Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Turuncu anne kedicik ve yavrularının akibet' i!..

Minik yavru kedilerle ilgili minik yazını keyifle okudum değerli dostum. Biz bu alt kat balkon sendromunu yıllardır yaşıyoruz. Senede, 40-50 yavru bizim balkonda doğar. Sağda solda yavru kedi bulanlar da, gece karanlığında balkona bırakır sessizce. Eşim 100 tane olsa bakar. Hala nasıl aklını kaçırmaz şaşarım. Öylesine bir sevgi. Sabah akşam yemekleri hazırlanır, iki balkona servis yapılır. Büyütürüz, bazen bana kalır bakımları. Şakacıktan korkuturum onları, bir daha gelmesinler diye. Burada olsaydın getir bizim balkona derdim. Ama çok sayıda hayvansever ve dernek var. Biraz araştırma ile mutlaka sana yardımcı olacaklardır. 1,5-2 ay kadar anne sütüne ihtiyaçları olur yavruların. Sonra zaten bırakır gider anne kedi ve hatta tanımaz bile. Sen misin tanımayan, büyüyen erkek yavru kedi de annesini hamile bırakır. Allah kolaylık versin, ve iyi ki taşınıyorsun, öyle hemen bonfile ile işe başlarsan kimse gitmez o balkondan. Ben bile gelirim. Sevgilerimle.

17 Nisan 2007 18:01
Hayallerim vardı benim…

Bazen yaşamın tüm hayallerimizi alıp götürdüğünü sanırız, Tüm umutlarımızı yitirdiğimizi düşünürüz. Oysa biraz içe dönünce oradaki yeni umut kıvılcılarını keşfederiz. Sen hayallerini tüketecek biri olamazsın sevgili Açelya. En azından Bir Rahmaninof dinler canlanırsın. Beklediğin yazıyı yazdım. Hoşça kal. Sevgi ve saygılarımla. Enfal

13 Nisan 2007 20:38
Portakal çiçekleri ile gelen bahar kokusu

Senin de çok sevdiğin İzmir ve Karşıyaka ile ilgili geçmişe özlemimi "Bir zamanlar Karşıyaka" adlı yazımda ifadeye çalışmıştım. Bir zamanlar portakal, mandalina, erik ağlarıyla dolu, yasemenler kokan o güzelim Karşıyaka şimdi beton yığını oldu. Ben de baktım olmuyor, Nisan yağmurlarını yazdım. Arkadan senin portakal kokuların ulaştı buraya. Gölgem gibi hissediyorum seni, ve bu bana adlandıramadığım bir mutluluk veriyor. Yüreğine sağlık, sevgi ve saygılarımla, hoşça kal. Ömrün ruh güzelliğin gibi geçsin. Sen henüz "çok eskidendi" diyemezsin. O zaman ben sözcük bulmakta zorlanırım. Enfal

10 Nisan 2007 11:42
Çocuklar bizim geleceğimiz...

Duyarlığınız gerçekten örnek alınması gereken ve asil bir davranış, yürekten kutluyorum sizi. Hoça kalın, esen kalın. Enfal

09 Nisan 2007 14:15
Prag Senfoni Orkestrası ve kameraman rezaleti

Böyle haberleri ancak senden alabiliriz, tabi. Gözlemlerin beni güldürdü.Önce o kameramanların yönetmeni bu konuda eğitilmeli. Müziği duyumsamak için zaten gözleri yummak yeterli, sen de gereğini yapmışsın, diğer ayrıntılara dalıp müziği ıskalamadan.Sevgilerimle, ( beklediğin yazı üzerine çalışıyorum) Hoşça kal. Enfal

05 Nisan 2007 13:00
Dünya Tiyatro Günü'nün ardından

Böyle bir duyarlığı senin dile getirmene hiç şaşırmadım, Sevgili Tuğba. Bir zamanlar o sahne tozunu yutmuş, şimdi kırık heveslerle yaşayan biri olarak çok iyi anlıyorum, hissediyorum yazdıklarını. Sanki, artk bazı şeylerin ters yüz edilme vakti geldi diye düşünüyorum. Küçük sevinçlerimizi, mutluluklarımızı da yitirirsek yaşamın ne anlamı kalacak? Ama senin gibi pırıl pırıl ve kendi gücüne inanan geçlerin varlığı umudumu arttırıyor. Gözlerinden öperim. Hoşça kal.

04 Nisan 2007 16:40
Ve zaman...

Bir iç döküş, bir yılgınlık var yazılarınızda. Belli ki incinmişsiniz, kırılmışsınız, belki de en hassas dönemlerinizde. Bakın ben hala direniyorum ve umut doluyum. Eski bir arkadaşmdan anı kalan ve sevgili Fulya'nın da çok beğendiği bir sözü hatırlatacağım size; " hayat çizginize asla küsmeyin". Hayat zaten hep acı-tatlı. Lütfen gülümseyin, eminim size çok yakışıyordur. Daha çok gençsiniz, şu baharı doya doya yaşayın sonrası gelir. Sakın içinizden " ah, bir bilseniz" demeyin. Sevgi ve saygılarımla, hoşça kalın. Enfal

04 Nisan 2007 16:23
Mimozalar...

Çok sevimli bir yazı, Mimozalar, yüreğinize sağlık. Bütün çiçekler gbi İzmir Mimoza'larla bir başka güzel görünür. Sevgi ve saygılarımla, Enfal

04 Nisan 2007 16:09
Kendine ait bir ev...

Sevgili Fulya, yazın içimi ısıttı, çok teşekkür ederim bu güzel ve içten duygularını paylaştığın için. İşte insan ruhu böyledir, çok kez özgürce kanat çırpmak ister. Bazen de güvenli, küçük yuvasını özler. Dilerim her şey gönlünce olur. Hoşça kal.

03 Nisan 2007 13:58
Bahar geldi

Aynı günlerde Bahar'ı hissedip yazıya dökebilmek çok hoş. Yazınızı zevkle okudum. Hele aşığı olduğum, Orhan Veli ile yazınızı süslemeniz beni mutlu etti. Sevgi ve saygıarımla, Enfal

02 Nisan 2007 10:40
Toplam blog
: 220
Toplam yorum
: 286
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1991
Kayıt tarihi
: 02.07.06
 
 

Yazmak, ufkun da ötesine taşan engin bir serüven gibi gelir bana ve gençlik yıllarımdan bu yana v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 

 
 
     
     
     
    Günaydın, bugün güzel bir gün olacak, doya doya yaşayın.