Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Paramparça

Yazınız merak uyandırarak sürükledi beni sonuna. İçeriğinden çok tarzınızı etkileyici buldum. Selam ve saygılarımla...

04 Mayıs 2011 11:18
Coded 3: Dilaltı

Umarım bu gidip gelen siz değilsinizdir. Selam ve saygılarımla...

04 Mayıs 2011 11:05
Destana sıra var sevdiğim!

Aceleye mahal yok. Herşey piano piano. Selamlar, saygılar...

04 Mayıs 2011 10:12
Gözlerim üzerinde korumaydı!

Sayenizde ben de artık şiir seviyorum, değerli yazar-şair üstadım. Selamlar, saygılar...

03 Mayıs 2011 16:22
Hür adam ve Tanrı

Ortalık yine toz duman. Yazınızı içten ve samimi bulduğumu söyleyebilirim. Konunun hassasiyeti düşüncelerinizi ifade etmenize engel değil. Ancak karşı düşünceler de olacaktır (zira olmuş). Hepimizin müslüman göründüğü bir ülkede, müslümanlığın binbir çeşit uygulanışı ve algılanışına rastlayabiliyoruz. Böyle manevi bir konuyu her birimiz farklı yorumluyoruz. Güzelliği de burada bence. İçten selam ve saygılarımla...

03 Mayıs 2011 10:12
Ezen ve ezilenlerin ince pedagojisi (I)

Doğduğumuz günden beri kalıplanmış bilgilerle donatılırken beynimiz, kendimize güvenmemiz ya da özgür düşünmemiz neredeyse imkansızlaşır. Freire'nin dediği gibi bu durum ezenlerin istediği bir durumdur. Ancak bana göre, ezilenler kadar ezenler de özgürlüklerinden uzaklaşmıştır. Nitekim ezilen bir işçinin evinde karısını dövmesi, şiddet gören bir kadının çocuğuna aynı şiddeti uygulaması, ezen- ezilen rollerini aynı anda yükleyebiliyor insana. İyi ve kötüyü bir arada barındıran insanoğlunun yeniden masumiyetini bulması bana imkansız görünüyor şimdilik. Bu güzel yazınızdan dolayı tebrik ederim sizi. Selam ve Saygılarımla...

02 Mayıs 2011 15:39
En fenası da

Yaşarken yaşadıklarının değerini bilemeyenlerdeniz, onun için daha çoook özleriz biz.

28 Mart 2011 09:38
Hangi dış mihrak?

Yorumunuza cevabı yazamadan yayına yolladım yanlışlıkla, kusura bakmayın. Yıllarca bize öğretilen tarihi bilgileri gerçekçi bulmuyorum açıkçası. Tarihi yazanlar yöneticilerdir, yaşananlardan çok olması gerekeni anlatıp dururlar. Ülkeler arası ilişkiler kişiler arasındaki ilişkilere benzer, çıkarcı da bencil de olabilir zaman zaman. Bir annenin kendi çocuğuyla başka çocukları bir tutmadığı gibi, devletler de kendi milliyeti ile başka milliyetleri bir tutmaz. Sizin de söylediğiniz gibi, Ermeniler Türkçe konuşup Türk gibi yaşadıklarından Sadık Millet olarak anıldılar. Ancak kendi dillerinden, yaşam tarzlarından vazgeçmeleri koşulu ile değer gördüler. Bu el üstünde tutulmak mıdır sizce ya da özgürlük müdür? Bence hayır. PKK' yi de Hizbullah' ı da yaratan, kabul etmek istemesek de bizleriz. Dış güçlerin katkısı yadsınamaz, ancak bizim katkımızın yanında pire kalır. Yerli firmalara ait silahların Hizbullah' ta ne işi olabilir ki başka? Seviyeli ve farklı yorumunuz içn teşekkürler, saygılar..

07 Mart 2011 15:54
Şimdi reklamlar!

Evlerimiz müsait olsa eskiyen gazeteleri, dergileri, giysileri, çanağı- çömleği saklardık sanırım. Eskinin bize hatırlattıklarıyla nostalji gezisi yapmak keyifli oluyor ara sıra. En önemsemediğimiz malzemeler bile yaşadığı çağa tanıklıklığını dile getiriyor zaman zaman. Şimdi yazdıklarınızı okurken, bizi o günlere götürdünüz yeniden, ellerinize sağlık. Selamlar, Saygılar...

23 Şubat 2011 13:18
İmza Kampanyası

Desteğimizi sunmak için geç kaldık sanırım, ama biz yine de sunalım. Blog sahiplenmesinin kalıcı bir yöntemini bulmuşsunuz, tebrik ederim. Selamlar, Saygılar...

23 Şubat 2011 12:51
Toplam blog
: 26
Toplam yorum
: 54
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 3994
Kayıt tarihi
: 06.10.10
 
 

1974 Tunceli doğumluyum. 1996 Ankara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi mezunuyum. Folklorik müzik ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster