Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Kızgınım kendime!..

İnsan bazen nefret eder kendinden. Kendine kızabilir de. Yaşadıklarının ağırlığını taşıyamaz ve olduğu yerde bırakır onu ayakları.Oysaki kendimiz o kadar değerliyizdir ki aslında nefreti hiç haketmeyiz.Yanlışlar tabiki olur ama önemli olan aynısını tekrarlamamaktır ve ne olursa olsun, uçurumlardan yuvarlansak bile, kendimizin ellerini hiç bırakmamalıyız, aksine kendimize sıkıca tutunmalıyız adaşım. Sevgiler...

01 Eylül 2007 02:03
İnsan hikayeleri 1

"Yaralı bir kuş gibi yorgunluğum tükenmişliğim." Ne güzel ifade etmişsin yılların yakamıza iliştirdiği yorgunluğu, tükenmişliği. Ölümse, karanlık bir ülke ve hepimiz bir gün o ülkeye gideceğiz,belki vaktinde, belki de vaktinden önce. Ama o vakti biz hiç bilemeyeceğiz.

01 Eylül 2007 01:58
Aşk artığı

Ne zamana uyabiliyordum ne de zamandan çekip gidebiliyordum.Yaşadıklarımızın bir özeti... sanki, güçlü kaleminizle, şiirsel bir dille yazıya aktarılmış.

31 Ağustos 2007 06:32
İnsan görmeden sevebilir mi?

Hem de öyle sever ki biz bile şaşar kalırız.Örneğin Yunus Emre, Mevlana, görmeden sevenlerden onlar ve aşkın en büyüğünü yaşayan yine onlar.Aşık Veysel, görmese de sevmiştir; zira geriye ondan böyle duygu yüklü şirler, türküler kalmazdı.

30 Ağustos 2007 13:45
Bir gün gidersen

Ahhh nerde o günler? Keşke demekten kendimi alıkoyamadım yazınızı okuyunca.Benim de hayal ettiğim şeylerden birisi bu, öldükten sonra bir duvarda bir tuğla bırakabilmek, bir yazıda bir kelam, bir yürekte küçük bir dua...Neden olmasın?Her şey bizim elimizde.

30 Ağustos 2007 00:28
Alışmak üzerine...

Ne güzel bir yazı okudum sizden, ellerinize, yüreğinize sağlık. Duygularımın yansıması olmuş her sözcük.Şiir tadında olmuş ayrıca da.Alışmak, monotonlaşmanın başlangıcıdır,kaybedilenleri, gidenlerin gidiş nedenini onaylamanın ta kendisidir.Sessiz bir kabulleniştir alışmak.Çaresizliğin simgesidir alışmak.Yok olmanın, hayatın içinde silikleşmenin bir çeşit karşılığıdır alışmak.

28 Ağustos 2007 00:53
Adı aşk sebebimin

Her şeyi masal tadında bırakmak ve bir ömür boyu o masalın büyüsüyle yaşamak! Uzaktan kulağa ne kadar hoş geliyor, bir bilseniz! Güzel bir yazı olmuş.Gülşen'in şarkısını hiç duymamıştım ama sözleri gerçekten güzelmiş.Sevgiler...

26 Ağustos 2007 10:34
Yolculuk ve son nokta...

Ben yolculuklarımda hiç uyuyamam.Eskiden kitap okurdum, şimdi okuyamıyorum.Sadece yolları hatta bazen geceyi bile izlemeyi severim.Çünkü izlerken aklım o kadar değişik yerlere gider ki...Hayaller kurarım.Geçtiğimiz yerlerdeki insanları düşünürüm.Bazen tükendiğimi bile hissederim anlayacağınız.Her yolculuğun başka bir anlamı oluyor benim için.

21 Ağustos 2007 12:14
Zamanla dans

Eskiden ben de her şeye özellikle de haksızlığa karşı öyle tepkiliydim ki bazen haklıyken bile haksız konumuna düşebiliyordum ya da insanlardan tepki alabiliyordum.Ama zaman bana ne öğretti biliyor musunuz, SUSMAYI,susmanın en büyük erdem olduğunu.Bazen hayatın beni çok değiştirdiğini düşünüyorum bazen olumlu bazen olumsuz.Ve hayat böyle akıp gidiyor işte,zamanla dans ederek.Sevgiyle kal.Ben de hemşireyim ve hastanede böyle olaylar yaşanabiliyor.

14 Ağustos 2007 23:39
Mavinin Türküsü...

Bugün biraz tembellik yapıp geç kalktım.İlk okuduğum yazı seninki oldu.İçime bir mavilik doldu anlatamam.Sanki kıyıya dalgalar vuruyordu.Sanki babam balık tutmadan dönüyordu.Çoluk çocuk denize akıyorduk durmadan.Ben ellerimde anneme mavilikler getiriyordum.Çok güzel bir yazıydı.Teşekkürler!

03 Ağustos 2007 12:30
Toplam blog
: 77
Toplam yorum
: 284
Toplam mesaj
: 56
Ort. okunma sayısı
: 864
Kayıt tarihi
: 13.01.07
 
 

1979 Giresun doğumluyum. Kendimi bildim bileli kalabalığı sevmem. İnsanlara karşı mesafeliyimdir. He..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster