Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Cami-ahır polemiği

Son on yılda kaç adet fabrika açılmış, sanayi alanında faaliyete sokularak işçi çalıştırmaya başlanmıştır. Son on yılda kaç adet kar eden kamu kuruluşu şahıslara ucuz ucuz satılmıştır, işten çıkartılanlar olmuş mudur. Herbirinin o günün şartına göre yeterli gerekçesi olan cami kapatma veya geçici olarak amaç dışı kullanımının altında buzağı aramak ve buradan hareketle küçük hesap peşinde olmak gibi utanılası bir yola sapmak yerine milyonlarca veya yüzbinlerce camisi olan islam idaresindeki ülkelerin dünyadaki gelişmişlik ve kalkınmışlık seviyesine, medeniyetten nasiplenme oranına iyi bakıp derin düşünmek uygun ulacaktır. Kutsal sayılan Arabistan (Mekke-Medine) toprağını Saddam işgalinden korumak için ne Müslümanlık, ne Kur'an ne de cami sayısına güvenilmiş, Hristiyan Amerika ve Avrupadan yardım istenmiştir. Velev ki gerçek olsun; heryerde namaz kılınır, ama her yerde sanayi gelişmez, ekmek kazanılmaz

28 Nisan 2012 12:35
Sabır taşı mıyım?

Kutluyorum, beğendim efendim...

22 Nisan 2012 20:21
İnsan Yaşamını Tehdit Eden Yeni Trend

Yarın kendimiz ya da en çok sevdiğimiz, sıranın kimde olduğu bilinmez, bu zalım hastalığın pençesine düşünce kime çatacağız, kimin yakasından tutacağız, yoksa mecalsiz mi düşeceğiz. Feryat etmek için illaki bizim kapımızı çalması mı gerekir. Bizim vergimizden maaş alıp da bizim sağlığımız için titremeyen, halkımın, çocukların sağlığı ile oynatmam, kasnseri tedavi edeceğim diye harcayacağım parayı onu önlemek için harcarım demeyen yetkiliyi ben neyleyim, olmasın daha iyi. Sayın hemşehrim, yazınızın alt ucuna ek yapayım dedim. Saygılarımla.

10 Nisan 2012 21:25
Sevişmek istiyorum!

Kuş, kedi, köpek; ya kafeste ya da boynuna geçirilmiş bir ipin uzunluğu kadar hür.. Eksik olsun böyle hayvan sevgisi; bırakın hür yaşasınlar, eziyet etmeyin. Sizi bilmem, ama ben bir gün tutsak yaşamamak için nelerimden vazgeçerim bilemezsiniz. Deve güreşmesin, at koşmasın, boğa vuruşmasın, horoz kapışmasın, güvercin takla atmasın, papağan konuşmasın, kuş kafeslenmesin, köpek boğuşmasın, av mevsimi olmasın, tavşanın yavrusu annesiz kalmasın kurdun tilkinin yavrusu da; bırakın hayvanların yakasını, biraz vicdanınız sızlasın.

06 Nisan 2012 16:28
Komşularımızla ilişkilerimiz hızla bozulurken...

Yorum yapılacak, katkı yapılabilecek eksik birşey bırakmamışsınız; tastamam ve dosdoğru, tabii ki anlayana..

06 Nisan 2012 00:52
Issızlaşmak

Şair esasen yalnız sayılmamalı, umudu var; sevdiği... Gerçek yalnızlık umutsuzluğu da kapsar ve umudu olmayanlar kapkara yanmışlardır; uzakta da olsa, bir mum ışığı şiddetinde de olsa umut ışıktır; ışığa doğru olan yürüyüş, sönmedikçe devam eder. Işıklar sönmesin mi?

06 Nisan 2012 00:41
Yolcuydum Dosta doğru

Yine okuyunca keyif aldığım, akıcı bir yazı; konu buruk acı, ama anlatımdaki başarı ve insani, vefalı ziyaret ''ballı, taze tere yağlı, sıcak ekmekli kahvaltı'' gibi olmuş.

03 Nisan 2012 21:11
Hayat bir çocuğa nasıl anlatılmalı?

Hocam, çok faydalı. Sağolun.

03 Nisan 2012 20:44
Eğitim sisteminin düşündürdükleri

Hocam, son paragrafta ilk 4' e başlayacak olmalı galiba, bir yazım hatası mı? Sn. Hocam, olacakları hiç atlamadan başarıyla sıralamışsınız. Kimileri bunu yaşamayı, yeniden 1400 yıl öncesinin kültürüne dönmeyi çok arzuluyor, onların gözü aydın, müjdeler olsun; kimileri de bundan hoşnut değil, çok endişeliler. Bu endişelilerin endişesi çok, ama sayısı ve gücü az; onun için endişeliler çok üzülecek. Haa! Bu arada ''İNANÇLI BİR NESİL'' nasıl yetişecek ana hatları belli oldu: Ağacı yaş iken (minnacik akılı henüz sorgulayamazken, eğriyi doğruyu bilemez iken, henüz gözü açılmamış bıldırcın yavrusu iken), yani 5 yaşında iken eğerek, onlara promosyon vererek (tıpkı büyüklere kömür, gıda, paket promosyonu verilerek sonuca gidildiği gibi). 4+4+4+4+4'e ulaşmanın, yani inançlı nesil yetiştirmenin başlangıcı imiş meğer bizim 4+4+4. Hayırlı olsun, ya Allah Bismillah...

02 Nisan 2012 23:10
İnadına sevmek

Sizin dediğiniz bu ''K. Hayat'', kimilerine çok görüyor bir gıdım mutluluğu; bu zincir kırılmalı, kırılmalı da nasıl? Ve daha ne zaman?

02 Nisan 2012 22:24
Toplam blog
: 30
Toplam yorum
: 51
Toplam mesaj
: 8
Ort. okunma sayısı
: 1176
Kayıt tarihi
: 11.11.11
 
 

İyi-kötü, kendimize göre bir Fırat idik, ama artık okyanusa karıştık, emekli memurum. Dünyada..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster