Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Havada bir sürgün kokusu var!!!

Sevgili Nil. Önce yorumuma yazdığın o güzel yanıt için içten teşekkürler. Aynı duyguları hissetmek de ayrı güzel. Yorum kutusu ile ilgili sorun bende de var. Şu şekilde aştım ben: Kutunun mavi kısmından maus'u sağa doğru sürüklüyorum. Birkaç kez yapmak gerekiyor ama "gönder" kısmını görebiliyorsun. Sevgiler...

08 Temmuz 2012 23:22
Yeraltı suları gibi ağlardı

Bu aslında bir tutsaklık ömür boyu süren. Gitmek isteyipde gidememek. Her hamle sessizdir, içinden çıkıp atılamaz ileriye. "Yeraltı suları gibi ağlamak." derinden, sessiz, ama sarsıntılı ve yalnız. Dokundu "Uzun ölüp kısa yaşamak", dokunur da... Diğer yandan ise hep şöyle düşünürüm: Eğer çekilen acılar olmasaydı, yüreği, ruhu derinden kanamasaydı bazı insanların; belki aşkı, sevdayı, insanlığı, haksızlığı vs. o kadar hakkıyla o kadar vurucu dile getiren hiçbir sanat eseri ortaya çıkmazdı. Yüreğiyle yaşayanların tesellisi olsun derim ben de bu eserler. Teşekkürler, saygıyla...

08 Temmuz 2012 10:03
Sen yokken - Benim şarkılarım

“Anılardan korkmak, sesli konuşmaktan vazgeçmek”, ama inadına deşmek inadına geriye doğru kaçmak… O kadar açık yüreklilikle yazılmış o kadar katıksız bir yazı ki, aslında bütün bulanıklıkları durultmuş… Yazın şarkılarınızı ve bırakın rüzgâra, yazdığınıza ulaştırsın. Teşekkürler, saygıyla…

07 Temmuz 2012 23:55
Bilgisayar ve internet terimleri Osmanlıca olsaydı... :)

Çok emek verilmiş, anlamlı olduğu kadar da gülümseten saklanası bir yazı olmuş Sayın Selek. Teşekkürler. Saygıyla...

07 Temmuz 2012 23:31
Havada bir sürgün kokusu var!!!

Yine de gülün kokusunu aldım, dalındaki gülün... Dizelerin çok anlamlı, yüreğin güzel Değerli Nil. Saygıyla...

07 Temmuz 2012 23:12
Alaz şarap

Yorumsuz, sadece “Birliğe! Dirliğe! Şerefe!” benden de bir kadeh “Alaz Şarap”. Kutlarım Nil, saygıyla…

30 Haziran 2012 22:16
Rubai 39: Hüzün

Her geçen gün bir öncekini aratıyor. Geçmiş zamanları daha çok anar olduk git gide. Her yan hüzün, sıkıntı… ve bu duygu bu dörtlükte çok güzel dile gelmiş. Yüreğinize sağlık. Teşekkürler, saygılar…

27 Haziran 2012 21:29
Kaosun eşiğinde tekinsiz bir sessizlik!

Bu yazınız o kadar net koymuş ki ortaya tabloyu. Sermaye, bitmek bilmez kazanma hırsıyla yok etmekteyken insanlığı, ulus-devletin karşısındaki küreselleşme yurttaşlık bilinci yerine öyle bir bireysellik, tepkisizlik, bencillik vs. yerleştiriyor ki… Yazınızın sonundaki dileğinize ise katılmamak mümkün mü Ersin Bey? Umarız, “Uğursuz sessizlik yerini yarının çocuk çığlıklarına bırakır!” Ve sözler şarkı-şiir tadında söylenir/mi acaba?...Teşekkürlerim, selam ve saygılarımla…

26 Haziran 2012 22:15
Anneee, üfleee..!

O pırıl pırıl yürekli küçük bedenin yaşamı boyunca karşılaşacağı zorluklar ve acılar umarım “Anne üfleee!..Tamam, şimdi de öp, geçtii!” diyecek kadar derin olmasın ve diğer bütün kocaman yürekli küçüklerin… Elbette sizin gibi sevgiyi, saygıyı hak eden duyarlı ve ilgili annelerin de… Çocuk yüreği kadar temiz ve duru bir yaşam dileğimle, teşekkürler bu özel ve güzel paylaşım için. Saygıyla…

24 Haziran 2012 01:20
Bıktım

“Hayat neden rutin ve sıkıcıdır, neden herkesin imrendiği bir hayat çoğunlukla size yetmez olur?” Hep diyoruz ya hani, sevgi diye, işte onun eksikliğini, çoğumuzun içinde duyduğu o manevi boşluğu hiçbir hayat standardı dolduramıyor. Ne yazık ki herkesin bir tarafı eksik kalıyor. Parası olanın belki sevgisi, belki sağlığı; olmayanın ise hazinesi belki sağlık, belki sevgi, aşk oluyor… Herkes biraz eksik, biraz bıkkın, biraz mecbur yaşadıkça…Şarkınızı dinledim ve inanır mısınız, iyi geldi bıkkınlığa:) Dile geldi diye belki de, kutlarım. Saygıyla.

23 Haziran 2012 00:10
Toplam blog
: 0
Toplam yorum
: 216
Toplam mesaj
: 4
Ort. okunma sayısı
:
Kayıt tarihi
: 20.12.10
 
 

    ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster