Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Müstear olamadım!

Acemilikten ben de asıl adımı yazdım, yoksa KAYABEY yazardım. Memurken bayan bi şefim vardı, beni hep Kaya diye çağırırdı, hemen koşardım, çok hoşuma giderdi böyle çağrılmak, ben isimden ziyade eğitim, kariyer, iş açık yazılsa daha iyi olur diye düşünüyorum,saygılarımla

15 Haziran 2011 16:56
Blog kategorisinin kaldırılmasını öneriyorum

Ancak tartışma başlatılan konularda süre getirilmeli, nasıl futbol oyunu 90 dakikada bitiyorsa, bloktaki tartışma da mesela üç gün içinde sona erdirilmeli, bu süre içerisinde konuya dahil olmak isteyen yazacağını yazmalı, aksi takdirde uzadıkça kabak tadına dönüşüyor. Hakaret ve rencide edici söylemlerden kaçınmalı, fikirler ve görüşler hedef alınmalı, şahsiyet hedef alınmamalı.

11 Haziran 2011 21:22
Dersimiz: DİN DERSİ!!!

O güzel cevabınızın sonundaki soruyu okuyunca nutkum tutuldu. Okul hayatım, meslek hayatım sınavlarla geçti, böyle zor soruyla karşılaşmadım. Dudaktan olsa neyse, yürek içerde, nasıl olabilir? Aklıma şeytanlık geldi, peki melekler sizin yüreğinizden öptü mü?

11 Haziran 2011 00:21
Merhametiniz boyunuzu aşmasın

Güzel ve uyarıcı yazınız için teşekkür ederim. Bir lisans eğitimli aile reisi bir sefer böyle bir olay yaşasa, canının yandığını anladığında, hüznü içinde yalnız yaşadığında yorumunuz ne olurdu bilmek isterim. Saygılarımla

10 Haziran 2011 09:32
Her şeye rağmen oylarımızda umut var

Bu yorumumu yazınızda geçen' reddettik de ne oldu' ifadeniz üzerine yapıyorum. Anayasamızın 10. maddesinde, ' Herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayrım gözetilmeksizin kanun önünde eşittir' denilmektedir. Herkes tabirine türkler,kürtler ve diğer tüm etnik gruplar girmektedir. Dolayısıyla anayasamızda reddetme değil aksine kabul etme hükmüne yer verilmiştir. Saygılarımla

10 Haziran 2011 00:59
Dersimiz: DİN DERSİ!!!

Benim için gecenin ilerleyen anlarında final yazısı gibi oldu,çok keyifliydi, hiçbir ücret ödemeden böyle güzel yazıları okuyoruz sayenizde, ellerinize yüreğinize sağlık, saygılarımla

09 Haziran 2011 01:51
Zenginlik; Az şeye ihtiyaç duymak

Tüketimi teşvik edici ekonomi politikalarının uygulanmaya başlaması Özal'la başladı dersek doğru olur diye düşünüyorum. Kredi kartlarıyla alışveriş, tüketici kredileri, taşıt kredileri. Her taraf olmuş otomobil panayırı, caddelerde arabalardan yürünmüyor, modelli arabalarıyla on lira yirmi lira benzin almalar, onda da kredi kartıyla ödemeler. Kazanan mal üreten firmalar oluyor, alınan borçlar ödenemeyince icralar hacizler geliyor. Siyasi liderlerimiz güzel güzel nutukllar atıyor. Güzel ve anlamlı yazıydı, saygılarımla.

08 Haziran 2011 20:13
Çok komiksiniz :))

Hangi konulara güldüğünüzü bilemiyorum ama tahmin edebiliyorum. Ard niyet, hakaret, küfür olmaması kaydıyla yazanlara müdahale edilmemeli. İyi ve güzeli tartışarak bulabiliriz, saygılarımla.

08 Haziran 2011 15:43
Vergi barışı....

Beyefendi yazınızı okuduğumda bir maliyeci olarak üzüldüm. Hele hele kimi kimi şikayet edeceğim sözünüz ne kadar yanlış. Vergi daireleriyle mükkellefler arasındaki ihtilaflar istatistiklere göre yüzde75-80 mükellef lehine sonuçlanmaktadır. İlk eğtimli mükellefler bile dava açabiliyorken sizin üsteğimli olmanıza rağmen bu yola başvurmamanız sanırım sisteme güvensizlikten kaynaklanmaktadır. Bir vergi tarhiyatının kanuna uygun olup olmadığına vergi mahkemesi karar verir, saygılarımla

06 Haziran 2011 20:00
Milliyet Blog okur ve yazarlarına sevgilerimle...

Hani televizyondaki yarışmalarda jüridekiler 'star ışığı var' derlerdi. Ben de bir bloğunuzu okuduğumda nasıl olur bu yaşta bukadar güzel bir yazı diye düşünmüştüm. Ben de diyorum ki sende yazar ışığı görüyorum. Başarılar diliyorum.

05 Haziran 2011 21:53
Toplam blog
: 389
Toplam yorum
: 293
Toplam mesaj
: 18
Ort. okunma sayısı
: 239
Kayıt tarihi
: 15.03.11
 
 

A.İ.T.İ.A Yönetim Bilimleri Fakültesini bitirdim. Kütüphaneci ve Maliyeciyim. Emekli oldum. İlgi ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster