Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Kelebek kelebek olalı böyle rüya görmedi !

Ata'cım, her zaman söylediğim gibi, egon o kadar yüksek ki karşılaştığın her olumsuz eleştirinin altında başka bir neden arama ihtiyacı duyuyorsun. Kimseye kızdığım yok; tepkim bu blogta yazdıklarına... Yorumuma verdiğin cevabı da okuduktan sonra üzülerek söylemeliyim ki artık seni okumayı bırakıyorum. Ha, bu çok mu önemli? Elbette değil, onlarca okuyucun var zaten, benim olup olmamamın önemi yok, sadece bilmen için yazıyorum. Belki bir gün neden bu tepkiyi verdiğimi anlarsın. Gerçi bundan pek umudum yok; zira bunun için kendini acımasızca eleştirebilmen gerekir ki senin için çok zor. Onun yerine bu yazdıklarıma başka anlamlar yüklemeye çalışacağından eminim. Bütün bunların dışında arkadaşlığımız baki elbette, kavram karmaşası yaşamayalım. Hoşçakal.

05 Nisan 2013 09:33
Kelebek kelebek olalı böyle rüya görmedi !

Evet Ata'cım yanlış anlıyorsun, ticari kaygıları görmeye çalışmadığım halde görmüş olsam da, filmin büyüsüne kapılmama engel olmadı bu. Filmin ruhunu yakalamayı başardım ve onu çok sevdim. Senin blogunda da o ruhtan izler aradım, bir yazarın yazmak için kalem ve kağıt peşinde koşarken ki heyecanını ve tutkusunu kendi hayatıma aktardım. Onların şiirlerinin dilden dile dolanmasının mutluluğunu kalbimin en derinlerinde duydum. Kusur aramadım, çünkü bu kadar özel bir hikayeye saygısızlık olurdu. Oysa senin blogun son derece mekanik bir dokuya sahip. Gelelim kadın izleyicilere ilişkin yorumlara...Tabi sinemadan, oyunculuktan anlamayan biz "zarif" kadınlar ya Kıvanç gibi yakışıklı bir adamı izlemek için sinemaya gideriz ya da ancak şu chick işi romantik komedileri izleyebiliriz,sanata sinemaya felan kafamız basmaz bizim. Ancak siz erkekler -dünya sinemasında kadın bedeninden en vahşi şekilde faydalanan hani- sadece sanata önem verirsiniz.Daha da yazardım ama küstürmiyim seni hadi.Sevgiler.

28 Mart 2013 10:39
Kelebek kelebek olalı böyle rüya görmedi !

Bu filme dair yazdığın satırları hayretle okudum. Bu filmden sonra senden bekleyeceğim satırlar değildi bunlar. Senin burada anlattığının da ötesinde ticari kaygıları görebilsem de, neyse ki senin baktığın gözden çok daha başka bir gözle baktım, gördüm, anladım. Yazık... Üzüldüm senin adına...

27 Mart 2013 18:11
Arkheist Benliğin Varoluş Paradoksu

çok beğendim... nihayet yeni bir soluk:)

18 Mart 2013 11:29
Yutkunulmamış yalanların alesta perisiydi o başka kolların terinde

"Ne kırlaşamamış şakakların vazgeçişine direbildi ne de kül grisi umutsuzluğun hevesli serilişine..." ne cümle ama...etkileyiciydi...tebrikler, sevgiler:)

13 Mart 2013 16:50
Tarif etti mutluluğu, çizdi Râb kaderini - II

Uzun zamandır bloga giremiyordum, bir de baktım yeni bir hikayen var...Heyecanla başladım ama...Ters giden bir şey vardı...Ata malesef bir kadının tarafından yazılmadığı o kadar belli olmuş ki:) Tek tek sayardım sana "ancak bir erkeğe ait olabilecek" cümleleri ama buraya sığmayacak gibi. Ne diyeyim yine de kurgu ilginçti, emeğine sağlık...

23 Kasım 2012 14:45
Varolmanın dayanılmaz griliğinde !

Ata, Ersin Bey'in son yorumuna verdiğin cevabı çok tuhaf karşıladığını söylemekten alamadım kendimi. Zira kendi adıma bu kurgunun hiç bir tarafında olmadığımı ve "Tıpkı Yorgo gibi Cristy adıyla gerçekten var olduğunu sandığım bir karakterin" aslında başka bir kişiyi temsil ediyor oluşunun şaşkınlığıydı benimkisi, yoksa Cristy'nin hayali olduğunu felan düşündüğüm yoktu. Açıkça bu yorumu yazmak zorunda hissettim, zira verdiğin cevap bende hiç de hoşuma gitmeyen bir etki bıraktı ve bilirsin ki içimden geçenleri içimde tutmayı hiç beceremem.

06 Eylül 2012 15:23
Bir tutam sen sanki, açtım avuçlarımı !

Yine neler oluyor oralarda, kimler yazdırıyor bu satırları bilmem, ama her yaşadığımız yanımıza kar değil mi?:)Hışımla soğuğun yüze dalması üst bostancıdan minibüs caddesindeki senesenevler otobüs durağına yürüdüğüm soğuk istanbul sabahlarını hatırlattı bana...zaten nerenin hazanı bir başka olacaktı sanki:) "Ne uğultusu" diye başlayan bölümde kulağı tırmalayan bir şey var sanki, kızmak yok ama!:) Şiirin yarısından sonra bir nizama girmiş olsa da, böyle dağınık şiirleri pek severim bilirsin, bunu da sevdim! Hangi bloguna yorum yapacağımı da hakikatten iyi bilirim :) Sevgiler, Ata'cım...

06 Eylül 2012 15:10
Varolmanın dayanılmaz griliğinde !

"Yani kitaptaki adım Cristy mi?" :) Gerçekten de görünürlükte sınır tanımıyorsun, sana dair uzaktan uzağa bildiğim her şeyden şüphe ediyorum bazen...

04 Eylül 2012 10:17
Öyle sıcaktı ki ışıkları huzurun !

Aradan geçen zamanı da düşünce bazı şeyler unutuldu ve koptu Atacım. Neden vazgeçtin kitaplarını yayınlatmaktan? Neden "Görünür blogger" olma konusundaki kararlılığına rağmen "aks" vb isimlerle gizledin kendini? Senin kadar düzenli yazan biri bunca zamandır neden ortalarda yoktu da birden geri döndü? Önce bunları anlatan bir blogla başlaman gerekirdi belki:) Gerisi teferruat belki!Sevgiler:)

14 Ağustos 2012 09:37
Toplam blog
: 42
Toplam yorum
: 361
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 902
Kayıt tarihi
: 16.06.10
 
 

1980 'de doğdum. Batı'da küçük bir şehirde büyüdüm. Büyüyünce durduğum yerde duramaz oldum. Kuş o..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster