Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
“Kötü zamanlar geçecek”

Bir kadeh kırmızı şarap, özlediğim dizelerine...önce sağlığına değil, mutluluğuna içiyorum. Çünkü mutluluksa herşeyin başı, sağlık hep var. Ne geliyorsa mutsuzluktan...sesim bu kadar çıkıyor şimdilik. Avaz avaz bağıran yazılar biriktiriyor ruhum; beynime kazılı, kalbimde "çivi yazı"lı.

11 Kasım 2014 17:30
Kocaman yürekli küçük adam !

İçine gözyaşımı akıttım. Çocuğun elleri tuttu yüreğimi. Üşüdüm de...Gidip dünya kadar gofret alasım var tanımadığım bütün çocuklara.

28 Haziran 2014 15:14
Yeni Evim Onkoloji

Ne kadar kalabalıkmışım meğer...Her birinizin ellerini tutup ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Sağlığım ve tedavim için uzun zaman harcıyorum. Bu yüzden yazılarınıza eskisi kadar zaman ayıramıyorum. Ben de yazamıyorum uzun zamandır. Ama kalbimin bir yarısı burada...Sağlıklı mutlu ve huzur dolu günler diliyorum her birinize...

21 Ocak 2014 10:14
Kelebek kelebek olalı böyle rüya görmedi !

Kendime mi şaşayım, sana mı şaşayım bilemedim :)) İlk kez senin bloglarında 1'e 1 aynı düşünce ve yorumlardayız! İnsanlar yaşlandıkça cocuklaşıyor derler.Ben mi iyice yaşlandım,sen mi başa dönüyorsun dersin? Aynı noktada buluşmaya başaldığımıza göre :))(kesin bir şeyler söyleyeceksin,eminim!du bakalım (-du bakalım denir ya:) ne çıkacak? Sevgiler!

28 Mart 2013 15:43
Baharın eşiğinde...

Beni de bu havalar mahvetti!!! "Beni bu güzel havalar mahvetti,Böyle havada istifa ettim.Evkaftaki memuriyetimden.Tütüne böyle havada alıştım,Böyle havada aşık oldum;Eve ekmekle tuz götürmeyiBöyle havalarda unuttum;Şiir yazma hastalığımHep böyle havalarda nüksetti; Beni bu güzel havalar mahvetti!!!"

28 Mart 2013 15:26
Aşk tek kişiliktir

iyi ve kötü-güzel ve çirkin ne varsa hepsi aşka dair..."Sen olmazsan aşk olur mu, "aşk olsun" dedin ", gittin; aşk bana kaldı...demiş şair...

09 Şubat 2013 17:55
Yalnız yaşayanlar artıyor! Yurtta ve cihanda...

30-64 yaş gurubuna bakılırsa yalnızlık senfonisini çalan ve söyleyenlerden olduğumuz, hem yaş itibari ile hem de gerçeklikle örtüşüyor. Ancak ben 4 şubatta yayınlanan yazınızı bir de 14 şubatta farklı bir kurguyla belki başka bir yazıyla okumak isterim...Keza bu özel gün için etrafımızdaki hazırlıklar salt yalnızlığı mı yoksa içimizdeki yalnızlığı yansıtmakta anlayamadım ben. İstatiklere dayanan bu yalnızlğa dair blog için teşekkür ederim adıma.Sevgiler.

09 Şubat 2013 17:42
Bloglarda, 'dil yarası' kapanmıyor!.. (Türkçemizi koruyalım)

Simdi ben de sikayet edecegim ancak benim de cok dil hatalarim var.(ve'yi basta kullanmak gibi)Ancak yap-caz,soylu-yom tarzi kelimelerin cumle icinde yer almasina ve bayy!, seklindeki vedalara maalesef tahammulum yok.Daha onceki blogunuzda da su yorumu yapmistim;gittikce ingilizce terimlere yerine birakan ve siklikla bu kelimelerin kullanilmasina duydugum ofke de cabasi.Nasil ogretilir nasil duzeltilir ki bu buyuk yanlis. Tam bir sinir durumu inanin

28 Ocak 2013 20:06
Reklâmların dayanılmaz hafifliği!

İzlediğimiz bir program reklama girince ilk yaptığımız şeydir, tuvalet ihtiyacı, kahve, çay, meyve, abur cubur hazırlığı,telefonla görüşmek için bir fırsat...İşe yarar tarafları vardır aralara reklam sıkıştırmanın,mutlaka ki vardır."Bir bulyon neden" reklamını çok seviyorum,mutlu olmak için hatırlatılan kareler,gülümsememe bile yetiyor,Mıkea çok kaliteli,tezgen de öyle güzel olanlardan.Ööıığğ! dedirtecek niceleri; haydaaa kartlar,ham ham style'lar. Fakat reklam uygulamalarında en sinir bozucu şey;"Bir reklam"a 3 reklam sığdırmaları.Filmin başlamasına dakika tutan reklam kronometresi 00.00'a geldiğinde yeniden reklama devam etmesi.İzlenen programın raytingine ve konusuna göre sıklaşan reklamlar,kimsenin izlemediği reklamlar,izlemekten kaçtığımız reklamlar.Bu durumun en iyisi,ürün yerleştirme kullanarak reklam yapmak;daha "kaçınılmaz" çünkü.Eskiden ürünler buzlu camla gizlenmezdi,reklam ve rekabet nedeni ile bu yasaklandı.En iyisi eski günlere dönmek,eski güzel günlere...

25 Ocak 2013 16:30
Bulut

Bir kadının iç haykırışlarını zaman bahçesine gömmek kadar acımasız bir ölüm olamaz. Çok güzel kelimelerle betimlenmiş bir blogtu,ruhu etkilen bir yazı...

25 Ocak 2013 15:59
Toplam blog
: 76
Toplam yorum
: 398
Toplam mesaj
: 16
Ort. okunma sayısı
: 597
Kayıt tarihi
: 08.04.10
 
 

Yemek seçmem, kızartmayla köfteyi tokken bile yerim. Çaysız ölürüm; migrenim tutar. Ya çoktur bir..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    Belki de bu dünya başka bir gezegenin Cehennemi'dir!