Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
En çok okunan bloglar!

Temmuz 2010 tarihinden bu yana MB'deyim. Blog kategorisi nedir, ne işe yarar hiç irdelemedim. MB'ye çok az yazı bırakan bir yazarım. Sakıncalı görüldüğü için olsa gerek; yazma tarihinden günler sonra yayınlanan ve bu yüzden ana sayfada görüntülenmeyen bir-iki yazım hariç büyük bir çoğunluğunun blog kategorisinde bulunan yazıların çoğundan fazla okunma aldığını görüyorum. Buradan da blog kategorisinin, diğer kategorilerden daha fazla izlendiği tezinin doğru olmadığını düşünüyorum. Elbette ki yazılarımın daha çok kitleye ulaşması benim de emelimdir. Kaldı ki hepimizin anlatmak istediği bir derdi var. Ancak bunun yolunun, yazılarımın blog kategorisinde yayınlanmak olduğunu 19 ay sonra öğrenmiş olmama rağmen, böyle olmadığını görmüş bulunuyorum. Ben bir işgal varsa eğer, bunun en azından beni rahatsız etmediğini de belirtmek isterim.

24 Şubat 2012 21:24
Yoğurt tatlısı

Fincanı fincanına uydum tarife. Enfes bir tatlı çıktı ortaya. İlk kez denediğim yoğurt tatlısını afiyetle yedim oğlumla.. Teşekkürler..

21 Şubat 2012 22:11
Böyle yazarlık olmaz!

Kitap kapakları bile eskiye nazaran çok daha resimli. Daha önceleri hiç resimsiz ciltli kitaplar raflarda yerini alırken, sonraları o ciltlerin üzerine kuşe kağıtlı resimli yamalar geçirildi. Bir süre sonra da, kitabı koruyan o güzelim ciltler piyasadan kalktı ve yerini önce karton daha sonra da kağıt kapaklar aldı. Hepsi resimli neredeyse. Size katılıyor olmama rağmen, yazıların okunabilirliği için resim olumlu bir etki yaratıyor ise, bunu kullanmakta bir sakınca yoktur diye düşünüyorum.

21 Şubat 2012 19:02
Sirk insanları

Teşekkürler yorumlarınız için

15 Ocak 2012 00:24
Azade’ler adına teşekkürden aciz olmak…

Bizleri bizzat salonda alkışlayan, uzaklarda da olsa gönülleriyle bizlerle olduğunu bildiğim o güzel insanların hepsine teşekkürlerimi sunuyorum.Oyunumuzu izleyememelerine rağmen, ''ASKIDA BİLET'' kampanyasından bilet alıp katkı sağlayan güzel yürekli insanlara teşekkürler. Azade'nin sesini duyanlara teşekkürler. AZADE'lerin sesi olma hayaline siz değerli insanların bana verdiği cesaretle ulaştım. Ve daha çok ses olabilmek için yine sizlerin sesine ihtiyacım var. Sesiniz, sesimiz olsun. Sesimiz, sesleri olsun. Hepinize bir kez daha teşekkür ediyorum nezaket dolu beğenileriniz için..

04 Ocak 2012 16:30
Azade’ler adına teşekkürden aciz olmak…

Teşekkür edilenler diyor ki: ''Asıl biz sana bir teşekkür borçluyuz Haluk Seki, biz sana. Ve bu borcu nasıl ödeyeceğimizi biz de bilmiyoruz.''

02 Ocak 2012 13:03
''Azade'' çocuk gelinlerin simgesi

Yaklaşık 17 ay önce bu platformda okuduğum bir öyküydü ''Azade ve Hacer Anlatıyor''. Bir çok MB yazarı ve okurunun bildiği üzere, Sevgili Haluk Zeki'nin bu harikulade öyküsünü oyunlaştırmak ve sahneye koymak cüretini gösterdim haddimi aşarak. Ancak bugün diyorum ki, iyi ki haddimi aşmışım. Zira oyun gerek Kuşadası'nda, gerekse de İzmir'deki Türkiye Galası'nda büyük ses getirdi. O günden beri tebrik telefonları ve mesajları geliyor tarafıma. Sevgili Ayşen Arslangiray Kura'nın da dediği gibi umarım birilerinin dikkatini çekeriz de bu oyun ülkenin bir-çok kentinde sahnelenir ve de Azadeler'in sesi olmaya devam ederiz. Sağol Haluk Zeki, Sağol Ayşen Arslangiray Kura. iyi ki varsınız. Not: Bu platform aracılığı ile ''askıda bilet'' kampanyasına destek veren tüm AZADE sevdalılarına şükranlarımı sunuyorum. Varolun..

26 Aralık 2011 21:16
İsmail Gülgeç Anısına...Karikatürler ve Tiyatro yaşamın aynasıdır.....

Dünya da barış mı istiyorsunuz, sevgi, aşk kardeşlik mi istiyorsunuz, iyi yaşam şartları ve huzurlu bir ömür mü diliyorsunuz? O halde tiyatro izleyin. İzletin.

17 Şubat 2011 00:54
Sanatçıyı algılayabilmek her babayiğidin harcı değildir...

Biz tiyatrocuların seslerini asla kısamayacaklar. Onu kısarlarsa, mimiklerimiz, jestlerimiz ne güne duruyor. Ustalarımızın sesinine yankı olacağız bizler hep. Sevgi ve saygıyla..

14 Şubat 2011 00:13
"Bayrağı soldan sağa sallamak suçtur..."

Yıl 1985 kışı. On beş yaşındaki lise öğrencisi, bir Kürt arkadaşına yazdığı mektupta, dönemin meşhur aksiyon filmini kasdederek, ''Rambo nasıl da vietnamda savaşmıştı ama. Biz de gitseydik keşke oraya. Beraberce savaşırdık seninle.'' şeklindeki cümlesinden ötürü devleti yıkma amaçlı örgüt kurmak suçlaması ile, 141. ve 142. maddelerden DGM'de yargılanmıştı. Tabiki de hüküm giymedi, ancak o çocuğun hücrede geçirdiği 24 saat boyunca gördüğü psikolojik işkence, aradan çok uzun yıllar geçmesine rağmen, hala ruhunda derin bir yara olarak durmaktadır. (Tüm Sakıncalı Piyadelere ithaf olunur.) UĞURLAR olsun..

27 Ocak 2011 10:47
Toplam blog
: 28
Toplam yorum
: 69
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 641
Kayıt tarihi
: 17.07.10
 
 

Klasik Türk Musikisi, edebiyat, tiyatro, ülkeler, sosyoloji, psikoloji, tasavvuf gibi olgular ilgi a..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster