Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Eşeli -3

Anneler ölmezler; sonsuzlukta yaşarlar. Bir yanları ışık ve avuçlarında güneşi taşırlar çocuklarına...

03 Mart 2014 03:10
Bilinmeze Doğru

öncelikle bilincine sağlık Ayşen hanım, Bu tür yaşanmış/yaşanacak kırık ve eksik kalmış sevdalarda hep hüzün olacaktır. Ama unutulmayacaktır! Hep aklımızın bir köşesinde canlı ve pusuda kalacaktır. Gün gelecek bir müzik sesi, bir bağırtı, bir yaşanmışlık onu oradan, saklandığı yerden çıkaracak...Yürüyecek belki de bilinmeyene değil, bilinene... Belli mi olur? Sonu hüzün olsa da...

17 Şubat 2012 02:26
Hayat işte

Yaşam bu işte! Sevincin yanında hüzün, hüznün yanında sevinç...Hep iç içe...

12 Şubat 2012 23:45
Baba Kız Aşkları

Her insanın yaşamında,ona hayat veren,boşluğunu dolduran, eksik yanı bulunmayan çoçuklar (genelde babalarını idol olarak görürler, O'na öykünürler.Bu sevgi köprüsüdür. Bu köprüden geçen her çocuk, kendisinden sonra gelecek olanlara da sevgi aşılar...kaleminize sağlık Dilek hanım...

07 Şubat 2012 02:20
Sadakat

Bu canlılar, binlerce yıldır masallarda, batıl inançlarda, tıpta ve ekonomide önemli roller oynadı. Ama şimdi, tam da bu harika hayvanların geleceği tehlikeye girdiği anda, Kanadalı biyolog Amanda Vincent gibi araştırmacılar bu canlıyla ilgili yeni bilgiler elde ettiler. Vincent, İngiliz çalışma arkadaşı Heather J. Hall ile birlikte kısa süre önce, bilimsel literatürde "hippocampus" olarak geçen denizatı hakkında, dünya çapında ilgi gören bir araştırma yayımladı. Bu iki uzmanın, hippocampus'ların (anlamı at tırtılı) yaşamı ve aşkları üzerine yaptıkları açıklamalar, "Alice Harikalar Diyarında" masalındaki kadar inanılmaz ve şaşırtıcı... Dev okyanuslarda yaşayan yırtıcı balıklar ve tehlikeli canavarlar arasında vitrininden çıkmış sevimli bir oyuncak gibi görünüyor. Deniz omurgalıları arasında tek dik duranı... Başını öyle önüne eğmiş ki, ona bütün çekiciliğini veren o ünlü at başı şekli çıkmış ortaya. Gövdesi, pullarla değil, kemiksi düğmeciklerle kaplı. Ancak, bu ağır zırhın altında bile bir peri kadar hafif ve zarif süzülüyor. Renkleri canlı turuncudan turkuvaz mavisine, parlak sarıdan koyu kırmızıya kadar geniş bir yelpazeye dağılıyor. Bazen de siyah, gri ya da haki yeşil de olabiliyor. Bu ağır zırhın altında, bazen tırnak büyüklüğünde, bazen de 30 santimetre boyunda gösterişli bir denizatı bulunabiliyor.

17 Ocak 2012 17:25
Şaşıracak ne var bunda?... Gözyaşlarının tadı başka başka olur

Sevgili Vildan Hoca, 'şaşıracak ne var bunda?' diyorsunuz ama, meşe ağacını öyle güzel betimlemişsiniz ki, hayran kalmamak elinde mi insanın... Yarın sabah ilk işim, koca bir meşe ağacının resmini bulup, çerçeveletip asmazsam evimin duvarına, meşe çarpsın beni...

14 Ocak 2012 22:10
Ant olsun ve şart olsun ki umursamayacağım!... Nerde benim şu Cımbızla Ayna?...

Sevgili Vildan Hocam, Bir elinde cımbız ve ayna olan kadınlara selam yollamışsınız. Ya eline cımbız ve ayna almamış kadınlara ne yolluyorsunuz? Hadi onlara da benden selam olsun.... Yüreğinizden kaleminize damlattığınız bilinciniz yol göstersin tüm kadınlara...

14 Ocak 2012 22:00
Deprem... Kar... Poyraz... Ahhh Başımmm... Ve... Ak Balıkçıl

Sevgili Vildan Sevil Hoca, Ortadoguyu ve Haarp'ı ne güzel anlatmissiniz. her ne kadar bir ara ak balıkçıl ile bedenlerinizi değiştirmek isteseniz de...Artık siz mi vazgeçtiniz yoksa ak balikçıl mı? Bilinmez. Bilinen bir şey var ise,o da savaşların kaçınılmazlığıdır. Artık başka baharlara kanat çırpıyordur ak balıkçıl...

14 Ocak 2012 21:55
Toplam blog
: 60
Toplam yorum
: 20
Toplam mesaj
: 1
Ort. okunma sayısı
: 210
Kayıt tarihi
: 12.01.12
 
 

1977-78 İzmir Namık Kemal Lisesi Edebiyat Bölümü mezunuyum. Çesitli dergi ve sayfalarda öykü, den..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster