Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Vekil maaş zammı ve bir haftadan beri et yiyemiyen vekiller...

İktidarı, muhalefeti nedense böyle zamanlarda el birliği içinde olabiliyorlar. Hassas! konularda biraraya gelinebiliyormuş demek ki. Toplumumuzun bütün sorunlarının aynı hassasiyet ve el birliği ile çözülmesini bekliyoruz. Önerilerime de eklediğim bu yazı için teşekkürlerim, selam ve saygılarımla.

26 Aralık 2011 01:49
"Milliyet Blog Light!"

Yazınızı keyifle okudum. "Şiyir" değil ama, çokça "şiir", ara sıra da düz yazı karalamaya çalışan biri olarak, kızmadan, alınmadan. Yıllar önceki durumunu bilmem ama, bu yazı sadece MB'nin bugünkü durumunu resmetmemiş. Her küçük topluluk aslında içinde yaşanılan toplumun bir örneği, benzeri değil midir? Suya sabuna dokunan sayısının artması dileğiyle. Teşekkürler, selam ve saygılarımla.

25 Aralık 2011 12:32
Şiir Estetiği : Şairliğin aşamaları. Giriş

Yıllardır kalemiyle emekleyenlerden biri olarak, yazınızın olumlu eleştiren, ince ince dokundurarak ışık tutan yönü ilgimi çekti. “Ben varım” demek önemlidir elbette, ama varlığa anlam katanların sayısı ne kadar çoksa, o kadar hayatta kalıyor insan bedenen gitse de. Unvan, sıfat, her ne ise işte, onu gönüllü veren kişi sayısıyla doğru orantılı, ayrıca, içinde yaşadığınız toplumun duyarlılıkları ve gerçekleri ile tabii ki de. Sanat denilen ummanda yazmak ve kalıcılık! Bu ikili muhteşem bir başlangıç ve son olmalı. Yeryüzünde çok az kişiye nasip olan bu ayrıcalık, kalemiyle emeklemeye çalışan benim için güzel bir hayal. Ama hayaller kadar ışıklar da önemlidir, karanlıkta kalanların aydınlanmasını sağlar görebilene. Işığa teşekkürlerim, selam ve saygılarımla.

24 Aralık 2011 23:58
Umutsuzluğun suçunu yüklenmişim mahzunluğum bu yüzden...

Yürekle konuşmak, duyumsamak acıyı ve bilenmek ifade etmek için sözcük bulamadığım ne varsa insana aykırı, doğaya aykırı, duyguya aykırı bu satırlardaydı yeniden. Söz çok, söz yok bu noktadan sonra...Kutladım, selam ve saygılarımla.

24 Aralık 2011 01:19
Yürekte tepinenler

Şuursuz kaçışlardır aslında “Aşka koştuğunu sanmak.” Kendisinden kaçışıdır insanın. Benliğinden uzaklaştığının farkına bile varmadan, özden uzaklaştırdığı oranda şekle yaklaştırır… Çok özel olması gereken bu duygu ne yazık ki dillerde, hiçbir özelliği kalmamış, çok kolay telaffuz edilir hale gelmiş ve aşklar! özensizleşmiş, yüzeyselleşmiş, sığlaşmış. Özü kaçırmış insanlar, şekilden şekle girmiş. Girdikleri her şekil ise tıpkı aynı dizinin üzerine düşen çocuk gibi üst üste kabuk bağlatmış. Bir öncekinin yarası geçmeden… Nekahet devresi tanımamış çoğu yüreğine!.. Anlamlıydı dizeler, düşündürdü, tekrar tekrar sorgulattı. Teşekkürler, selam ve saygılarımla.

22 Aralık 2011 12:19
Yakamoz...

Anlamlı dizelerdi, tıpkı yakamozlar gibi... Sevgi ve selamlarımla...

19 Aralık 2011 18:24
Aşkın kürtajı yok! Bakamayacağın aşka gebe kalma!

Yazı bütünüyle çok anlamlı. Ancak, sanki özellikle son bölüm, yani "senfonim" dediğiniz bölüm mutluluğun, huzurun, belki de aşkın anahtar cümleleri olmuş. Paylaşım için teşekkürler. Selam ve saygılarımla.

18 Aralık 2011 22:51
Ruh İklimi

Ana iklimi belirgin olsa da, beklenmedik, anlık afetler de yaşayabilir insan. Fırtınadan sonra sığınacak liman, sağanak yağmurda sığınacak çatı bulabilmek ve yolları kapattığında tipi, bir nefeslik molada bekleyebilmek, beklenebilmek!.. Kendisine uygun iklimlerde besleniyor ya ruh. Yerinde ve çok güzel benzetmelerle yazılmış satırlar için kutlarım sizi. Sevgi ve saygılarımla.

18 Aralık 2011 21:23
Toplam blog
: 0
Toplam yorum
: 216
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
:
Kayıt tarihi
: 20.12.10
 
 

    ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster