Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Nerde kalmıştık?

melek öpücüklerinden sorumlu hanımefendi, bu yaptığınızın açıklaması yok, biliyorsunuz değil mi? yani buna ister google aramalarına iman ve biat etme deyin, ister tık arsızlığı, ister MB yönetiminin tık gelsin de nereden gelirse gelsin tavrı vs vs.. bunların hiçbiri sizin şu indirmeli bindirmeli blog başlığınızın açıklaması değil.. insanları sığlıkla kıtlıkla itham ederken asıl yoksunluğun, sığ sularda garantili tık cıbı cıbıları yapmak olduğunu biliyor olmalısınız.. olmalısınız çünkü çok başarılı yansıtmalar yapıyorsunuz.. sizin tarzınızdan, insanları zoraki öpücük manyağı yapmanızdan, tık hesabı peşinde şartları kanırtarak zorlamanızdan zerre hazzetmiyorum.. bu yorumu da "yorumu yapanın bi şey bişeyidir" diye klişe savuşturmalarınıza havale edip size, belli ki bir şekilde ihya olmanızı sağlayan tık avcılığınızda başarı diliyorum.. buna ihtiyacınız olduğu kesin.. yoksa bu yazıya böyle bir başlık atmanın insan onuruna ve zekasına hakaret teşkil etmeyecek bir açıklaması yok. sağlıcakla.

27 Eylül 2011 14:50
Egolar çöplüğü

bu tiplere yeteri kadar maruz kalınca insan imana geliyor.. bi aydınlanma yaşıyor ve aslında hepsinin ne kadar eğlenceli olduğunu anlıyor.. (rüyamda recep tayyip'i gördüğümden beridir kafam bi güzel.. adam bana bir de kolye hediye etti, daha ne olsun :/ artık nasıl bi bilinçaltım varsa evlere şenlik.. galiba ondan böyle oldum, yani rte ben ve rüya? artık her şey bana eğlenceli geliyor :))

26 Eylül 2011 22:43
Test edin dedilerse...

aslında söylenmesi gerekeni en net, en özet haliyle siz söylemişsiniz.. bir de felsefece.. kimsenin bi yere gitmesine gönlüm razı değil, hem bana ne, ve lakin böyle bir nedenle şantaj yapıp gidesi gelenlere "güle güle" demek en temizi galiba.. selam ile :)

17 Eylül 2011 08:45
Uyarlamak, Uymak ve Kuzey Güney

mevcut "lanetli" düzeni çok güzel anlatmışsınız, elinize sağlık.. özgün öykülere, senaryolara öyle bir önyargıyla yaklaşılıyor ki, sonuçta yazıp çizen insanlar da yaptığı işten soğuyor ve gidişata ayak uyduruyor.. alıntılar çalıntılar ve hatta olduğu gibi kopyalamalar büyük bir başarıymış gibi sunuluyor izleyiciye. onların hali de malum, çoğunun işin aslından haberi bile yok.. ne konursa önüne afiyetle tüketiyor ve daha yok mu? diyor.. dön dön dur :)

15 Eylül 2011 22:40
Daha ne kadar kadın cinayeti işlenecek?

istisna varsa, o da kaideyi bozamamanın utancını taşıyordur.. bu "hak etme" konusunda kadınların da söyleyecek sözü olmalı.. onca yanlış, onca acı, kadınların pekiştirmesi olmadan nasıl bir daha bir daha üretilecek ki? "kutsal annelik" müessesine dört elle sarılan kadınların da (tabiri caiz ise) bi titreyip kendilerine gelmeleri gerekiyor sanki.. erkeğin değişmesi dönüşmesi kadına göre çok daha zor sevgili arkadaşım, ne olacaksa yine kadınla olacak.. en azından yine kadınla başlayacak.. (yalnız bu yorum böyle sanki bildiri gibi bi şeye evriliyor, çok fena:)) eline aklına sağlık, selam ve sevgilerimle..

03 Eylül 2011 22:28
Ne demek MB' nin yeni tasarımını beğenmemek! Haddinize mi düşmüş!

yani tasarım diye görüşümüze sunulan ama onayımıza sunulmayan düzenlemeyi ne gadder sıkıcı bulduğumu elimden geldiğince anlatmaya çalıştım, o bakımdan tekrarı gereksiz.. başka bi şey söylemek istiyorum izninizle.. sevdiğiniz bir insanla bazen fikir ayrılığına düşebilirsiniz değil mi? bende de durum böyle bi şey oldu ama söz konusu yazıyı sizin gibi algılamadım.. kendimi hiç de "aman da işte hiçbir şeyden anlamayan salak şey" gibi hissetmedim.. neden hissedeyim ki? "a bak demek böyle düşünüyormuş.. aman pek de sıkı yazmış! savunma falan süper.. demek kafası yatmış" diye düşündüm.. insanların ne yazacaklarıyla uğraşmak bitti, şimdi de nasıl yazacaklarıyla uğraşmak mı başladı? çok garip.. paşa gönlü nasıl isterse öyle yazar.. tıpkı sizin gibi, benim gibi.. algıda seçiciliği önyargının insafına bırakırsak kendimizi hiç de olmadığımız bi şey gibi hissedebiliriz.. ne gereği var?.. selam ile..

28 Ağustos 2011 20:35
Yeni Yüz

ama böyle (başka benzetme bulamıyorum:/) bir üniforma gibi bir tür iş elbisesi gibi ne bileyim lab önlüğü gibi olmasın değişim diye getirilen şey.. ben tasarım değişikliği fikrini değil, "yeni tasarım"ı sıkıcı buldum.. alışmak falan da sorun değil, zaten birçok site aynı şekilde.. hani bir alışkanlık varsa, o zaten oluşmuş durumda.. burada da aynı önlüğü üstümüze takmanın alışılamayacak bir yanı yok.. (çok sıkıcı o ayrı) ... Sevgiler, saygılar, iyilikler diliyorum Zühal hanım, bu yorumun sonunu toparlayıp bağlayamayacağim galiba.. uzadı böyle oldu işte :/

26 Ağustos 2011 08:08
Yeni Yüz

bir gecede kapanan, hem de tek kelime edilmeden bir açıklama bile yapılmadan.. unutmak mümkün mü? yaşadığımız büyük bir şaşkınlıktı, hatta öfkeydi ve hayal kırıklığı.. ben kendi adıma o günlerden dersimi aldığımı düşünüyorum, yok artık öyle bi bağımlılık ya da aman aman bir aidiyet hissi.. ilişki daha ferah:) buradaki sorun değişim değil, haklısınız, biz iki satır yazı için onaya tabi olsak da (gayet ciddiyim) onlar yapacakları bi şeyler için bizim onayımıza tabi değiller.. sorun, buradan sitenin şeklini şemalini beğenmediği için giden yokken, işleyişi sabrının sınırlarını çok fena zorladığı için koşarak uzaklaşan çok insanın olması.. şu anki tasarım özellikle renk kullanımında "her rengi kullan kimsenin hatırı kalmasın" kuralını uyguladığı için göz yoruyor ve bütüne hakim olan bir karmaşa söz konusu.. değişsin, hiç dert değil.. eskiye saplanıp kalmanın, alışkanlıkların tutsağı olmanın ve giderek muhafazakarlaşmanın zerre faydası yok.. (devam...)

26 Ağustos 2011 07:58
Dünyanın kaderini değiştiren Kürt: A.Gülaman!

anlattığınız her anı, benim için bin ayrı tarih kitabı okusam öğrenemeyeceğim derslerle dolu.. böyle ders derken okulların o sıkıcı ezberlerinden söz etmiyorum elbette, bu başka bi şey.. anlattığınız her şey çok değerli, anlatımınız çok serin, ferah.. derelerin sesi geliyor kulağıma:)

24 Ağustos 2011 10:15
Kimseye etmem şikâyet! Milliyet Blog rengârenk

size belki garip gelebilir ama bende huzur duygusu uyandırıyorsunuz.. sevgiyle kalın, hep yazın bi ton yazın.. ne güzel işte!.. yazabilen insanlar şanslılar aslında değil mi?.. öyle bi şey:)

20 Ağustos 2011 21:43
Toplam blog
: 0
Toplam yorum
: 293
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
:
Kayıt tarihi
: 25.01.11
 
 

Mimarlık ve Radyo-Tv eğitimi aldım, ikisini de uygulama olanağı buldum. Birbirlerine çok benziyorlar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster