Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Bak işte 1100 oldum

Sana nasıl yetişelim, bu yaştan sonra dilim dışarıda peşinden koşamam, ha gayret biraz daha yazayım desem parmaklarımda güç kalmaz. Bir de sabah akşam konu bulmak lazım, yok yok, en iyisi sen yaz ben okuyayım. Arkanda kaplumbağa yürüyüşü ile geliyorum işte. Nice yenilerine diyorum. Sevgiler.

12 Aralık 2010 19:49
Seni Çok Seviyoruz, Biliyorsun Değil mi?

Büyük acınızı paylaşır, merhum babanıza Allah'tan rahmet size ve ailenize baş sağlığı ve sabırlar dilerim. Ruhunun ebedi huzura kavuşmuş olması sizler için bir teselli olur belki. Saygılarımla efendim.

01 Aralık 2010 20:06
Kraliçe Lear

Onunla ilk kez 1963 yılında, Tiyatro ile ilgilendiğim dönemlerde, eski İstanbul Tepebaşı Tiyatrosunda tanıştım. Giriş kapısında bekliyordum, spor bir araba ile geldi, hala hatırlarım, gri bir tayyör ve bordo renk bluz giymişti, ve çok güzeldi. İki hafta kadar beni çalıştırdı. O günlerde Brecht'in, Üç Kuruşluk Opera' sının provalarını yapıyorlardı. Şükran Güngör ve diğerleri provalarda muhteşemdi, ama onu izlemek olağanüstü idi. Yıldız Kenter gerçekten Türk Tiyatro tarihinin en önemli sanatçılarından biridir. İleri yaşına rağmen sanata ve mesleğine olan aşkı ile mucizeler yaratmaya devam ediyor. Teşekkür ederim güzel yazınız ve içten anlatımınız için. Silivri'den İzmir'e kucak dolusu selamlar. Hoşça kalın, sevgi ve saygılarımla.

29 Kasım 2010 12:26
İzmir'de Kasım 2010 Etkinlikleri

Yanıtınız için teşekkür ederim Nazan hanım. Pek tabi AKM ve İnönü konserlerini biliyor ve özlüyorum. Henüz Adnan Saygun sanat merkezini göremedim. Dilerim bir gün bu hasretim de biter. Tekrar teşekkür eder, iyi günler dilerim. Selam ve sevgiler

02 Kasım 2010 18:14
İzmir'de Kasım 2010 Etkinlikleri

İzmir'deki Kasım 2010 etkinlikleri yazınızı doya doya okudum. Oradayken Cuma senfoni konserlerini, Konak ve Karşıyaka sahnelerindeki oyunları hemen hiç kaçırmazdım. Ve pek tabi, vakit buldukça diğer etkinlikleri. Karşıyaka'dan vapurla gidip gelmek de ayrı bir mutluluktu. Gözlerim nemli, bütün o bildik mekanlara zoom yaptım adeta. Teşekkür ederim bilgilendirici yazınız için. Silivri'den selam,sevgi ve saygılarımla. Hoşça kalın, esen kalın.

02 Kasım 2010 11:33
Yüreğinin götürdüğü yere gitmeli mi?

Andre Mauroıs, " sevgiyi bulamadıkları zaman kadınlar bunun kokusunu, yankısını veya parıltısını severler " diyor ünlü romanı Sonbahar Gülleri'nde. Ama bir başka sayfada " insanın beklemekte olduğu saadet, tatmakta olduğu saadetten daha güzeldir " diye de moral veriyor. Yıllar iç zenginliği yaratabilmişse eğer, bazen uzaktan sevmek bile mutlu edebilir insanı. Yine de, aşkın büyüsü hep ağır basar, hatta imkansızı görse de insan bu büyüden kendini kurtaramaz bir düş serüvencisi gibi yelken açar yani bir aşka doğru. Sonrası yine hüzün getirse bile güneşin her gün yeniden doğması hep işe yarar. Silivri'den selam, sevgi ve saygılarımla.

02 Kasım 2010 10:50
Birşeyler Yapıyorum Kendi Kendime... Kendime...

Ne hoş, sıcak ve sade bir anlatımınız var. Ama, son satırlarda, o iki şehrin arasına sıkışmak ifadeniz sanki yarama tuz bastı. Gözlerim nemlendi, İzmir'i, Karşıyaka'yı düşledim her zaman olduğu gibi. Ne var ki ben hep bir U dönüşünün özlemiyle tutunuyordum hayata. Sahiden yok mu diyorsunuz? Öyleyse bu yürek buna da katlanmayı öğrenecektir nasılsa. Silivri'den selam, sevgi ve saygılarımla.

02 Kasım 2010 10:18
Dördüncü mevsimini yaşarken hayatın

Zaman bütün anları kuşatacak kadar diridir. Geçmiş hep bizimle gelir, nereye gidersek gidelim. Ama tüm geçmiş zamanlar zenginliğimiz olmuşsa ve içimizde hep bir bahar özlemi ağır basıyorsa, o son çeyrekte yaşamak en güzel armağandır. Teşekkür ederim güzel yazınız için, Silivri'den güzel İzmir'e, Karşıyaka'ya selamlar sevgiler.

02 Kasım 2010 10:03
Damdaki Kemancı / Fiddler on the Roof/1971

Unutulmaz bir baş yapıttır Damdaki Kemancı. Belirttiğiniz gibi, uzun yıllar önce Ankara'da Cüneyt Gökçer Devlet Tiyatrosunda canlandırmıştı sütçü Tevye'yi ve onu izleme şansına sahip olmuştum. Tek kelime ile muhteşemdi performansı. Daha sonra,Topolu da filmde izledim ama bana Gökçerin oyunu daha güçlü gelmişti. Ana yurtları Anatevka'yı terkederken söyledikleri hüzünlü şarkı hala kulaklarımdadır. Teşekkür ederim güzel yazınız için. Selam ve saygılarımla.

24 Ekim 2010 14:47
Duvar - Jean Paul Sartre

Sartre, Sözcükler, adlı eserinde, " sözcüklerden buketler yapıyordu " diye bir tanımlama yapar. O günden beri tüm edebi eserlerde, sözcüklerden buketler yapan dizeleri arar dururum. Blog arkadaşlarımın yazılarında da böylesi güzel dizeler gördüğümde, yine sözcüklerden buketler yapmışsınız diye övgüler yağdırırım onlara. Sözcükler, hep yakınımda bir yerlerdedir. Değerli yazınız için sizi kutlarım. Sevgi ve saygılarımla.

23 Ekim 2010 12:28
Toplam blog
: 220
Toplam yorum
: 286
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1983
Kayıt tarihi
: 02.07.06
 
 

Yazmak, ufkun da ötesine taşan engin bir serüven gibi gelir bana ve gençlik yıllarımdan bu yana v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 

 
 
     
     
     
    Günaydın, bugün güzel bir gün olacak, doya doya yaşayın.