Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Bir Yapı Nasıl Mühendislik Eseri Olur?

Profesyonel alanınızın da verdiği avantajla çok doğru bir yazı kaleme almışsınız değerli Nizamettin bey. Bahsettiğiniz camiden haberim yoktu, sayenizde öğrendim. Ancak çevredeki cami sayısındaki artış ve camilerdeki gösteriş gerçekten abartılı bir hal aldı onu gözlemleyebiliyorum. Camideki artışa mukabil, dinin yasak ettiği konularda , söz gelimi öfke, dedikodu, kibir, gösteriş, hırs, kul hakkı yeme, hile, şiddet vs. artışıni da gözlemledikçe bu işte bir yanlışlık olduğunu da gözlemleyebiliyorum..Camilerde dinimiz, en güzel ve en mükemmel anlatımla tanıtılmalıdır, tüm insanlığa ve aynı zamanda tüm Müslümanlara… Cami çok olsa da içinde bu konuda halkı doğru aydinlatacak yetkin imam kaç tane acaba? Kaleminize sağlık! Selamlarimla...

20 Kasım 2018 11:45
Hayat Felsefemiz

Kesinlikle katılıyorum size...Beyazperdeye daha çok biyografi türünde filmler taşınmalı. Ancak dediğiniz gibi bu bir arz talep meselesi ve ciddi bir arşiv taraması ve araştırma gerektiriyor yapımcı ve senarist için. Ne yazık ki, pek çok film kolaycılığa kaçarak çekiliyor. Ya ağlatma odaklı -ki en kolayıdır- ya da belden aşağı sözde esprilerle güldürme odaklı. Bir hikaye örüntüsü yaratma, kurgu, maalesef çok zayıf ama iş yapıyor. Nuri Bilge Ceylan'ın bütün filmlerini çok beğenirim son filmi olan "Ahlat Ağacı" nı İzmir de bile sadece tek bir sinemada, festival fillerini ağırlıklı oynatan butik bir sinemada izleyebildim. Hayat felsefesi konusuna gelince, hayatı kendi üzerinden, kendisini de hayat üzerinden okuyabilen herkes kendi hayatının filozofudur kanımca:) Güzel bir gün dileğiyle...

15 Kasım 2018 10:42
Kızını Dövmeyen Dizini Döver :(

Çok haklısınız Sevgili Nur Eşmeli, eğitimin başladığı ve hep devam ettiği yer önce ailedir. Orada verilen eğitimde de çok basit ama sıklıkla unutulan bir kural vardır. Çocuk işittiklerinden çok gördüklerinden öğrenir. Yani ne söylediğimizden çok ne yaptığımız, nasıl örnek olduğumuz önemli. Aile kavramının içi boşaltıldı, sizinle aynı fikirdeyim. Aynı evin kapısından giren, aynı duvarlar arasında yaşayanlara aile demiyoruz. O duvarlar arasında, sevgi, saygı, paylaşım varsa, huzur ve birliktelik varsa aile olunuyor. Gördüğüm bir başka husus da, kızların erkeklerden daha donanımlı yetiştiği. Ayaklarının üstünde duran, kültürlü, iyi yetişmiş genç kız sayısı, genç erkeklerden çok. Çünkü delikanlıların çoğu, hala evlerinde şımartılmakta. Çoğunlukla da anneler tarafından hem de. Eskiden askerde olgunlaşılırdı, şimdi onun da 21 günlük bedellisi çıktı. Tatile gider gibi gidiyorlar. Erkeğe bakış açısı değişmedikçe -özellikle de annelerin- daha çok benzer vaka görürüz gibi geliyor. Sevgiler

04 Kasım 2018 11:56
Sevgi üzerine

Baktim yorum yazsam uzun olacak. Yazdiklariniz ve sevgi üzerine düşündüklerimi fırsat bulur bulmaz blog şeklinde yazayım dedim sevgili Melek hanım :) Sevgiyi paylaşmadan önce yaşamak ve anlamaktan başlanmalı belki de. Kaleminize sağlık

28 Mayıs 2018 21:54
Beklentiler Beklemeye Alındı

Insanlardan önce değerlerden yana olmalıyız. Bu seçim o seçim. Bu ülkenin bir an önce normalleşmeye ve iyileşmeye ihtiyacı var. Aklımızı kullanmalıyız. Kaleminize sağlık.Selamlar...

22 Mayıs 2018 08:45
Cennet Bileti

Güzel bir özet yazısı olmuş. Her sey zıddıyla anlam bulur. Bu sebeple iyilik ve kötülük insanın serbest iradesinde ancak birlikte anlam bulabilirdi ve sinamanin esasını oluşturur. Bu dünya bir sınav yeridir ve ve insan serbesttir. Hür irade Allah in mahlukatın en sereflisine bahsettiği bir ikramdır. Ödül ve ceza insanın hür tercihidir. Insanın- daha doğrusu- " insan" olabilme gayretindeki insanın bu dünyada kendı varlığını ve hayatı anlamlandırma çabası vardır. Nerden geldim? Nereye gidiyorum? Ben neyim? Bu sorular, aklı işletmeyi ve benliği yakından tanımayı ve denetlemeyi mümkün kılar. Zira bu dünyada geçmiş gelecek ve şu anda kendini konumlayabilen ve öleceğini bilen tek canlı insandır. Evet, dünya insani içinden çekip aldığınızda tam bir cennettir. Bu dünyayı cehenneme dönüştüren doymak bilmeyen nefsi ve kibiriyle insandır. Insanın insana köleliği ve kulluğu da bundandır.Bu sebeple en büyük cihat kendi nefsimizle olandır. Selamlar...

21 Mayıs 2018 19:03
Liderler Fox'ta

Programa ilişkin çok doğru bir değerlendirme yazısı olmuş ben de size katılıyorum. Tüm adayları ve yeniden aday olan mevcut cumhurbaşkanını da böyle programlarda görmemiz gerekir. Zaten Recep Tayyip Erdoğan dan başka buna itirazı olan yok. Halbuki ben aslında en çok da onu izlemek isterim özellikle diğer adayların da yer aldığı bir programda. Demokrasi kültürü bunu gerektirir. Fatih Portakal ile ilgili düşüncenizde de hemfikirim. Moderatör olarak hem başarısız hem de tarzini itici bulduğumu söylemeliyim. Güzel bir gün dileklerimle...

17 Mayıs 2018 08:38
İzmir Kitap Fuarından

Hadiye hanım tebrikler! Maalesef Izmır dışında olduğum için bu yıl kitap fuarını ziyaret edemedim ama sizin şiirlerinizle orada olduğunuzu duymak beni çok mutlu etti. Bu bir süreç elbette. Ne güzel bir kitap sahibisiniz. Okuyucu kitleniz de zaman içinde artacaktır. Zaten yazmak söyleyecek sözü olanların işi değil mi? Siz söylemek istediklerinizi kitap yapmışsınız daha ne olsun! Tekrar tebrikler, sevgiler....

03 Mayıs 2018 11:59
Şiirin Güzel Annesi

Dolu bir ana gibidir bizim Anadolu'muz... Tarih dolu, estetik dolu, uygarlık dolu, bilgelik, bereket dolu... Kehribar gözlerinden binlerce yıldır hem sevinç, hem keder yaşları akıtan,erdemini, gizemini,asaletini kaybetmeyen asi bir duruşu vardır. Zemherinin soğuğuna dayanır ve hemen ardından binbir renkli çiçekli fistanını giyer ve her güçlü ana gibi der ki çocuklarına : Bu da gelir, bu da geçer ağlama! Kaleminize, yüreğinize sağlık, çok güzel, çok anlamlı bir şiir olmuş değerli Abbas Oğuz.Selam ve saygıyla...

21 Şubat 2018 12:12
Alışmayın Korkmayın; Çocuk Susar Siz Susmayın

Bunları yazmakta, bilmekte, bildirmekte utanacak bir şey yok sevgili Tülay. Ayıpları işleyenler, o ayıpları hasır altı edenler utanmalı. Insan ne ederse aslında döner dolaşır kendisine eder.Bu fenalıkları yapan insanlara aslında üzülmek ve acımak gerek. Nasıl bir şiddet ortamında büyüdü, nasıl sevgiden, merhametten, empatiden habersiz kaldı, ne acılar çekti ne derin yaraları var ki böyle davranıyor. Bunlar, sadece nefret ve cezalandırma ile değil, beraberinde çok daha derin bir araştırma ve rehabilitasyonla çözülmesi gereken ciddi toplumsal arazlar! Ve bir sey yapmamis değilsin. Şu yazdiklarinin cok onemli katkisi var. Emin ol facebooktaki paylaşimlardan daha fazla...Sevgilerimle...

20 Şubat 2018 12:59
Toplam blog
: 111
Toplam yorum
: 468
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 743
Kayıt tarihi
: 18.11.12
 
 

1967 yılında İstanbul'da doğdum.Hacettepe Üniversitesi Eğitim Bilimleri Fakültesinden 1988 yılınd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster