Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
“İçi boş diyorsanız, doldurun…”

Belleği zayıf bir toplumuz vesselam...Bundan 30 yıl öncesi, ülkenin başbakanıyla ilgili, bu nitelikte eleştirel bir yazı yazabilir miydiniz??? Yazsaydınız akıbetiniz nice olurdu.... Şimdi yazabiliyor olmanızdır işte, "demokratik açılım"...Atalarımız özetlemişler "yiğidi öldür ama hakkını yeme" diye...Hafızalara sunulur...

08 Ağustos 2010 04:34
Sabahattin Ali'den Kar ve Kaplan'a: Sevdiğinin uğruna...

O duyguyu tanıyıp ta, herşeye rağmen hayata geçirebilenlerin azlığı,yapabilenlerin hayat öykülerinin, neredeyse destansılaşmasının nedenlerinden biridir. Azdır yapabilen,çünkü zordur.. Her türlü çıkar hesaplarından uzakta,ben'lik 'ten geçerek,biteviye sevmek,sınırı olmayan vefa ve sadakatle... Tarifi dahi zor...

02 Ağustos 2010 03:42
Nükleer yetmez

Bilgilendirici yazınız için çok teşekkürler.. Magazin dünyası,siyasi çekişmeler,futbol 'şölen'leri gibi, gündemi meşgul eden konulardan uzaklaşıp ta,üzerinde yaşadığımız gezegene artık neredeyse geri döndürülemez nitelikte hasar vermiş olduğumuzun acilen farkına varmalı tüm halklar.. Ki,insanlık,ancak böyle bir ortak duruşla,yazınızda özetlediğiniz önlemlere,alternatif enerji kaynaklarına başvurabilecek ve dolayısıyla da kendi eliyle hazırladığı bir 'son'un önüne geçebilmesi mümkün olacaktır. Not:1)Alternatif enerjiler çok ta pahalı değiller:).. 2)Somut olarak,Meksika açıklarında BP petrol tesislerinin infilakı sonucu, okyanus yaşamı ve ilgili tüm yaşamları tehdit altında bırakan ve temizlemede geri kalan BP'yi boykot çağrısı var...

17 Temmuz 2010 03:57
Yine tam öğrenmemiş…

Siyasi görüşümüz,olayları yorumlayışımız nasıl olursa olsun,ülke yönetiminin en önemli konumlarından biri olan Başbakanlık'la ilgili eleştirilerimiz,daha nezih bir düzeyde ve asla saygısızlığa varmadan yapılmalıdır.Yapabilseydiniz,bundan 25 yıl önce bu sözleri sarfetseydiniz.Bunca ölçüsüzlüğünüze rağmen,hiç bir sıkıntı yaşamamanız,o kadar eleştirdiğiniz Başbakanımızın sağladığı normlardan dolayıdır...

07 Haziran 2010 04:59
Hayvanlarla ilgili bazı inanışlar

Verdiğiniz tanımlamalar ve doğal yaşam pratikleri,hem toplumbilim ve Ethnoloji adına ve hem de modernitenin çarkları arasında unutulmaya başlanmış olan değerleri hatırlatması adına çok önemli,devamını getirmenizin gerekliliği ile teşekkürlerimi sunmak isterim."Eskiler",her iş ve durumun en pratik ve yararlı yönlerini,doğal yaşam döngüsünü aksatmadan,bilakis onu devam ettirerek çözümlemişler...Verdiğiniz örneklerde,insan yine de,"keşke hayvanlar için daha acısız yöntemler tecih edilseymiş" diyor..Saygılarımla..

24 Mayıs 2010 04:55
Gorbaçov'da aynı nedenle göreve getirilmişti

Yazınızdaki tesbitler halen güncelliğini koruyor.Senaryolar değişse de,temelde aynı argüman devam etmekte..Güç odaklarının birbirini tasfiye savaşı.Yeryüzünde,toprağa,suya,hayvana,bitkiye bu oranda zarar veren ekonomik alt yapı sistemi insanlık tarihinde örneği yok !.. Tanığı olduğumuz bu çağda,kapital'e dayanan ekonomik sistem,gezegene ve üzerinde yaşayan canlılara zarar verdiği kadar,kapital birikimi yapan insanlar arasında da güç odaklarının oluşmasına zemin hazırlamaktadır.Çocuklarımıza bırakacağımız yarınlar'ın nasıl olacağının inisiyatifi bile bu odakların elinde maalesef..Belki çok ta umutsuz olmamak lazım..

07 Mayıs 2010 21:43
Eş seçiminde evrimin rolü

Bilgilendirici yazınız için çok teşekkürler !!..

02 Mayıs 2010 05:27
Kuantum

Cehaletin severek atladığı bir alandır,hiç yetkin değilken ilgili konuya atılıp ahkam kesmek..Siz nerede durabileceğinizi belirterek,gerçek bilimsel duruşun içini de doldurmuş oluyorsunuz.. Ve diğer nedenlerden dolayı da,sizi haberdar olmak istediğim blog yazarları arasına aldım..Saygılarımla..

30 Nisan 2010 04:59
Adem ve Havva

Tehlikeli bir alanda çekinmeden yazdığınız yorumunuz için teşekkür ederim..Çok değerli bir son'la bağlamışsınız..Ancak,bu tip hassas bir konuda yazarken kaynakların tümünü çok iyi değerlendirmek gerektiği aşikardır.Havva'nın yasak meyveyi yemesi,"hayvanın hayvana doğal merakı" yüzünden olduğu ve sonrasında utanma duyumuyla da insanileştikleri yorumu pek doğru bir yorum değil. Yemeden önce hayvani vasıflarda değiller cennette..Bilakis,üç boyutlu algının daha da ötesi,meleklerin dahi maddenin isimlerini bilme özelliğinden dolayı Adem'in karşısında secdeye geldiği bir düzeyde idiler,kutsal kitaplara göre..Ayrıca,Homoerectus(iki ayağı üzerinde dik olarak duran insan) özelliğinden dolayı çıplaklığını farkedip utanması yorumu,bundan öncesi hayvani bir formda olduklarını düşündürtmemeli..Bir de,kutsal kitap içeriklerinden bahsederken,seçtiğimiz tanımlar "hikaye vb.", daha özenli olmalı......Bağladığınız son,çok değerli..Lütfen bu zenginlikte devam edin,teşekkürler..

30 Nisan 2010 04:48
Ölümsüzlük

Verdiğiniz bilgiler için teşekkürler.. Sanırım anlaşılabilir olması kaygısı ile lise düzeyi biyoloji bilgilerini aktarmışsınız..Bilimsel duruşunuz,bu zaman diliminde az rastlanır olduğu için saygıyla karşılanıyor tarafımca..Ama yine de altını çizmek istediğim tek boyutlu bakışın yeterli olmadığıdır...Salt fiziksel açıklama yeter mi yaşamı ,geçmişi,geleceği anlatmaya..Fiziksel sınırlar içinde kaldığımızda,somut verileri işleyip,ortaya çıkan somut sonuçlara göre tanımlamalarda bulunduğumuzda,"aydın,ilerici,bilimsel düşünen" olarak;metafizik alanlara girdiğimizde ise "yobaz,gerici" olarak etiketlenmek...Bu şablonları aşarak,bilimsel çalışma,düşünme yollarını asla kapatmadan,ancak metafiziksel düşünme ve yorumlama yollarını da açık tutarak yaşamı yorumlamak daha tutarlı ve bütünleyici sonuçlara ulaştırmaz mı bizi??

30 Nisan 2010 04:17
Toplam blog
: 2
Toplam yorum
: 7
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 583
Kayıt tarihi
: 23.01.10
 
 

1969 doğumluyum. İÜ.Arkeoloji ve Sanat Tarihi ABD, Protohistorya ve Ön-Asya Arkeolojisi bölümünde li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster