Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Yaşa da öyle git…

Hayatın hakkını vermek,vicdanen rahat ve huzurlu olmak en önemli şey hayatta..Yaşadığın süre,başına gelenler,karşına çıkanların çok bir önemi yok aslında.....Ama her şey bir yana bu hayatta gerçekten yaşamaya değer en önemli şey Aşk ama onu da yaşamak herkese nasip olmuyor malesef,o nu yaşayabilener,bir kere bile olsa tadına varabilenler bence çok şanslı..... Ben de de bu yazıyı okuyunca Zülfi Livaneli'nin ''Dünyayı güzellik ,kurtaracak......Bir insanı sevmekle başlayacak herşey ''şarkısı çağrışım yaptı nedense??? Sevgilerimle,saygılarımla......

14 Aralık 2012 15:23
Empati

Hakikaten çok ince ve duyarlı bir davranış.Empati kelimesinin hakkını vermek üzere yapılmış çok anlamlı bir davranış şekli.Bunu yapan adamın alnından öpmek lazım Ali bey! Bence böyle bir arkadaşınız olduğu için siz de çok şanslı sayılırsınız... Bir yerde duyduğum bir hikayeyi çağrıştırdı bana: Ressamın birinin çok değerli bir tablosu varmış ve tabloyu 100 milyara satın almak isteyen bir iş adamına satmamış ressam ertesi gün abisine doğum günü hediyesi almak isteyen bir çocuk tüm tabloyu abisine doğum günü hediyesi olarak almak istediğini ancak tüm mal varlığının 100 milyon lira olduğunu söylemiş.Ressam resmi çocuğa paketleyerek vermiş.Yanındaki arkadaşı buna çok şaşırmış ve sormuş : -'Neden dün o kadar para verdiler de vermedin ve bu çocuğa bu kadar ucuz bir fiyata tabloyu verdin ?'diye Ressam bu tablo için daha çok para verecek birileri de çıkabilirdi, ama benim tablom için tüm mal varlığını verecek birisini bulmam çok zordu o yüzden verdim tabloyu demiş....

02 Eylül 2010 20:42
Ömür dediğin bir gün, o da bu gün

Ne kadar yaşarsan yaşa önemli olan sanırım geride kalan ve seni tanıyanların belleğinde hoş bir sada gibi iz bırakabilmek ve kötü anılmamak ,gerisi boş hakikaten.Her neye sahip olursan ol, her ne yaşamış olursan ol,hayatın bittiği an herşey bitiyor. Bunları insan kendi kendine hep telki edip zaman zaman hatırlıyor ama sanki bu gerçek yokmuş gibi yarım saat sonra hayatın anlamsızlığında yine kendini saçma sapan birşeylerle uğraşıp,saçma sapan bir şeye kafayı takmış olara bulyor.Ben de bunu insanın neden yapmaktan kendisini elıkoyamadığını bir türlü anlayamıyorum??? Hani gün bugün dü??geleceğe yönelik kaygılanıp tasalanmaya,önemsiz şeyleri kafaya takmaya gerek yok tu???

17 Ağustos 2010 13:56
Kapı

yıllar ve tecrübeler öğretiyor da; bazen insan yine de öğrenmemekte direniyor ve ınadına o kapıyı zorluyor. Yollar yürümekle aşınmadığı gibi ,kapılarda olup olmadık aralanıp içeriye dalınmadıktan sonra,temkinli ve kontrollu aralandıkatan sonra zarar vermiyor... Hayat tecrübesi denilen şey malesef acılarla ve kötü tecrübelerle elde ediliyor ...

01 Ağustos 2010 22:35
AVM'lerin kızışan (pi)yasa mücadelesi!

AVM lerin mantar gibi hemen hemen her şehirde ve metropollerde nerdeyse her semtte ve yenilerinin sürekli açılmasını ben sağlık sektöründe özel hastanelerin açılmasına benzetiyorum.Bir dönem devlet politikaları özel hastaneleri çok fazla destekledi ve abartılı bir şekilde özel hastaneler açıldı ve şimdi ihitiyacın çok üzerinde özel hastane açıldığı için sağlık bakanlığı yeni özel hastanelerin açılmasını çıkartılan yasalarla kısıtlama yoluna gitti.Aynı kısıtlamaların bir süre sonra AVM ler içinde yapılabileceğini düşünüyorum. Bilemiyorum bu ülkenin gerçekten bu kadar çok alışveriş merkezine ihtiyacı var mı???Sayı anlamında sürekli alışveriş merkezlerini ve özel hastaneleri arttırmak istihtam ve iktisadi olarak olumlu yönleri olsa da ihtiyacın ve gereksinim dışı özel hastane ve alışveriş merkezlerinin sayısının artmasını çok doğru bulmuyorum.Tabi sermaye sahipleri için bu sektörler çok daha cazip olabilir yatırım açısından ama olayın başka boyutlarını da düşünmek lazım.

23 Şubat 2010 00:02
Saygı

İnsan olarak yaratılmak ve gerçekten insan olabilmek çok farklı şeyler. İnsanların gerçek yüzünü bazen insan görmek istemiyor ve gözlerini kapatıyor ama bir süre sonra hayat o insanın gerçek yüznü bir şekilde karşınıza çıkarıyor. İçinde iyiliği her şeye ve herkese rağmen yaşatabilen ve kötülük tohumlarının filizlenmesine izin vermeyen insanlar ile içersinde kötülük tohumlarını besleyip büyüten insanların yolları kesiştiğinde nedendir bilinmez iyilik kötülüğü ezip geçmesi gerekirken kötülük her zaman hileli yollara başvurarak iyiliği gölgede bırakmaya çalışır. Ama kötülük kendi karanlığında ona sarılan insanları da zaman içersinde yoketmeye mahkumdur.Kötülük her zaman insanı dibe çekerken,insanların ruhunu çürütürken iyilik insanı yücelten insan olmanın gerçek göstergesidir. Zaman zaman yaşnanhayl kırıklklıkları karamsarlığa kapılmya sebebiyet verse de 'Dünyayı ve insanlığı güzelik ve iyilik kurtaracak' gerçeğini unutmamak ve her daim kendimize hatırlatmamız lazım

17 Şubat 2010 12:06
Önce okşarlar.

Yine çok gerçekçi ve güzel bir analiz olmuş Ali bey elinize sağlık. İyilik denilen şey temel olarak karşılık beklemeden yapılan ve karşı tarafın menfaatine olan şey olmalı.Ama malesef ne insanlar , ne de ülkeler kendi çıkar ve menfaatleri eğer yoksa karşılıksız bir iyilik malesef yapmıyor. Tamamen göstermelik ve samimiyetsiz bir dostluk anlayışı ile aslında yardımsever görünüp o yardımseverliğin altında kendi maddi -manevi çıkar ve menfaatini düşününelerin gerçek yüzünü görebilmek lazım.Tabi buna paralel olarak da böylelerine güvenmemek lazım. Belki paranoyakça bulacaksınız ama ben eskiden insanlara aslında hep pozitif yaklaşıp 'herkesin özünde hep iyi olduğunu' düşünürdüm ama 40 lı yaşlarıma geldiğimde bu düşüncem tamamen değişti ve yaşadıkça ve insanların gerçek yüzlerini gördükçe ve hallerini anladıkça bu düşüncem çok değişti malesef. Ama bunun da güzel bir faydası var artık insanlar ile ilgili daha az hayal kırıklığı yaşıyorum.Çünkü herkesden herşeyi bekliyorum:).....

17 Şubat 2010 11:47
Söyledim aşkımı ben: Ankara Metrosuna...

Bir garip yolcunun hayat yolunda yolculuk yaparken geçilen duraklardan hüzünlerin ve yanlızlığın şehrinde, memleketimizden farklı insan manzaralarının Ankaradaki gözlemlerinizle süslenmiş bu güzel sunumda ben kendimi Ankaraydan inip Kızılayın kalabalığndan Sakarya caddesine süzülüp, orda bol soğanlı Arnavut ciğerini yemiş, üstünede buz gibi iki tane bira içmiş gibi oldum sayenizde.... Bu sanki kızgın kumlardan serin sulara atlamak,içmeden yıkılıp sarhoş olabilmek gibi bir şey........ elinize sağlık arnavut ciğeri hakikaten bol soğanlı çok lezzettli olmuş:))))

04 Ocak 2010 23:38
YENİ BİR GÜN....

Yaşadığımız acılara,sorunlara ve başımıza gelen kötü şeylere rağmen hayattan vazgeçemiyoruz çünkü o içimizdeki umut ışığının bir şekilde hep canlı tutuyoruz .Bu sıkıntıların bitip huzura erişebilme hayali ile umudumuzu kaybetmedikçe hayata sıkı sıkı sarılmayı başaramasak bile ucuna hep tutunabilmek lazım. İstediklerimize belki kavuşamıyoruz ve sahip olamıyoruz ama hayat bize kötü şeyleri yaşatırken çoğu zaman iyi şeyleri de esirgemiyor ama insanın doğası hep iyi şeyleri alıyım, benim olsun ,kötü şeyler benden ve sevdiklerimden uzak olsun şeklinde!!!Ama hayatın kuralı böyle işlemiyor ;hayat insana sunulan bir paket gibi şansına bu paketten iyi şeylerde çıkacak,kötü şeylerde.İyi şeyler ile sevinip mutlu olacağız ama kötü şeyler ile de mücadele edeceğiz,yıkılmayacağız.

01 Ocak 2010 12:49
Kendimle Konuşmalar-III

yaşarken başımıza gelen ve ilk etapta bize kötü gibi gelen şeyler belki de daha sonra iyi şeylerin başımıza gelmesinin bir sebebi olabiliyor.Yani Kötü bir sonuş güzel bir başlangıcın sebebi olabilyor ve başlangıçta kötü gibi olan bir şey zaman ilerledikçe güzel bir şeyle sonuçlanabilyor yani hayatın içinde hep sürprizler var ve bu sürprizler hep yaşarken bizi şaşırtmaya devam edecek!!???Bazen insan kendi yaşadığı ve başına gelen şeye inanamıyor ve yaşanan şey sanki rüya gibi geliyor !!??hayat zaten hayal ederek ve güzel şeyleri ümit ederek bizi engin dalagaların olduğu bir okyanusta sürüklerken bir batırıyor bir çıkarıyor ama olsun bu heyecanlar, sürprizler , bilinmezelik ve gizem hayatı çekici kılıyor ve sanki devamını merak edipte sürüklenilen bir dizi film gibi bizi sürüklüyor peşinden.Hepimize güzelllikler , keyifli ve iyi seyirler ile dolu yeni bir yıl diliyorum.

01 Ocak 2010 12:24
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 41
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 3120
Kayıt tarihi
: 28.05.08
 
 

Sağlık sektöründe çalışıyorum ve 30 lu yaşlarımda kendimi, hayatı ve insanları anlamaya ve çözmey..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster