Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
''Edepli edebinden susar edepsiz ben susturdum sanar!!!''

Değerli Ayşen Hanım, konunun ne olduğunu bilemiyorum affınıza sığınayım. Ben genel düşüncemi paylaşmak isterim. Hayat yeterince kendi bünyesinde yoğun, beyinlerimiz, duygularımız da öyle... İnanın benim de hayat döngüsünde, çok kızdığım, kırıldığım, üzüldüğüm ya da bir sürü duygu patlaması yaşadığım durumlar oldu, hepsine de tepkilerim ve kendimi yemelerim... Bir gün geliyor insan bir bakıyor beden sağlığını bozma noktasına dayanmış. O durumda strateji değiştirme gereği ihtiyacı duydum. Şimdi ne trafikte, ne sokakta ne de aklınıza gelebilecek bir çok ortak sosyal paylaşım ortamında karşıma çıkanın tarzına göre bakıyorum ki sonuç alınabilecek biri değil: kayıtsız kalıyorum. Bu içime atmak şeklinde olmuyor tabi ama en azından enerji vampirlerine karşı kendini savunmada ve huzurunun bozulmamasında iyi oluyor. Siz gülmeyi seven enerjik bir insansınız. Ben sizi böyle tanıdım sevdim. ve seveceğim. Kendinize iyi bakınız sevgimle

13 Mart 2012 07:12
Beyaz gemi...

Değerli Ayşegül Hanım, beyaz geminin geçişini görmek; ya da görmezlikten gelmek ya da daha da kötüsü göremeyecek kadar kör olmak... Bunların hepsi bir seçim... Ben beyaz geminin geçişini görmeyle kalmayıp, ona binerek bunca karmaşanın beni yorduğu bir hayatta; beni yormayan insanların ve sevdiklerimin de olduğunu düşünerek o beyaz gemiyle dingin bir hayattır tercihim... Bunca dert, bunca mutsuz, bunca sorunlu ve birbirini anlamaya uğraşmak yerine birbirinden kaçan ya da uzaklaştıran insanların olduğu bir dünyada o beyaz gemiye binenlerle yolculuk etmektir belki de en dingin ve en sağlıklı olan. Kaleminize sağlık, sevgimle

06 Şubat 2012 08:33
Ben size harbiden ayar oluyorum

Değerli Beran Hanım, keşke biraz daha bu tiplemeleri yazsaydınız nereye elinizi atsanız çıkıyor işte haklısınız; okurken o kadar hoşuma gitti ki inanın... Son günlerde ben de düşünüp duruyordum: bahsettiğiniz gibi ben de mi bu son aylarda arızaya mı geçtim nedir, 40.000 (3 sıfır fazla:) ) bakımına mı girdim yoksa diye: temizlemekten bir hal oldum:) Çitile, çitile bitmiyor...yoksa farkındalıklarım artık beni dürtmeye mi başladı. Bahsettiğiniz insanlara karşı eskisi kadar sabırlı ve kredili değilim; saldım çayıra misali... anında temizlik en güzeli. Size kesinlikle katılıyorum. Çok güzel bir yazı kaleminize sağlık.

05 Şubat 2012 07:44
Yazarak içini dökmek

Değerli Üstad, bir cümlenizde kendimi buldum: benim antidepresanım: yazmak... Bugünkünü almayı unutmadan hemen bir yazı yazayım, iyi ki dediniz bakın: şimdi sabahın bu saatinde kalkmışken, taze taze... Saat şu an 07:30... Camı açtım buz gibi ama yeni bir güne çağıran bir günün o yüzüme çarpan soğudur belki de beni kendime getiren... Yanına da bir kahve... Klavyenin tuşlarına bastıkça... İçim açılsın, ruhum temizlensin biraz... Sonra da çıkar yürürüm biraz: özellikle ağır postallarımı giyerim ben yürüyüşe çıkarken: bastıkça yere pat, pat biriken negatif enerjileri atarım... Hızlı, hızlı yürürüm ki ne var ne yoksa temizlensin. Ne de olsa gün boyu birilerinden bana çarpan rüzgarla yenileri yapışacak negatifliklerin; onları da yarın temizlerim. Pozitif olanları da cebimde saklarım. Bir yazı, bir yürüyüş... selamlar

05 Şubat 2012 07:31
Ölmek üzere olan hastaların son ''keşke'leri!..''

Değerli Mesut Bey bu maddelerin hepsi gerçekten hepsi ayrı ayrı, birer inci... Bu incilerden yapılmış kolyeyi hep boynumda taşımak istiyorum. İnciler bir gün dağılıp dökülüverse de, o incileri tek tek, özenle dağıldığı yerlerden gene sabırla toplayıp her ne olursa olsun yeniden hayat kolyemin ipine dizmek ... Ve boynumda taşımaya devam etmek... Kaleminize, yüreğinize sağlık...

04 Şubat 2012 11:07
Gülmeyi unuttuk mu?

Bugün okuduğum 3. yazı ve duygularıma tercüman olan 2. yazı... Kaleminize sağlık...Hep savunduğum noktadan çıkıyor belki de bu durum... İnsanlar pozitif olmayı unutmuş. Çoğu farkındalığını çeşitli yöntemlerle; okuyarak, sohbet ederek ya da deneyimleyerek arttırıyor ve negatif enerjilerini pozitife çevirmeye çalışıyor. Ama Yılmaz Beyciğim; bunu ancak isteyen insanlar başarabiliyor. Sadece isteyenler. Gerisine ne dense ne yapılsa? selam ve sevgilerimle

03 Şubat 2012 08:06
Allah'ın en adil dağıttığı şey...

Değerli üstadım; son zamanlarda sizin belirttiğiniz içerikteki bu konuyla; kafamda sorguladığım düşünce ve duygularıma, dile getirmediklerime tercüman olmuşsunuz desem... Kaleminize sağlık. selam ve sevgiler

03 Şubat 2012 07:54
Meltem hanım çok yoruldunuz,emek verdiniz ama ''bu ülkede kadına şiddet sahnesi''elbette yasaklanır!

Merhabalar... Kaleminize ve yüreğinize sağlık.Henüz ben de filmi seyretmedim dolayısıyla film hakkında yorum yapamayacağım fakat toplumumuzun çok acı bir yarasına ve gün geçtikçe de artan en büyük sorunlarından birine parmak basmış olmanız çok değerli... Kadınların şiddet görmesi ya da kadına şiddet uygulanması kabullenilemez bir anlayış... Dilerim her konuda çağdaşılmaya uğraşıldığı gibi bu tür hassas konularda da bir gün!! çağdaşılması başarılanabilir. Selam ve sevgilerimle

10 Ocak 2012 17:01
Mutlu olmanın yolları

Değerli Yazarımız, yazı dilinizin tarzı okunmayı keyifli hale getiriyor. Kaleminize sağlık. Mutluluk biraz da insanın mutluluğu neyle özdeşleştirdiği ile bağlantılı gibi geliyor bana... Küçük şeylerle mutlu olabilmek, sağlıklı ve ailesi ile birlikte olabilmenin bile bir mutluluk kaynağı olduğunu hep hatırlamak, manevi değerlerini yaşatabilmek ya da mutluluğunu tamamen başka insanlara ya da olaylara bağlayarak değil de kendi içinde, kendi özbenliği ile barışık, kendini sevebilen ve böylelikle de pozitif ışığını ve enerjisini etrafına yansıtabilmen bir insan varlığında da mutluluğu yakalayabilmek... Selamlar

04 Ocak 2012 08:15
MB Aralık ayı "yeni yılı neşeyle karşılama" toplantısına davet

Değerli Yılmaz Bey her ne kadar siz bana sitemliyseniz de:))) Cem Bey'in de daveti ve kac seferdir gelmek isteyip de nasip olmayan toplantılar için bu seferkine Allah bir sağlık ya da çok önemli bir durum yaratmadığı sürece arzu ediyorum. Selamlar

08 Aralık 2011 09:33
Toplam blog
: 92
Toplam yorum
: 403
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 4550
Kayıt tarihi
: 10.11.10
 
 

İstanbul Teknik Üniversitesi Kimya Bölümü'nden Kimyager olarak mezun olmuştur. 1996-1997 yılları ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 

 
 
     
     
     
    http://www.facebook.com/yeşimbuyurgan