren "göçebelik" gerçekliğimiz genetik yapımızdaki çeşitliliğin belirleyici etkenleri olsa gerek. Teşekkür ediyorum bu değerli ve ufuk açıcı paylaşımınız için selam ve sevgilerle.

31 Mart 2010 15:16
Konservatuvar Orkestrası konseri ve ADSO'ndan Schumann'ın 200. Doğum Yılı anması

Emre Elivar, yeteneğine hayran olduğum piyanistlerimizden biri. Yakın zamanda Borusan Müzik Evi'nde dinleme şansı bulmuştum kendisini. Prokofyev ve Şostakoviç eserlerini seslendirmişti. R. Schumann'ın 200. Doğum Yılı için oluşturulan repertuar da çok güzel. 1. Senfoni "İlkbahar"daki en baştaki trompet girişi baharın canlanmasına bir çağrı gibi gelir bana. Sonrası da çok hoş, bahara ait ne varsa seslerle görüntülerle içine doluyor insanın. Şef Kerimov'un tüm çalgı gruplarını alkışlatması çok güzel bir davranış. Eğitimci ve uluslararası keman sanatçımız Orhan Ahıskal'ın Mozart ve Beethoven'den örneklerle senfoni formu ile ilgili bilgileri, konseri aynı zamanda bir eğitim çalışmasına dönüştürerek sunması sanatseverler için büyük zevk ve şans diye düşünüyorum. Çok güzel bir paylaşımdı yine; emeğinize, kaleminize sağlık. "Genç Solistler Konseri" ile ilgili izlenimlerinizi de merakla bekleyeceğim. Teşekkür ediyorum, selam ve saygılarımla.

29 Mart 2010 12:16
Yaşasın, Yaşlanıyorum!

Ne iyi etmişsiniz de şımartmışsınız kendinizi. Kutluyorum ve tüm dileklerinizin gerçekleşmesini çok çok mutlu olmanızı diliyorum. Mozart'ın şehrine ve günün anlamına uygun "Küçük bir Gece Müziği Serenad"ı armağanım olsun size... Sevgilerimle.

27 Mart 2010 14:42
Büyümek (2)

Hava kararmış gibi gelir bazen. Ya da kararmıştır gerçekten. Yitirilenlerin ağırlığı kalın koyu bir gölge gibi düşer içimize. Kalkıp ışıkları yakma vaktidir. Anlıyor ve paylaşıyorum içli duygularınızı tüm içtenliğimle. Sevgiler, saygılar...

27 Mart 2010 12:24
Yazmak Azınlık Olmaktır

öyküye ne zaman böyle tutuldum onu düşündüm keyifli ve doyurucu yazınızı okurken. Sait Faik'in dediği gibi belki de "bir insanı sevmekle başladı herşey." Sonra anların dilini çözmek merakı...anılar ve bitmek tükenmek bilmeyen sözcüklerin zihnimde çizdiği resimler, sesler, kokular, duygular. Sonra okurken ya da yazarken hissettiğim düş gücünü kullanma arzusu... Teşekkür ediyorum sevgiyle, saygıyla bu güzel paylaşımınız için.

27 Mart 2010 00:32
İzmir 6. Uluslararası Şiir Buluşması

Şiirle kucakladım bahar güneşinin turuncu, kırmızı ışığını yazınızda. Ağaçlı yollarda yürüdüm, binbir renkli çiçekleri kokladım Refik Durbaş'ın "Barış koyun çocuklarınızın adını" diyen dizelerinde. Oscar Wilde'nin şiirinde duydum sevdiğini öldürenlerin hüzünlü şarkısını. Brookly Köprüsün'de dilenen kör dilencinin tabelasına yazılan "Bahar geliyor, ama ben göremeyeceğim." Sözleriyle bir kez daha düşündüm "ne söylediğinden önce gelir nasıl söylediğin" cümlesinin anlamını. Ve kendimi buldum Özdemir İnce'nin "...bunlar hiç ilgilendirmiyor beni, ben onları yazarak kendime bir hayat kurdum. Ve bu hayatta mutlu oldum..." sözlerindeki varoluşun değerinde. Teşekkürler, Selamlar, saygılar, harikaydı.

25 Mart 2010 10:57
Toplam blog
: 47
Toplam yorum
: 288
Toplam mesaj
: 2
Ort. okunma sayısı
: 452
Kayıt tarihi
: 02.11.09
 
 

Edebiyat, sinema, tiyatro ve müzik başlıca ilgi alanlarım. Gezmeyi, okumayı, yazmayı, düşünmeyi v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster