Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Cihan Kırmızıgül Davası, Mehmet Ağar Davası! Düzenin Adalet Sistemine Dair İki Güzel Örnek…

TV da izlediğim kadarıyla Urfa'daki mahkumların bazısı tuvalet önünde, yere serili yatakta kalıyormuş (mahkum yakınının görüntülü beyanı); dediğiniz gibi bu ülkede kiminede ''cezaevlerinden ceza evi beğen'' deniliyor; hem sakin, hem güvenlikli, hem de ailene yakın olanı seç. ''Benim yönettiğim ülkede; adalet var ve ayırımsız her vatandaşa aynı mesafedeyiz, biz elit kesime değil halka hizmet için varız, efendi değil hizmetkar olmak için geldik, suç işleyen herkes kanun önünde aynı muameleyi görür'' diyebilen bir yetkili çıkarsa elini beş defa öperim. Bağcı ile derdi olan namerttir; üzümü ağız tadıyla ve adilce yenilebilen bir ülkemiz olsun istiyoruz.

18 Haziran 2012 11:19
Kime Müstehak? Kemalistlere mi, Liberallere mi?

Bu kamera kayıtları, derin ilişkiler v.b ilk ortaya çıktığında TRT de yayınlanan ve bu yönüyle de tartışılan, sonra Kanada'ya kaçan, haham kılığında dolaştığı söylenen bir adam vardı; adı da Mahir Güney'miydi ne, o adam ne demişti: ''Mahir Kaynak'ın MİT mensubu olduğu açığa çıkınca, o'nun yerine CHP'nin başına Deniz Baykal'ı getirdiler''. Bu laf kısa bir süre tartışılmış, pek de ciddiye alınmamıştı...

10 Haziran 2012 00:31
Eşcinsel Sorunları ve Anayasa'nın 3.Maddesi

Saygıdeğer Hocam; şu hakkı, bu hakkı, kadın hakkı, erkek hakkı, kürt hakkı, türk hakkı, rum hakkı,ermeni hakkı, laz hakkı,azınlık hakkı, içme hakkı, inanma hakkı, bedenini satma hakkı, alçak tonda nara atma hakkı... Neymiş bu bizim Hakkı! Binlerce sayabiliriz. Ne dersiniz bilmem, ama ben 80'lerin bozuk plakları gibi bu konuda yıllardır takılıp kaldım, ilerleten bir düşünceyi de henüz bulamadım: ben diyorum ki; şu-bu hakkı diye birşey olamaz, insan hakkı vardır sadece, mihenk taşı budur; yoksa cinsiyete dayalı hak, soya-sopa dayalı hak, fizyolojiye bağlı hak, bunun sonu gelir mi? Koca kadını dövmüş; kadın hakkı.. Olmaz ihlal edilen insan hakkıdır, dayak yiyenin cinsiyeti mi olur. Zorla travesti mağdur edilmiş, insan hakkıdır zarar gören. Komutan eri dövmüş-sövmüş; asker hakkı değil, insan hakkıdır zedelenen. Anayasaya çocuk- büyük, erkek-dişi, kürt-arap, laz-türk, işçi-patron v.b. demeksizin TEMEL İNSAN HAKLARI kazınarak yazılmalı ve ihlali çok ağır suç sayılmalıdır. Saygıyla okuyorum.

26 Mayıs 2012 13:30
Didim'in Poseidon'u...

Keşke diyorum Hocam; keşke Batıdaki bu hazmeden, hoşgören, tarihe saygılı anlayış Doğuda da olabilse. Bir kere batıya seyahatim sırasında görmüştüm; bazı yerleşim yerlerinin isim levhası bilmediğim bir yabancı dilden (Yunanca veya Rumca olabilir) yazılı idi. Doğudaki yerleşim yeri isimleri için yapılan tartışmaları basından okurken kıyaslamış ve yadırgamıştım. Batıda insanlar pek yok, taşınmışlar, ama dillerinden yazılmış levhalar var; Doğuda insanlar var, taşınmamış ve bırakın heykel dikmelerini, kendi dillerindeki köy isim levhası bile sancılı. Hayırlı olsun hocam, bir gün ilçenizi görmek umarım nasip olur.

26 Mayıs 2012 13:11
Zamanın bilinmez bölümü

''Zamanın bilinmez bölümü'' henüz yaşamadığımız kısımı olmalı değil mi Şairim?

25 Mayıs 2012 12:52
Umuda kilit

Yargı içinde var olduğu söylenen güç, Cemil Çiçek Beyi bile geri adım attırdı. Hiç beklemiyor olmalıydı ki; partilere çözüm formüllerini hazırlatmıştı, vekil mahkumları çıkartacağız demişti, ülkemizi bu ayıptan kurtaracağını söylemişti, ama kendisi gibi düşünmeyen ve hatırı sayılan bir güç vardı, onların dediği oldu. O güç veya ağır basan hatırı, birgün Başbakanı bile ofsayta düşürebilir. Evet CHP; bir bakıyorum, penceresinde mezhepçilik reklamı; bir bakıyorum, penceresinde Dev-Genç reklamı; bir bakıyorum, kafasında imam takkesi; bir bakıyorum, bayrak ve Atatürk, ordu. Oy sayısını artırabilmek umuduyla nereye sarılacağını şaşırdığının sanki farkında bile değil. Bir ilçe başkanı seçerken bile birbirini boğazlayan bir partinin oy topladığını gören-duyan varmı ola? Eeeee ! Ne demişler: Denize düşen yılana sarılırmış. Yılan hiç düşen adamı kurtarır mı? Umut işte...

22 Mayıs 2012 02:27
Abdullah Gül'ün muasır medeniyet kriterleri hakkında

Asker ölünce Genel Kurmay Başkanına baş sağlığı dileniyor (Başbakan, Cumhurbaşkanı ve benzer makamdakiler tarafından). Uluderede köylüler bombalanıyor; yine Genel K. Başkanına, biraz da hükümete(istihbarat açısından) hesap soruluyor; böyle günlerde Cumhurbaşkanı hatırlanmıyor, ama örneğin 30 Ağustos Bayramı ve benzer zamanda Başkomutan Cumhurbaşkanıdır bayramı da o kutlar, baloyu da o verir deniliyor? Bir çelişki kokusu aldınız mı; iyi günde Başkomutan, dar günde uzaktan akraba!

22 Mayıs 2012 02:01
Bekir Coşkun, Başbakan ve Salih Kapusuz...

Dindar olma fikirini öne sürme temelinde birleşip, iktidarı ele geçirdikten sonra büyük zaferlerine doğru yürümekte olan bu gurubun; zaman zaman doğru yaptıklarına tanık olmakla birlikte, sıkça da kendilerini gizleyemediklerini görüyoruz. Bekir Çoşkun ve onlarca yazar için takındıkları düşmanca tutum; evrensel insan haklarından ve fikir hürriyetinden yana olmadıklarının, bu kafa yapısındaki insanların yalnızca düşüncedaşlarına hoşgörülü olacaklarının açık bir göstergesidir, ama bu ince noktayı görme yeteneğine sahip insan miktarı nicel olarak azdır. Ne mutlu evrensel insan haklarını ve düşünce hürriyetini şiar kabul edebilen nicel olarak az olsa da, esasen lokomotiflikleri nedeniyle çoğunlukta olan insana.

15 Mayıs 2012 14:49
12 - 18 Mayıs Hemşirelik Haftası

Ağır, orta veya hafif her hasta başında dolanan hemşiresini, kendisini hayata bağlayacak olan kanatsız beyaz bir melek olarak görür ve ona minnet dolu bakışını gizleyemez. Onu ve doktorunu gördükçe güvende olduğunu hisseder ve sağlıklı yaşama dönebilme umudu her defasında tazelenir. Buna rağmen; orman içinde veya deniz kenarındaki dayalı-döşeli dairesinde bir-iki kağıt evrak işine bakan memur ile aynı maaşı alır, aynı kanuna tabidir (657), aynı zammı görür. Memur yanlış yazarsa kağıdını yırtıp yenisini yazar, hemşire yanlış yaparsa hastasını yineleme şansı yoktur; bu kadar mühim bir iştir hemşirelik, sağlık emekçilerinin tamamı özel bir taltife mazhar olmalıdır, ama hani nerdeeee... Ellerinizden öpüyorum; işini iyi yapan ve bu yolda çaba gösteren hemşirelerin.

15 Mayıs 2012 01:27
"Omuz omuza..."

Bir yorumda bulunmak haddim değil, ama tebrik edip teşekkürdemi etmeyelim...

11 Mayıs 2012 01:48
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 51
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1176
Kayıt tarihi
: 11.11.11
 
 

İyi-kötü, kendimize göre bir Fırat idik, ama artık okyanusa karıştık, emekli memurum. Dünyada..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster