Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
 

fisun gökduman kökcü

http://blog.milliyet.com.tr/kokcuffgk
Kızıl Papaz Vivaldi’nin Sıradışı Hikâyesi!

Değerli yazarım.Yorumuma cevabınızı aldım.Çok teşekkür ederim.Fakat yorumum yazınızın altında gözükmüyor.Eğer siz bilerek yorumun gözükmesini istemediyseniz,sorun yok.Ama blogda yeni olduğunuzu fark ettim.Eksik bir işlem yapmış olabileceğiniz düşüncesiyle,affınıza sığınarak size tekrar yazıyorum.Yorumların gözükmesini isterseniz eğer,yoruma cevap yazdıktan sonra onaylamanız,yayınlamanız gerekiyor.Bu da mektup simgesinin hemen yanındadır.Çok güzel bir yazı olduğu için,herkesin okumasını ve yorum yazmasını dilerim.Yorumların gözükmesi bu anlamda önemlidir.Rahatsız ettiysem affedin lütfen.Saygı ve selamlarımla...

23 Mayıs 2018 21:27
Süzme Sözcükler: (Haiku) Kurtçukta Neşe

Kurtçuk neşelenmesin de kim neşelensin değerli şairim? :) Yaprakları yiyecek kıtır kıtır, büyüyecek :) Harika ötesi bahar çağrışımları yaptıran,yüzüme koca bir gülümseme oturtan,mutluluk dolu bir şiir. Haikunun üstadından az söz,çok şey...Yüreğinize ve beyninize sağlık.Saygı ve selamlarımla efendim...

23 Mayıs 2018 14:26
Köyden Mektup - 5

Merhabalar değerli yazarım.Bütün köyden mektup şiirlerinizi okudum,su gibi aktı gitti.Denizli'li olduğunuzu gördüm sayfanızda.Ben de Muğla'lıyım.Şivenin çok önemli bir kültür unsuru olduğuna inandığım için,ben de zaman zaman Muğla şivesi ile şiirler ve öyküler yazarım.Sizin şiveli şiirleriniz de çok önemli bu açıdan.İçerikleri ise ayrı bir güzellik.Geniz n lerini nasıl yazacağımı ben bilemiyordum,siz çok güzel bir şekilde bu sorunu çözmüşsünüz.İki yörenin şivelerinde çok benzerlikler var.Mesela,"çoveş", bizde de güneş anlamında kullanılır.Teke yöresi bütünlüğü içinde, ortak bir şive oluşmuş esasında.Müthiş bir etkileşim var.Çok etkilendim.Elinize, yüreğinize sağlık...Saygı ve selamlar efendim...

23 Mayıs 2018 10:20
Gitmek

Sevgili Sultan'cığım.Canım benim.Şiirin çok güzel,duygusal ve anlamlı.Az söz,çok şey...Seni bir şey çok üzmüş,canın çok yanmış da ardından yazmışsın gibi geldi bana.Bu can yarasını,yorum yazıp,kaşıyıp,kanatmak istemediydim esasında...Ama çağrını görünce dayanamadım,şimdi yazıyorum işte...İçinden geçen her şeyi yaz,yayınla...Yazdıklarımın iyi olup olmadığını,ben kendi adıma söyleyeyim,irdelemiyorum bile...Yazıyorum, öyle işte...Güzel yüreğin hiç bir şeye üzülmesin,sen hep mutlu ol e mi? Tatlı kızını ve seni öpüyorum.Yürek dolusu sevgiler gönderdim size...

23 Mayıs 2018 09:43
Susku Kesiği

Ah sevgili Hadiye hanım.İnsan yerine konmayan bir çok Ayşe,bu yolu tercih ediyor maalesef.İnsan olmanın tek yolu,tek seçeneği olarak ölüm bırakılıyor ellerinde.İçimde fırtınalar kopartan bir Ayşe öyküsüydü şiirleştirdiğiniz,tıpkı diğer Ayşe'ler gibi...Yüreğinize sağlık değerli dostum.Selam ve sevgilerimi yolladım yüreğimden...

23 Mayıs 2018 08:33
Kızıl Papaz Vivaldi’nin Sıradışı Hikâyesi!

Dört mevsim,sadece dinlenilmez,adeta yaşanır...Vivaldi'nin hayatını çok akıcı bir üslupla anlatmışsınız.Bir solukta okudum.Çok güzel bir yazı değerli yazarım.Elinize sağlık.Saygı ve selamlar...

22 Mayıs 2018 23:23
Dunning - Kruger sendromu

"Bildiğim tek şey,hiç bir şey bilmediğimdir" demiş ya ünlü düşünür Sokrat,iyi mi etmiş,kötü mü etmiş bilemiyorum şimdi...Belki de bu söz yüzünden,cesaretimiz kırık,kim bilir? Bu sözü ve anlamını bilmeyenler,her yerde baş köşede...Bu ne yaman çelişki...Ama durum böyle değerli yazarım.Emin olun ki,hiç bir zaman değişmeyecek ve hep böyle kalacak.Benim hiç ümidim yok.Yazınız çok güzeldi benim açımdan.Son iki cümle ise,ayrıca alkışlanası cümleler...Çok doğru tespitler.Faydalandım.Elinize ve beyninize sağlık.Saygı,sevgi ve selamlarımı gönderdim...

21 Mayıs 2018 15:00
Dunning - Kruger sendromu

Evde,ölen eşinden kalan kalp ilaçlarını,ziyan olmasın düşüncesiyle kafasına göre içip,kalp krizi geçiren ve günlerce yoğun bakımda yatan hastalar tanıdım ben.Cahilliğin ve bittabi bunun getirdiği cesaretin neden olduğu, "bu kadarına da pes" dedirtecek ne olaylar gördüm,yaşadım.Zannettiğimizden daha çok var bu insanlardan etrafımızda.Nerede bir yerlerinden atıp tutan insan görürseniz,emin olun ki bu sendromdan muzdariptir.Kendini bilen insan çok az.Sorgulayan insan,kendi yeterliliğini de sürekli sorgular,elbettte ki her şeyi bilemeyeceği için,kendini olduğundan yetersiz bulur .Bu da onun için,cesaret kırıcı ve utanç kaynağıdır.Bu utanç yüzünden,ortalarda gözükmeyi pek sevmez,kendi içine döner.Sorgulamanın,böyle bir yan etkisi var işte :) Emekli oldum gittim,hala kendimi yetersiz bir doktor olarak görürüm.90 aldığımda üzülürdüm,niye 100 değil diye.Neden biliyor musunuz?Not hırsından değil,emin olun.O eksik bilgi yüzünden,bir hastanın canı yanarsa ne yaparım diye...>>> devam

21 Mayıs 2018 14:56
Dunning - Kruger sendromu

Bu çalışma 1999 yılında yayınlandığında,tıp dünyasında oldukça ses getirmişti.Ses getirmesinin en büyük sebebi,sıradan insanlarla değil,üniversite öğrencileri ile çalışma yapılmasıydı.Düşünün,toplumun eğitim olarak üst basamaklarında olan insanlarla yapılıyor bu çalışma...Bir de eğitimsizlerle yapılacak olsa,çıkacak sonucun vay haline...Bu çalışma nobel ödülü aldı değerli yazarım ama bildiğimiz nobel ödülünü değil :) 2000 yılında,Harvard üniversitesinin satirik bir anlam taşıyan, Ig nobel ödülünü aldı :) Bu sendromu taşıyan insanlar,hayatın her kademesinde var ne yazık ki.Siz sadece siyasi açıdan ele almışsınız ama,ben kendi adıma söyleyeyim,benden daha iyi tıp bilgisine sahip!!! olan,kafasına göre eczaneden aldığı ilaçları yazmam için bana getiren ne hastalar gördüm ben.O doktor,ben de sekreterim yaaa...Sağlık alanında olan cahil cesareti,en kötüsüdür,çünkü hayatınızla ödersiniz bunu...>>>devam

21 Mayıs 2018 14:55
Dunning - Kruger sendromu

Bu çalışma 1999 yılında yayınlandığında,tıp dünyasında oldukça ses getirmişti.Ses getirmesinin en büyük sebebi,sıradan insanlarla değil,üniversite öğrencileri ile çalışma yapılmasıydı.Düşünün,toplumun eğitim olarak üst basamaklarında olan insanlarla yapılıyor bu çalışma...Bir de eğitimsizlerle yapılacak olsa,çıkacak sonucun vay haline...Bu çalışma nobel ödülü aldı değerli yazarım ama bildiğimiz nobel ödülünü değil :) 2000 yılında,Harvard üniversitesinin satirik bir anlam taşıyan, Ig nobel ödülünü aldı :) Bu sendromu taşıyan insanlar,hayatın her kademesinde var ne yazık ki.Siz sadece siyasi açıdan ele almışsınız ama,ben kendi adıma söyleyeyim,benden daha iyi tıp bilgisine sahip!!! olan,kafasına göre eczaneden aldığı ilaçları yazmam için bana getiren ne hastalar gördüm ben.O doktor,ben de sekreterim yaaa...Sağlık alanında olan cahil cesareti,en kötüsüdür,çünkü hayatınızla ödersiniz bunu...>>>devam

21 Mayıs 2018 14:55
Toplam blog
: 162
Toplam yorum
: 360
Toplam mesaj
: 15
Ort. okunma sayısı
: 288
Kayıt tarihi
: 24.08.11
 
 

Evli ve bir oğul annesi, emekli tıp doktoruyum. Paylaşacağım linkte, halk müziği ile ilgili çalış..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    BLOGLARIMDA KULLANDIĞIM TÜM FOTOĞRAF VE GRAFİKLER,BANA AİTTİR.