Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Her kaybedişin ardından

Sabah kalktınız dışarda mükemmel bir hava ve masmavi bir deniz var. Uyku mahmurluğunda gözlenizi oyuşturup yorgunluğunuz aklınıza geliyor ve içinizi bir karamsarlık sarıyor. Ardından üşengeçlik. Sonra ilk anda düşündüklerinizi yapacak gücü bulamıyorsunuz. Anın, elindekilerin kıymetini bilmek ve bunu çevrendekilere rağmen bilebilmek ne kadar zormuş öğrendim. Hayat uzun ve yer yer sıkıcı bir romana benziyor aslında. Bazen sizi o kadar çok sarıyor ki bırakasanız gelmiyor. Kaleminize sağlık.

31 Mayıs 2011 16:33
Anne Baba duyun sesimi

kaleminize yüreginize sağlık. Artık ailenizden geçmiş ama ilerde aileniz olursa siz bunları yapmayın. Onlara sevgi dolu sıcacık bir yuva hazırlayın. eskiden bu şekilde düşünürdüm ama hayatıma biri girdi ve altüst oldum. Sanırım bazen hayat size inat bunları yapabiliyor.

30 Mayıs 2011 14:53
Bizim ofisin orta şeker halleri

Güzel bir ofisiniz var. Hoşuma gıtti. Anlatım tarzınız takdire şayan. Ama yine mercedes alabilirim e devam edin. Yüreginize sağlık

04 Mayıs 2011 20:53
Bizim ofisin orta şeker halleri

Boyle işverenler var bende aynılarını gördüm o yuzden hiç şaşırmadım. Ama sadece bir öneri böyle kişileri yönlendirmek kolay olur. Sadece biraz deneyin ama inatçı olmanız gerekir.

04 Mayıs 2011 20:45
An'ı yakala, çilek tadındaysa bırakma!

Bir yazı şu andaki rus halimi ancak bu kadar anlatır. kaçmak istediğim bir mekandayım ve buranın güzelliğinin farkına varamıyorum bir türlü. Sanırım sohbet edecek birilerini arıyorum. Kaleminize yüreginize saglık.

04 Mayıs 2011 20:35
Vazgeçişlerimden birinden...

Özlemle beklenen sevgiliyi bir yakarış hali. Gelsinde ben herşeyi yaparım demek bu olsa gerek. Kalemine yüregine sağlık.

26 Nisan 2011 14:58
Bağışlamanın dayanılmaz hafifliği

Belgin hanım yazınıza hayran kaldım. Yüreginize sağlık. Affetmek keşke bu kadar kolay olsa. Tam affettim derken karşınıza başka başka sorular çıkıyor ve kafanızda tartmaktan yorgun düşünceye kadar bu boyle devam ediyor.

26 Nisan 2011 14:23
Yeter sus ruhum

Cidden inanmakda zorluk çekiyorum. Bu yazının sizin olduguna eminmisiniz. beni kendi cümlelerinizle anlatmaşsınız. Açıkcası ben yazmış olsam bu kadar olurdu. Hayatta böyle insanlarda varmış. Son cümleniz mükemmeldi izleyici degil de oyuncu olmak. İşte o yüzden hayatıma hedeflerimin fazla karışmasına izin vermiyorum. Bir şeyleri bekleyerek geçirmek yerine bir şeylere ulaşmak için hayata sevinçle katılıyorum ve derin derin içime çekiyorum. Uzun yürüyüşlerim sanırım bu yüzden. Kaleminize sağlık.

26 Nisan 2011 13:21
Bana yalan söyleme! Beyaz olsa bile…

Bunu başarabilmek mi? Aslında çok kolay ve çok zor. Pembe veya beyaz yalan dahi olsa dürüstlükten asla ödün vermem her kim ve her ne olursa olsun. Sanırım bunu biraz da biz istiyoruz. Karşımızda dürüst insanlar görünce inanmıyoruz. Olamaz böyle birisi diyoruz. Ama işte var. Kaleminize yüreginize sağlık.

26 Nisan 2011 13:11
Sıradan bir hikaye

Aslında imkansız pradigmaların bir üst şekli. yani kişinin sınırlarının üstüne geçmesi veya geçebilmesi. Ama çocuk nerden bilsin ki kızın onu bu kadar sevdiğini hele türkiye gibi bir yerde. Hiç gördünüzmü güzel bir kızın çirkin bir çocuga takıldığını. Ama güzellikde gelir geçer. Kaleminize sağlık

26 Nisan 2011 12:55
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 1
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 365
Kayıt tarihi
: 23.01.11
 
 

Hayatı her ne kadar zor olduğu iddia edilse de kolaylaştırmaya çalışan, dışardan bakıldıgında süt li..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster