Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğrencileriyle söyleşi...

Maltepe Ünv. Meslek Yüksek Okulu Halkla İlişkiler ve Tanıtım Bölümü öğrencileriyle söyleşi yapmışsınız, ne güzel... Bir süre kantinde soluklandıktan sonra sınıfta yerlerinizi almışsınız. Etkinliğin açılışı yapıldıktan sonra hazırlanan programa göre özgeçmişiniz sunulmuş. Şiirin gücünden söz ederek öğrenci kardeşlerimizin düzeylerine ve ilgilerine uygun bir şiirinizi de siz seslendirmişsiniz. Deneyimlerinizi gençlerle paylaşmak amaçlı altın önerilerde bulunmanız her türlü takdirin üzerindedir. Hocam, kutlarım, bu tür çalışmalarınızın ve başarılarınızın devamını dilerim. Saygılarımla.

17 Aralık 2014 16:01
Basın insanı İsa Kayacan (1943-2014)

Sevgili Muhsin Durucan öğretmenim; her ölüm zamansızdır derler, yazılarını okuduğumuz değerli şair ve yazar İsa Kayacan'ı yitirmiş olduğumuzun üzüntüsünü paylaşıyor, başsağlığı diliyorum. Üzgünüm.

18 Ekim 2014 11:45
Keşan-Saroz 3. Dağ Bisikleti festivali.

Sevgili Ergn Osky, merhaba; yerinde ve son derece isabetli tespitleriniz nedeniyle sizi tebrik eder, başarılarınızın devamını dilerim. A.AK

17 Eylül 2014 10:04
Tarım fuarı

Sevgili Feyzullah Aktan'ın "Fuar dediğin" başlıklı yazısı: Görüşlerini ve değerlendirmelerini önemsediğim Ahmet Ak, Önder'de çıkan son yazısında: "Keşan'ımızda neden bir tarım fuarı organize edilmiyor?" sorusunu tartışmaya açtı. * İpsala ve Enez'i de içine alacak şekilde bölgesel bir tarım fuarı veya benzer bir etkinlik... * Bu aslında doğal bir gereksinim. Eskiden panayır adı altında yerel yönetimlerce organize ediliyordu.. Genellikle sonbaharda.. Çiftçiler ürünlerini, hayvanlarını pazarlıyor.. Kışlık giysilerini, öteki gereksinmelerini sağlıyorlardı... * Ekonomik etkinliklerdi.. Sosyal, kültürel, eğlenceli tarafları da vardı.. Gençlerin burada tanışıp evlendiği de oluyordu.. Trakya'da Keşan, Çorlu, Pavli (Pehlivanköy) panayırları en ünlü panayırlardı.. Keşan'ınki festivale çevrilip bozuldu... * Ahmet Ak'ın önerisi tartışılmalı!..-FAK. http://www.ondergazetesi.com/yazar.asp?yazar=detay&id=2481

01 Haziran 2014 10:24
KEYİAD''ın 'Bahara merhaba!' etkinliği

Sevgili Muhsin Durucan Öğretmenimiz; bir kez daha şükranlarımızı sunarız. Adımıza imzaladığınız iki değerli eseriniz "Haykırış" (DAHİ YAYINCILIK, İstanbul 2014, İkinci Baskı) ve "EĞİTİM VE MUTLULUK" (Dahi Yayıncılık, İstanbul 2014, Dördüncü Baskı) için de özellikle teşekkür ederiz. Saygılarımla, A.AK

13 Mayıs 2014 16:53
Görevin bilincinde olmak

Sevgili Muhsin Öğretmenim, yazınızı yine ilgi ile okudum, keyif aldım, teşekkür ederim. "Garcia'ya mektup götürecek kişilere gereksinim vardır. Hem de en kısa sürede, her toplumda, her yerde ve her zaman." Syg, svg, slm. A.AK

16 Mart 2014 15:14
Canı pahasına

"Atatürk'e göre lâiklik, yalnız din ve dünya işlerinin ayrılması demek değildir. Tüm yurttaşların vicdan, ibadet ve din özgürluğü de demektir. Kavramın tarihsel gelişimi Katolik Avrupa ile Anglosakson Avrupa arasında bir nüans yaratmıştır. Katolik ülkeler laik, diğerleri sekülerdir. Laik ülkelerde daha çok din devletin denetimi altındadır. Buna mukabil seküler ülkelerde din ile devlet özerk iki alandır. Protestan ve Anglikan ülkelerdeki sekülarizm, günlük hayatı belirleyen dünyevi bir yaşama tarzını ifade eder ve dünyevi işlerde dini dışarda bırakmak anlamını edinir. Bu ülkelerde milli kiliselerin Roma Kilisesinden ayrılmışlığı, kraldan ayrı özerk kurum oluşu da kavrama etkinlik kazandırmıştır. Bu aynı zamanda uluslaşma ve burjuvazinin ortaya çıkışıyla da ilgilidir." (wikipedia)

29 Kasım 2013 14:45
Memnuniyet anketi

Demek istediğim, Doğan Cüceloğlu Hocamızın "Mış Gibi Yaşamlar" kitabının 61. sayfasında da yazdığı gibi; "Hizmet mi istiyorsun, al sana hizmet! Vatandaşın başına gelen, ara sıra tek tük insanın başına gelen bir durum mu? Hayır! Binlerce vatandaşın devlet kapısında bu durumları yaşadığını düşünüyorum, kimsenin de umurunda değil, vatandaşın parası da zamanı da umursanmıyor, o nedenle bürokrasinin verdiği hizmetin akla dayanan ve işlevsel olması diye bir kaygısı yok. Çünkü vatandaşın sadece parası ve zamanı değil, vatandaşın insan olarak kendisi umursanmıyor! Çünkü vatandaş güçsüz, devletten rasyonel, kaliteli ve işlevsel bir hizmet alamıyor. Devlet bürokrasisi mış gibi hizmetini, ne dersek diyelim, sürdürüp gidiyor. Devlet vatandaşını umursamıyor, adam yerine koymuyor. Siz adınızı ARİF olarak bana tekrar tekrar söylediğiniz halde ben size AVNİ Bey diye hitap etmekte ısrar etsem hoşunuza gider mi? Gitmez,neden? Sizi umursamadığımızı, size önem vermediğimizi düşünmez misiniz? Düşünürsünüz"

29 Kasım 2013 14:10
Trafik cezası iptali için

Gelir İdaresi Başkanlığından az önce elektronik posta yoluyla yanıt geldi. Diyorlar ki; "Aldığınız yanıtla ilgili görüşlerinizi iletmek için memnuniyet anketine aşağıdaki bağlantıdan erişebilirsiniz." Geri bildirimimden önce sanırım, gelen yanıtı vermeliyim: "Sayın AHMET AK".. "Trafik İdari Para Ceza Tutanakları, Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenmekte olup peşin ödenmeyenler tebliğ edilip kesinleşme tarihinden sonra vergi dairesi müdürlüğüne gönderilenler gönderildiği tarihten itibaren ilgili vergi dairesince takip ve tahsili yapılmaktadır. Bu nedenle taşıtın satışından sonra da vergi dairesine intikal eden trafik para cezaları olmaktadır. Tebligatla ilgili konu için mükellefler Emniyet Genel Müdürlüğüne, müracaat etmesi gerekmektedir.İyi günler dileriz" Gelir İdaresi Başkanlığı. Evet, gelen yanıt bu..GİB'e; 22.11.2013 tarihli anket formuyla gönderdiğim geri bildirim:Sayın Yetkili, merhaba; soruma yanıtınızı aldım,(Devamı, "Memnuniyet anketi" başlılı bloğumda okuyabilirsiniz.

29 Kasım 2013 13:51
Canı pahasına

Halifelik unvanı kaldırıldığında makam da kendiliğinden ortadan kalkmış olmuyor mu? "Başbakan da seçimle geliyor ama onu Başbakan yapan TBMM’nin kararıdır. Başbakan düşürülse bile Başbakanlık makamı aynen kalıyor. Bunlar TBMM ve Cumhuriyet’in kararıdır." Yani TBMM isterse hilafeti yeniden getirebilir mi? "Halife’yi halife yapan da, ondan bu görevi alan da Türkiye Büyük Millet Meclisidir. Sonuçta Halife gitmiş, hilafet kalmıştır. Bununla ilgili çıkarılan kanunda; ‘Halife hal edilmiştir’ diyor. ‘Hilafet kaldırılmıştır’ demiyor." Vasiyetten, Hilafet çıkarsa; Laiklik elden gider mi? "Bazı düşüncelerin tam aksine hilafet sayesinde Türkiye’de sekülerleşme güçlenir. Ben Fransız-Jacoben Laisizmi’nin değil, Anglo-Saxon Sekülarizmi’nin öncelikle incelenmesi gerektiğini düşünüyorum. Kısacası devlet laisizmi dediğim Fransız modeli Laisizmi değil, daha civic (yurttaşlarla ilgili) olan diğer modelin geçerli olduğuna inanıyorum." İzzet Çapa'nın Aytun Altındal ile röportajından, Hürriyet, 29.08.2013

29 Kasım 2013 00:26
Toplam blog
: 276
Toplam yorum
: 141
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1022
Kayıt tarihi
: 19.11.12
 
 

Evli, 2 evlat babası, 1965'te doğdu, inançlı, müziksever, insansever, yurtsever, iyi yüzer, ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    "Hep denedin hep yenildin, olsun gene dene, gene yenil, daha iyi yenil" (Samuel Beckett)