Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Okumadan Yazar Olma Çabası

" Nasılsa he malın bir alıcısı bulunur ". Bir toplulukta her konuda hangi malın rağbet gördüğü de genel olarak o topumun genel düzeyini, ilgi ve yönelimlerini belirliyor zaten. Sizin yazarlık konusu üstünden bulunduğunuz serzenişi, ben sanattan, siyasete her alana genelleyeyim izninizle. Kolay yoldan, emek harcamadan, etik gözetmeden, iyi bir ürün ortaya koyma, faydalı bir katkı sunma amacı olmadan, zengin, ünlü ya da muktedir olmak kolay. Çünkü genel " alıcı" profili bu! insanın yapısında tembellik ve kolaycılığa, taklitçiliğe bir temayül var ama fark yaratan ve ismini yazdıranlar, yazınızın başında belirttiğiniz " kişisel gelişme " ve bunun sonucu olarak da üreten ve özgün olanlar olmuş son tahlilde. Sadece yazın dünyasında değil, her alanda... Bu sebepten her malın bir alıcısı var evet. Ancak değer sadece hak edene veriliyor. Teşekkürler! 0kumadan yazma ve aslında bir bakıma "oldum" deyip, gerçekte "olamama" konusunun altını çizdiğiniz için.

29 Aralık 2020 15:28
Küfürbaz Olduk, Haberimiz Yok

Şahsen benim de çok rahatsız olduğum bir hususa değinmişsiniz. Küfürlü konuşma, ne yazık ki insanların aslında bir nevi deşarj olma yöntemi. Aslında bu davranış yoğun bir depresyonun; saldırganlığın, hayata ve her şeye karşı isyanın, kızgınlığın ve tatminsizliğin göstergesi. Toplumun her kesiminde bu derece yaygın oluşu bile aslında ruh sağlığı açısından ne kadar sağlıksız ve tehlikeli bir noktaya gelindiğini gösteriyor. Dikkat çektiğiniz için teşekkürler...

21 Aralık 2020 14:13
Bilimsel Terapi-Yaşam Koçluğu

Yazınız, son zamanlarda çok mağdur olduğumuz bir gerçeğin altını çizmiş. O gerçek de ülkemiz sokaklarında gezintiye çıksak kolumuzun her bir şeyin koçuna, uzmanına çarpacağı gerçeği! Kişisel gelişim ve yaşam koçluğu da bunun başında geliyor. Bu da bize yurt dışından ithal. Oradaki insanın ekmek arama derdi olmadığı için, maddi dünyada refaha erince manevi dünyada bir anlam arayışı var. NLP uzmanlığı vs adı altında felsefi ve dini metinlerden alıntılarla yeni bir kaynak alanı açtılar. Kişisel gelişim iyidir, bu gezegendeki varlık amacımız kişisel ve bütünsel gelişim içindir ama bu öyle jenerik laflara, saçma olumlamalara, itmelere, çekmelere indirgenecek ve kolaylıkla da gelişilebilecek bir mevzu değil. İnsan küçük bir evren ve o evrene eğitimsiz, donanımsız " bodoslama dalmak", " ayar vermek", geliştirmek, değiştirmek mümkün olmadığı gibi çok da riskli. Cahil cesareti denilen de bu olsa gerek. Para kazanmak etikten daha öncelikli hale gelince durum bu ne yazık ki! Kaleminize sağlık.

16 Aralık 2020 13:58
Yasaklı Günler Kent Güncesi

Ne güzel anlatmışsınız,ne güzel yazmışsınız yine. Bir yandan çok gerçek, bir yandan masalsı ama her zaman çok içten, sahici kaleminizi özlemişim Ersin bey. Zor günlerden geçiyoruz.Tuhaf bir sene geçirdik ama bir yandan da aslında buna tanık olmak da güzel her şeye rağmen. Dilerim kapandığımız bu günler, kendimize ve evrene dair daha aydınlanmış bir bilince açılsın. Sağlıkla kalın, kendinize iyi bakın.

14 Aralık 2020 10:59
The Queen's gambit

Ben de aynı ilgi ve beğeni ile izledim. Kaleminize sağlık.

13 Aralık 2020 11:34
Bir Yapı Nasıl Mühendislik Eseri Olur?

Profesyonel alanınızın da verdiği avantajla çok doğru bir yazı kaleme almışsınız değerli Nizamettin bey. Bahsettiğiniz camiden haberim yoktu, sayenizde öğrendim. Ancak çevredeki cami sayısındaki artış ve camilerdeki gösteriş gerçekten abartılı bir hal aldı onu gözlemleyebiliyorum. Camideki artışa mukabil, dinin yasak ettiği konularda , söz gelimi öfke, dedikodu, kibir, gösteriş, hırs, kul hakkı yeme, hile, şiddet vs. artışıni da gözlemledikçe bu işte bir yanlışlık olduğunu da gözlemleyebiliyorum..Camilerde dinimiz, en güzel ve en mükemmel anlatımla tanıtılmalıdır, tüm insanlığa ve aynı zamanda tüm Müslümanlara… Cami çok olsa da içinde bu konuda halkı doğru aydinlatacak yetkin imam kaç tane acaba? Kaleminize sağlık! Selamlarimla...

20 Kasım 2018 11:45
Hayat Felsefemiz

Kesinlikle katılıyorum size...Beyazperdeye daha çok biyografi türünde filmler taşınmalı. Ancak dediğiniz gibi bu bir arz talep meselesi ve ciddi bir arşiv taraması ve araştırma gerektiriyor yapımcı ve senarist için. Ne yazık ki, pek çok film kolaycılığa kaçarak çekiliyor. Ya ağlatma odaklı -ki en kolayıdır- ya da belden aşağı sözde esprilerle güldürme odaklı. Bir hikaye örüntüsü yaratma, kurgu, maalesef çok zayıf ama iş yapıyor. Nuri Bilge Ceylan'ın bütün filmlerini çok beğenirim son filmi olan "Ahlat Ağacı" nı İzmir de bile sadece tek bir sinemada, festival fillerini ağırlıklı oynatan butik bir sinemada izleyebildim. Hayat felsefesi konusuna gelince, hayatı kendi üzerinden, kendisini de hayat üzerinden okuyabilen herkes kendi hayatının filozofudur kanımca:) Güzel bir gün dileğiyle...

15 Kasım 2018 10:42
Kızını Dövmeyen Dizini Döver :(

Çok haklısınız Sevgili Nur Eşmeli, eğitimin başladığı ve hep devam ettiği yer önce ailedir. Orada verilen eğitimde de çok basit ama sıklıkla unutulan bir kural vardır. Çocuk işittiklerinden çok gördüklerinden öğrenir. Yani ne söylediğimizden çok ne yaptığımız, nasıl örnek olduğumuz önemli. Aile kavramının içi boşaltıldı, sizinle aynı fikirdeyim. Aynı evin kapısından giren, aynı duvarlar arasında yaşayanlara aile demiyoruz. O duvarlar arasında, sevgi, saygı, paylaşım varsa, huzur ve birliktelik varsa aile olunuyor. Gördüğüm bir başka husus da, kızların erkeklerden daha donanımlı yetiştiği. Ayaklarının üstünde duran, kültürlü, iyi yetişmiş genç kız sayısı, genç erkeklerden çok. Çünkü delikanlıların çoğu, hala evlerinde şımartılmakta. Çoğunlukla da anneler tarafından hem de. Eskiden askerde olgunlaşılırdı, şimdi onun da 21 günlük bedellisi çıktı. Tatile gider gibi gidiyorlar. Erkeğe bakış açısı değişmedikçe -özellikle de annelerin- daha çok benzer vaka görürüz gibi geliyor. Sevgiler

04 Kasım 2018 11:56
Sevgi üzerine

Baktim yorum yazsam uzun olacak. Yazdiklariniz ve sevgi üzerine düşündüklerimi fırsat bulur bulmaz blog şeklinde yazayım dedim sevgili Melek hanım :) Sevgiyi paylaşmadan önce yaşamak ve anlamaktan başlanmalı belki de. Kaleminize sağlık

28 Mayıs 2018 21:54
Beklentiler Beklemeye Alındı

Insanlardan önce değerlerden yana olmalıyız. Bu seçim o seçim. Bu ülkenin bir an önce normalleşmeye ve iyileşmeye ihtiyacı var. Aklımızı kullanmalıyız. Kaleminize sağlık.Selamlar...

22 Mayıs 2018 08:45
Toplam blog
: 115
Toplam yorum
: 475
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 778
Kayıt tarihi
: 18.11.12
 
 

1967 yılında İstanbul'da doğdum.Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesinden 1988 yılınd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster