Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Her Aşk-i ilk Aşk gibiydi

"Her aşk-i ilk aşk gibidir." Tekrardaki mucize işte bu gülüm ...tekrarın tekrarsızlığı..."gibidir" ama tıpkısı değildir, olamaz da...Her aşk masum mudur gerçekten?: Eşkiya'yı hatırlarsın. Baran(Şener Şen)aşırı bir tutkuyla sevdiği Keje'yi bulduğunda Berfo (Kamuran Usluer'le) "Aşk" üstüne ilginç bir konuşma geçer aralarında. "Ben yaptıysam aşkım için yaptım, ya sen ne yaptın onun için?" der Berfo konuşmanın sonunda. Aşk bencil olduğunda masumiyetini ve aşk olma niteliğini de kaybediyor kanımca sevgili Nilim. Ne diyor Turgut Uyar: Neyi değiştirir arzuların yerli yeride olması, kalkmak iyidir, taşmak iyidir,akarsu olmak iyidir, bazen gidebilmek iyidir..."Es be mayistra! Sevginin yaşandığı yaşanmadığı ve yalanlandığı diyarlara es..."Şiirin nabzı burada atıyor kanımca çok vurucu dizeler... Yaş önemli değil ruh uçucudur; bazen öncenin en öncesinde bazen sonranın en sonrasındadır aşk. Toprağın yağmurla, fesleğenlerin okşandıkça duyurması gibi kokusunu. Çok güzel yine CANIM BENİM SEVGİLERİ

14 Temmuz 2012 18:59
Hava boşluğunda yaşanan aşktır

Güneş kıpkızıl bir top şu an gökyüzünde. Gün kozasına çekiliyor giderek.Gökyüzünün alevi denizin üzerinde ışıl ışıl. Bir son değil, iki nehrin buluşması kadar mucizevi bir kavuşma anı bu. Günün gece ile AŞKININ DÜETİ... Bir kadeh şarabım önümde yudum yudum tadına vara vara yaşıyorum anın büyüsünü. Ve dizelerin nasıl güzel, nasıl anlamlı bilsen şimdi bu alaz güzellikte. Teşekkürler CANIM BENİM, Sevgili Nilim: Nereden yazdğımı anladın diy mi? Dıgıdık dıgıdık, çın çın, cırrrr cırrrrr...vızzzzzzz, vırak vırak, cik cik cik! bütün gün buradaydım sabah ibikli horozun sesi de vardı...Nasıl özlemişim. Ada'nın tepesinden Aya Yorgi'den Çoook sevgilerle:))) *(Ne yazık ki bir sorun oluştu o nedenle ancak gecenin bu saatinde gönderebiliyorum sana oradan yazdığım bu yazıyı)İyi geceler canım.

11 Temmuz 2012 23:27
Bloggerin vesikalık resmi yakışıklı olmalı!..

Profilde fotoğraf olması güzel ama olmaması veya farklı bir resim olması da hoş bir gizem yaratıyor kanımca. Fakat asloan yazı kuşkusuz. Bırakalım tercihlerinde özgür olsun insanlar...Teşekkürler, saygılar...

11 Temmuz 2012 11:07
İnadına şipidik terlikler!..

Şimdi nereden geldi aklıma bilmem ir fıkra vardır; çok güzel bir kadın Bernard Shaw'a "Ah Bernardcığım ikiiz evlensek ne müthiş olur değil mi? Benim kadar güzel senin kadar akıllı çocuklarımız olur demiş." Benard Shaw'n yanıtı çok matrak. "Ya tam tersi olursa..:)))Çok hoştu güldürdün beni sabah sabah sağolasın, sevgilerimle...

11 Temmuz 2012 10:51
Havada bir sürgün kokusu var!!!

Havada bir sürgün kokusu var. Ömrün en kırılgan kırıntları gelincik gelincik parmak uçlarımda yalım yalım alaz bir türkü...O kadar güzeldi o kadar içten dokundu ki kaç kez okudumu bilemiyorum. Uyku kuşu kaçtı şimdi Bir Yaz Gecesi Rüyası'nda onu yakalamaya gidiyorum. Tebrikler, Sevgiler gül ağacım iyi geceler, canım benim.

07 Temmuz 2012 00:37
Unutma Bahçesi - Latife Tekin

"...Ben mi seçmiştim bilmiyorum, üzerimde hiçbir leke kalmadan devam edebilmeyi. En azından çabalamayı. Ya unuttuklarımdan bir bahçe yaratacaktım, ya da unutmak için bir bahçeye gidecektim. Sanırım bilmeden ilkini tercih ettim ben. Unuttuklarımın bahçesi, mevsimleri ile var içimde. Şimdi sıra bahçeyi unutmakta." Latife Tekin Yılın en uzun gününde, 21 Haziran'da oradaydım. Unutma bahçesinde...Ve ben de unuttukça hatırladım...

06 Temmuz 2012 18:20
Havada süt kokusu var!!!

Bir kumral akşamın süt kokulu elleri kulaklarımda şimdi... Ne tatlı, ne güzel, ne yoğun ne gerçek bir akarsu bilsen şiirin sevgili Nilimmm:)

05 Temmuz 2012 15:38
Havada bir yanık kokusu var!

Bakışın dili... aklın yansısı...Bu ses yönünü buldurur insana...görmeyi bilirse ancak böyle yazabilir insan. Bir ateş topu yuvarlanır is kokulu temmuz sabahlarında asılır kalır telden bir rüzgarda kanatları alevli ardıç kuşları...Oysa biz gülüşler yakılamaz demiştik...diy mi sevgili Nilimmm! Yaz hep sen, yaz gül ağacım! Sözcükerin dünyayı devirsin!.. Çoook çok güzeldi yine:)İçten teşekkür ve sevgilerimle:)

05 Temmuz 2012 15:15
Sait Faik Abasıyanık Müzesi'nde neler olmakta ya da olmamakta?

Demek siz de...Anlamalıydım:)her ne kadar "ümit ahmakların afyonudur," dese de Kundera gelecek yaz ziyaret edebileceğiz sanrım müzeyi.Biliyorsunuzdur Aşiyandaki Tevfik Fikret Müzeside aynı durumda, ne zaman gitsem hep tadilatta hep tadilatta. Oysa yur dışında pek çok yerde ne kadar önemli yazar evleri. Sırasıdır diy mi şimdi Sait Faik'ten KIRMIZI YEŞİL bir sayıklamanın. "Kıyıma tuz getiren rüzgarı balıkalrın yüzdüğünü duyarım duyarım yosunların konuştuğunu midyelerin ağladığını Aşkın bir kanadı var kırmızıdır Deniz akar bir kanadı var zehir yeşil. Burgazada'dan sevgilerle...

05 Temmuz 2012 12:12
Ben ölürken

Lorca deyince onun Çingene Romanslar'ından Margarita Manso için yazdığı Sevdadan Ölmüş isimli şirinden en sevdiğim dizeler uçuştu aklımda. Ezberim çok iyi değildir ama bu dizeleri öyle çok yinelerdim ki bir zamanlar o nedele olsa gerek hala taptaze hatırımda: " ...Gece ak kareler yontardı alçı duvarlardan kendine. Akordiyonlar çalıyordu meleği de, çingenesi de. Anacığım, ben öldüğüm gün öğrensin bütün efendiler, mavi mavi telgraflarla güneyden kuzeye çekilen. Yedi çığlık yedi kan gölü, yedi çift haşhaş çiçeğiyle parçalandı donuk aynalar loş odalarn içerisinde. Örttüğü nice kesik elin ve çiçekten taçların nice yeminler denizi çınlardı bir yerde ki bilinmez hiç kimse. Çarpıyordu kapılarını gök bir orman gürleyişiyle, bar bar bağırırken ışıklar ta koridorun dibinde. Lorca okuyarak geçecek bugün özlemişim...Sizinki de bir dokundu ki hiç sormayın...Notebook'u seyretmiş miydiniz bilmiyorum. Biraz ona gittim. Son nokta, söz, dokunuş, öpücük, bahar hep sımsıcak ve sonsuz olsun istiyoruz. Sevg

05 Temmuz 2012 09:43
Toplam blog
: 0
Toplam yorum
: 71
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
:
Kayıt tarihi
: 11.01.11
 
 

İstanbul'da yaşıyorum.  Edebiyat ve müzik başta olmak üzere sanatın pek çok dalıyla ilgiliyim. Be..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster