Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Bir subayın kaleminden assubaylar

Ben 2004 yılında Deniz Kuvvetlerinden Binbaşı rütbesinden istekle emekli olmuş biriyim. Görev sürem boyunca hiç bir astsubayla problemim olmadığı gibi halen görevde olan ve olmayan bir çok astsubayla arkadaşlığım devam etmektedir. Unutulmaması gereken husus her kurumda yöneticiler vardır. subaylar da silahlı kuvvetlerde yönetici olanlardır. Özel sektörde çok genç yöneticiler mesleklerinde uzun yıllar hizmet etmiş kişileri yönetirler. Ve inanın zaman zaman silahlı kuvvetler bünyesinde hiç bir astsubayın göremeyeceği davranışlar çok olağan hale gelmiştir. Ya da siyasi unsurların baskın olduğu devlet kurumlarında da benzer durumlarla karşılaşılır. Ayrıca daha seçim aşamasında yapılan sınavlarda gerek not ortalaması gerek sınavın zorluk dereceleri oldukça farklıdır. Subay astsubay arasındaki sosyal statü ayrılıkları da sadece bu ülkeye ait eğildir. Görev sürem içinde yurt dışında bulunduğum bir çok gelişmiş ülkede orduevleri, gazinolar, kıyafetler,lojmanlar farklıdır. Bu işin kuralı budur.

23 Kasım 2006 00:28
Gönüllü dil kirleticileri

Dilimizin kirlenmesi artık öyle bir noktaya gelmiş durumda ki inanın bu işin sonu nereye varacak bilmiyorum. Bırakın çeşitli dükkanların, televizyon kanallarının isimlerinin yabancı dilde olmasını cep telefonlarında yazdığımız kısa iletilerde bile türkçe karakter kullandığımızda karşımıza "mesajınızda farklı ifadeler kullanılmıştır. Mesajınız iki parça halinde gönderilecektir." demektedir. Başka deyişle kendi ülkemizin kapsama alanında kendi dilimizi bile kullanamıyoruz. Daha başka ne olabilir ki...Herkese kolay gelsin ama inanın işimiz hergeçen gün zorlaşıyor. Umarım harekete geçmekte geç kalmıyoruz. Belki de kaldık...

20 Kasım 2006 22:41
Sıhhiye orduevi

Ben de 2004 yılında deniz kuvetlerinden emekli olmuş öğretmen subayım. Özellikle de Sıhhiye Orduevi yazdıklarınızdan pek farklı değil. En son 2002 yılında gittim. Dışardan bakıldığında özellikle siviller orduevlerinin çok lüks ve de bedava olduğunu düşünürler. Ama emeklilerden askeri kartlarının üstüne bir bandrol yapıştırıldığını ve bunun için para ödendiğini pek kimse farkında bile değildir. Yakın bir aile dostunuzu ya da akrabanızı bir akşam yemeğine almanın bile nasıl bir eziyet olduğunu bilmezler. Paşalar için geçerli değildir bu durum. Neyse sadece bizler biliriz işin aslının ne olduğunu. Saatlerce konuşulur bu konu üstüne ama halen en güvenilir ve sağlam bir kurumu da çok üzmeyelim. Olacak bazı kusurlar.

18 Kasım 2006 00:41
Toplam blog
: 116
Toplam yorum
: 1134
Toplam mesaj
: 114
Ort. okunma sayısı
: 1720
Kayıt tarihi
: 24.10.06
 
 

Emekli Deniz Öğretmen Subayım. Felsefe ve yabancı dil eğitimi üzerine çalışmaktayım. Yazmak ise b..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster