Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Sahtekâr blog yazarları (güncellenmiştir)

Tahin Pekmez Aşkını anlatan yazınızı okduktan sonra bu yazı dikkatimi çekti... Demeeek yazmaktan vazgeçmemişsiniz. Güzel!... Sizler, bizler gibi insanlar yazmadan duramazlar. Ben de yıllar önce yazmış olduğum bazı yazıları hiç adını duymadığım sitelerde ve bloglarda (çok şükür) kendi imzamla gördüm. Yalnız bazı kişilerin internet ortamında ad vermeden ya da kaynak göstermeden benden alıntı yaptıklarını da okudum. Milliyet Blog yazarı olmamın iki nedeni var: Özgün yazılarımın ilk yayınlandığı yer olması ve yazılarımın bir bakıma tescillenmesi; yazdıklarımın daha geniş kitleye ulaşması. Sevgiler,

11 Ağustos 2011 17:17
Dağ başını duman almış-Söylettirmeyin bizi!

Hem yaşgününüz, hem Lozan Antlaşması'nın yıldönümü kutlu olsun! Yazınızı benzer duygularla ve beğenerek okudum. Bence İnönü "100 yıl kazandık" derken, Osmanlı'nın son zamanlarındaki geriye gidiş, çöküş, yıkım sürecinin tersi yönde 100 yıl kazandığımızı ve ileriye gittiğimizi de kastetmiş olabilir diye düşünüyorum. Sevgi ve saygılar,

27 Temmuz 2011 11:30
PKK yandaşlarına sorular

Sonderece isabetli sorular ve yorumlar... Türk halkı son yıllarda iş savaşın eşiğine getirilmeye çalışılıyor ki; başta ABD olmak üzere batılı güçler, BM Barış Gücü ya da Nato kisvesiyle müdehale edebilsinler. Sağ duyulu Türk Halkı henüz bu oyuna gelmedi. Uyanık olmalıyız; ama aynı ölçüde Kürtler ya da kendilerini Kürt sayanlar da uyanık olmalılar; kendilerinin ve çocuklarının demokratik, aydınlık, barışçıl ve gönençli geleceğine ulaşan yol kesinlikle PKK'dan, DTP'den, onların savaş dediği "TERÖR" ve bölücülükten geçmiyor. Güzel yurdumuzun pekçok yöresindeki Türk vatandaşları arasında da en az Kürtler kadar madur olan, sıkıntı çekmiş ve çekmekte olanlar var; onlar da bunun acısını kamu kuruluşları ve çalışanlarından ve diğer vatandaşlardan mı çıkarsınlar? Haklı olan kazanır; tüm barışçıl yollar tükendikten sonra, savaş haktır. Türklerin haksızlığa tahammülü yoktur. Geçmişte de zulümden kaçan Kürtlere sahip çıkıp, onları saklayıp koruyan Alevi Türkmenlerdi. Kimse, riyakarlık, nankörlük,

16 Haziran 2011 10:47
Çin'i anlamak

Yazdıklarınıza büyük ölçüde katılıyorum. Ben de Çin'de (Pekin'de) yaklaşık 1 buçuk yıl yaşadım. Bu arada Beidaihi, Şanghay, Ningbo, Suczhou, Hong Kong gibi yerlerini görme olanağı da buldum. Size Çin Anakarası'na (Çin Halk Cumhuriyeti'ne) gitmenizi, oradaki değişik etnik gruplarla (Moğol, Uygur, Tibetli) görüşmenizi öneririm. Neredeyse bir kıta büyüklüğündeki, bu denli kalabalık ve derin tarihi olan bir ülkeyle kıyaslandığında bile, Türkiye'nin her açıdan çok daha ileri konumda olması beklenir. Yine de demokrasi ve insanhakları konusunda çok daha önce olduğumuz yadsınamaz. Öte yandan, Çin'de cüzzam, verem gibi hastalıkların kırsal kesimde varlığını sürdürdüğünü, kanser ve AIDS illetinin de şehirlerde hızla arttığını, devlet kurumlarının yayın organlarında daha üç beş yıl önce açıklandı.. Hala ulaşımın yalnızca yaya ve dört ayaklı hayvanlar aracılığıyla yapıldığı birçok yörenin bulunduğu da başka bir gerçek...

10 Haziran 2011 11:21
Aldatılıyorum, ama onu halen seviyorum ne yapmalıyım?

Ben olsaydım, eşimin ilişki yaşadığı kadınla iletişime geçer, onun eşimden kopmasını sağlamaya çalışırdım. Bu durumda dolaylı olarak, sizin ilişkiyi bildiğinizi öğrenenen eşin tavrına göre de bir yol izlerdim. Ancak, burada en büyük yanlışı "koca"nın yaptığını herkes bilmeli, öbür kadın ikinci sırada gelir, eş de özeleştiri yapmalı, gerekirse bu konuyu karı koca medenice tartışmalıdır.

29 Nisan 2011 15:38
Toplam blog
: 133
Toplam yorum
: 101
Toplam mesaj
: 12
Ort. okunma sayısı
: 812
Kayıt tarihi
: 06.07.11
 
 

Ankara Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu (İletişim Fakültesi) Radyo ve Televizyon Bölümü mezun..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster