Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Siz bir değersiniz

Selam, Önerdiğiniz için teşekkür ederim. Evet, doğruları görebilmek ve yansıtabilmek önemli. Tali yollara sapmamak, doğru olandan ayrılmamak dileklerimle...

16 Ocak 2012 00:31
Kocaman bir lunapark

İlle de korku tünelleri... Biliriz ki önünden hızla geçtiğimiz hiçbir şeyin gerçekte bir etkisi yoktur ama yine de korkarız. Biliriz ki yolun sonu aydınlıktır ama biz aydınlığa çıkamayacak olmaktan korkarız. Endişe, korku ve vesveseler yüzünden hayatımızı azap içinde yaşarız. Oysa samimi kulunu aydınlığa çıkaracak olan Allah'tır ve O'na güvenip-dayanmak ne büyük lükstür... Teşekkürler.

26 Kasım 2011 18:21
İslamda “Dört Kadınla Evlilik” konusunda bilinmesi gerekenler..

Toplum kurallarının ürettiği çarpık düşünce, bakış açısı, adet ve tavırların, hak dinle karşılaştırınca ne denli büyük bir fark içerdiği açık. Bu fark, Allah’ın dini ile şeytani sistemin batıl dini arasındaki fark. Allah'ın dini yerine insanların dini yaşanıyor ve yapılan yanlışlar da İslam ve Kur'an'a fatura ediliyor. Ancak şükür ki uyanıyoruz ve artık dini kaynağından öğreniyoruz. Teşekkürler...

29 Ekim 2011 19:48
Cehennem dünyadan daha gerçektir

Bu yazıma bir MB yazarından ilginç bir yorum geldi. Yayınlamıyorum çünkü oldukça amiyane sözlerle başlıyordu. Devamında ise psikolojik tedaviye ihtiyacım olduğu iddiasında bulunuyordu. Allah, başta peygamberler ve onların yolunu izleyen tüm inananların "delilik"le suçlandığını haber verir Kur'an'da. Bu Allah'ın kanunudur ve inananların imtihanıdır. Böyle bir suçlamayla ilk kez karşılaştım; binlerce kez Allah'a hamd olsun. Bu, benim doğru yolda olduğumun kanıtıdır. Kur'an'daki ifadesiyle "düşük akıllı ve sığ görüşlü" olmakla suçlayarak inananları değersiz hale getirebileceklerini zannedenlere en güzel cevap Kur'an'dan gelir: "Ve (yine) kendilerine: "İnsanların iman ettiği gibi siz de iman edin" denildiğinde: "Düşük akıllıların iman ettiği gibi mi iman edelim?" derler. Bilin ki, gerçekten asıl düşük-akıllılar kendileridir; ama bilmezler. (Bakara Suresi, 13)

13 Eylül 2011 16:27
Ayşe Hür'e soruyorum: Hangi Kuran?!

Kur'an'ı anlayabilmek için zeka, bilgi ve kültür değil, samimiyet, Allah sevgisi ve korkusu gerekli. Kalbinde bu duygular olmayan insan zeki de olsa akletme yeteneğine sahip değildir. Kişi ön yargılı ise, bilim adamı ya da Arapçayı çok iyi bilen biri dahi olsa Kur'an'ı yanlış anlar; ayetler konusunda akıl dışı, çarpık yorumlarda bulunur. Kur'an inanan insanın imanını, önyargıyla kendisine yaklaşan inkarcının inkarını artırır. Şeytandan Allah'a sığınırım, Rahman Rahim olan Allah'ın adıyla; "Kur'an'dan mü'minler için şifa ve rahmet olan şeyleri indiriyoruz. Oysa o, zalimlere kayıplardan başkasını arttırmaz." (İsra Suresi, 82)

04 Eylül 2011 09:41
Darwin'in korktuğu başına geldi!

Darwin genetik ve mutasyonun ne olduğunu bilmediği ve öngörüleri bugün yerle bir olduğu için gerçekten de şu an saçını başını yoluyordur muhtemelen. Döneminde bırakın elektron mikroskobunu, daktilo bile yoktu. İçinde 200.000 çeşit ürün üretilen hücrenin içi jöle dolu top olduğu zannediliyordu. Mutasyona gelince, evrim teorisyenlerinin tek yararlı mutasyon örneği orak hücre anemisidir. O da sıtmaya karşı bağışıklık kazandırdığı için yararlı mutasyon olarak gösterilmeye çalışılır. Ölümcül bir hastalık ve yararlı mutasyon; yanyana bile yazılınca ne denli aykırı olduğu açık. Darwin'in tek öngörüsü gerçekleşmiştir, o da şudur; "Eğer gerçekten türler öbür türlerden yavaş gelişmelerle türemişse, neden sayısız ara geçiş formuna rastlamıyoruz? Neden doğa bir karmaşa halinde değil de tam olarak tanımlanmış ve yerli yerinde? Sayısız ara geçiş formu olmalı, fakat niçin yeryüzünün sayılamayacak kadar çok katmanında gömülü olarak bulamıyoruz? Niçin her jeolojik yapı ve her tabaka böyle bağlantılarla

29 Temmuz 2011 23:38
Temiz bir sayfa

"Yeni doğan güneşle, yeni günün şafağında" kendisini yeterli görmeyerek, daha derin bilinçle karar alan insanın, bilinenden/yaşanandan çok farklı bir ruh hali olur. Yeniden niyet eden insanın vicdani duyarlılığı çok yükselir. “Bir kez daha samimi niyet etmek” insana çok olumlu ahlak özellikleri kazandırır. Bir önceki günkü çabamızı, yaptığımız güzel işleri yeterli bulmaz; sonra yine bir kez daha, ‘daha samimi, daha duyarlı olmaya niyet edersek, ahlakımız güzelleşir, kişiliğimiz gelişir, imanımız derinleşir; sığlarda çırpınmaktan kurtulur, batına ineriz inşaALLAH. Teşekkürler.

11 Haziran 2011 05:51
Mucize buluşma

Yazıda söz ettiklerim bilimsel gerçeklerdir. Ancak her bilimsel gerçek gibi insanın yaratılışındaki mucizevi aşama ve detaylar da insanı tesadüfen hiçbir şeyin oluşamayacağına ve Allah'ın kesin varlığının, gücünün ve üstün sanatının gerçekliğini kavramaya götürür. Bilim, evreni ve içindeki varlıkları incelemenin ve Allah'ın sanatındaki kusursuzluğu, yaratışındaki üstünlüğü keşfederek insanlığa açıklamanın yolu. Kur'an insanları hem evren hem de kendi yaratılışları üzerinde araştırmalar yapmaları yönünde teşvik eder. Dolayısıyla bilim, üstün güç sahibi Allah’ın yarattıklarını incelemek için vardır. O’nun yarattığı her şey, O’ndan gelen bir mesajdır. Okuyabilenler için her mesaj, Allah’ın yüceliğinin ve büyüklüğünün kanıtıdır.

26 Mayıs 2011 15:33
İlk anneler günü

"Sevginin değerini biçemedim. Boyutlarını bile ölçemedim sevginin" Çok güzeldi, teşekkürler...

08 Mayıs 2011 21:52
Unutma! Hayatın yarını yoktur...

Yarın bir daha olmayabilir." Gerçek SEVGİLİ, sevginin asıl muhatabı iken O'ndan uzak yaşayan insanlar, gerçek sevgi ve dostluktan da yoksunlar. Şirk içinde yaşadıkları kısa süreli ve geçici sevgiler, gerçek sevgi değil; sadece mutsuzluk ve karamsarlık verir. Hayatta gerçek anlamda bir sevdikleri olmadığından sürekli yakınırlar. Oysa ‘tek ve gerçek Sevgili' Allah, onlara şahdamarlarından daha yakın. “Bir bilselerdi…” Teşekkürler...

03 Mayıs 2011 20:42
Toplam blog
: 727
Toplam yorum
: 242
Toplam mesaj
: 28
Ort. okunma sayısı
: 897
Kayıt tarihi
: 09.02.10
 
 

Ekonomi okudum. 5 yıldır haber siteleri, portal ve dergilerde yayınlanan yazılarımı ve inandıklar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    İnanan İnsan Rüzgarda Eğilen Fidan Gibi Değil, Fırtınada Dik Duran Asırlık Çınar Gibidir.