Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Osmanlı’dan bu yana kim kimi sömürüyor?

Sayın YILMAZ, bu yazınızı da okudum. Bilgilerimizi yeniden gözden geçirmemize vesile oldunuz, teşekkür ederim. Sözünü ettiğiniz dış borç yükü; özellikle Batılı dostlarımızın (!) istediği bir sonuçtur. Onlara borcumuzun bitmesini "asla" istemezler. En kolay sömürü yollarından biridir bu sizin de bildiğiniz gibi. Oysa çok değil en geç iki yılda bu sorununu çözebilecek birikime sahiptir Türkiye... Nasıl mı? : Çok basit; vergi sistemimizde yapılacak basit bir düzenlemeyle elbette! Şu an "kaynak teorisi"ni uygulamaya cebelleşiyoruz ve tabi ki yetmiyor. Çünkü her türlü kazanç ve iradı kavrayamıyor vergi kanunlarımız. Oysa gelişmiş ekonomiler "net aktif" teorisiyle sorunu çoktan çözmüş durumdalar. Çünkü onlar gelirin tanımını "her türlü harcamalar ve tasarrufların toplamı" üzerinden ortaya koyuyorlar. Böylece vergi dışı herhangi bir kazanç unsuru bırakmıyorlar. Şimdi bizim yaşadığımız ÖTV, KDV mezalimi işte bu "kaynak teorisi" uygulamalarının eksikliğidir. Düzeltilmelidir. Saygılarımla. A.AK

03 Ocak 2013 18:35
Türkiye nereye gidebilir böyle?

Sayın Yılmaz; Türk Vergi Sisteminin "eksiğiyle-fazlasıyla" kurucularından Prof Neumark'i tanıtmak lazım. Bir kısım öğrencisiyle Boğaziçi’nde geziye çıkan İstanbul Üniversitesinin Alman asıllı Prof. Fritz Neumark öğrencilerinden birinin "Avrupalılar bizi neden sevmez, Hocam?"Sualine şu cevabı verir; "Çok samimi olarak itiraf edeyim ki, Avrupalı, Türkleri sevmez ve sevmesi de mümkün değildir. Asırlardır kilisenin Türk ve İslam düşmanlığı Hristiyan hücrelerine sinmiştir. Sebeplerine gelince; Müslüman olduğunuz için sevmez. Ama, ola ki laik olmak şöyle dursun, Hristiyan olsanız da size düşman olarak bakmaya devam eder. Tarihinize bakın! Her medresede ilim tedrisatı vardı. İlk denizaltıyı Osmanlının yaptığını çoğunuz bilmiyorsunuz belki de ama Avrupa bunu biliyor! Sizler, gerçek kimliğinize döndüğünüz zaman Avrupa'nın refahı ve medeniyeti yıkılır. Ama bu şartlarda çok zor…" Ord.Prof.Fritz Neumark(1900-1991) Hitler’den kaçarak 1933’te Türkiye’de İktisat ve Hukuk dersleri vermiştir.Saygılar..

23 Aralık 2012 16:15
Yeni Osmanlı Liberalizmi

Sevgili Kardeşim, hoş geldin. Yazılarının devamını bekliyorum. Ömer Faruk MENCİK YILMAZ ilk yazınıza yaptığı yorumla bu yazıdaki fikirler çelişmiş gibi: Özelleştirmeci NATO'cu Liberal Kapitalist Muhafazakâr Demokratlar bu yaklaşımınıza bence bayılır. Sayın YILMAZ gibi ben de bu konuları yazmaya çalıştım. Mutluluk elbette bu düzende çok zor. İktidar için alkış tutanlar dışında, karamsarlık günden güne yayılmıyor mu? Evet, yayılıyor. Onlar mutlu azınlık olarak Türkiye'nin kaymağını küreselcilerle birlikte yemiyorlar mı? O konfor, o sömürü, o vurgunlar aysbergin küçük bir yansıması değil mi? Yazılarınızın devamını bekliyoruz. Potansiyeli olan bir kardeşimizsin, belli. Küresel emperyalizmin bugün istediği; Türkiye'de başkanlık sistemidir. Neden; çünkü Cumhuriyet kazanımlarını kontrol etmek bir yabancı için çok zordur. Oysa bir kişiyi kontrol eden emperyalizm Osmanlıyı son 150 yılında sömürge haline getirebildi. (Bknz 1838 Balta Limanı Ticaret Konvensiyonu, 1839, 1876 ve1881 Osmanlı iflası)

22 Aralık 2012 19:50
Uluslararası Dünya Roman Kahramanları Günü Etkinliği

Sayın DURUCAN; Balkan Savaşlarının (Balkan Bozgunu) 100. yılında konunun "Balkan Barışı" yaklaşımıyla ele alınması her şeyi özetliyor. Tebrik ederim. Yazınız bence isabetli olmuş. Yararlandım, teşekkür ederim. Ahmet AK

22 Aralık 2012 12:13
Maliyedeki kast "elim bir ızdıraba duçar" etmektedir

Sevgili DURSUN TEK Arkadaşımızın şiiri: ''ARZ EYLEDİK HALİMİZ'' .. İstemeyiz hakkımızdan fazlasın, Kararname adaletsizlik yazmasın, Başkan Üstad,Bakanımız anlasın, Dilekçede arz eyledik halimiz. .. Çarkıfelek gibi oldu kariyer, Joker hakkı verilenler tuttu yer, Hep pas geçer Muavinle,Müdürler, Dilekçede arz eyledik halimiz. .. Sınavlarda hatimleyen bizleriz, Tayinlerle diyar,diyar gezeriz, Liyakatle yükselmeyi bekleriz, Dilekçede arz eyledik halimiz. .. Yedi yıldır düzelecek dediler, Denetmene, müfettişlik verdiler, Hakkımız olanı çokmu gördüler, Dilekçede arz eyledik halimiz. .. Vakarımızla suskun geçirdik zamanı, Uzmanın devletlisi almış sıramı, Bordrolarda sızlattılar yaramı, Dilekçede arz eyledik halimiz. 21.12.2012....(D.T)

22 Aralık 2012 12:03
Maliyedeki kast "elim bir ızdıraba duçar" etmektedir

Sevgili Okur, yaptıkları; "kafa tutmak" mertebesinde basitleştirilemeyecek kadar kutsaldır. Bir "hak arama ve onur" mücadelesidir. Bugün hemen sonuç alamayacaklarını bilseler bile yarınlara borç olan "milli bir ruhun, şahsiyet ve masumiyetinde" en haklı en gururlu mücadeledir bu ve ancak, anılan vasıfları taşıyan siz sevgili vatandaşlarımızın anlayabileceği değerler manzumesidir. Bunca ömrümüz, hizmetimiz ve yetiştirdiğimiz genç kuşaklar şahittir ki paranoya içinde "kafa tutabildikleri için kendilerinde gurur duyma ve rahatlama" egzersizleri değildir bu kutsal davaları! Ayrıcalık ya da lütuf dilenme demonstrasyonu ise asla değildir! Cesaretleri "cüret" değildir! Maliye; "aba altından sopa göstererek" değil, aşılmaz kapılarını yüreklice açarak sorunun çözümüne yardımcı olabilir. Aslında "gölge etmeseler başka ihsan" da istemez ya! ... Maliyenin "korkulu hikayelerini" bilirsiniz! Verginin müdürleriyle yardımcılarının omurgalı duruşlarını da Maliye Bakanlığı iyi biliyor. A.AK

21 Aralık 2012 16:02
Vahdettin'in ABD Başkanına yazdığı mektup

Sevgili Hasan Basri Yıldırım; yazını okudum, teşekkür ederim. Hüseyin Erkan Öğretmenim bu sayfalardan demişti ki; "Bize 'gerçek' diye yutturulan yalanları tekrarlayıp durmuşuz yıllarca.." Sevgili Öğretmenimin üslubunuzu beğeniyorum, yalan yok! Ancak bu her görüşüne katılıyorum anlamına gelmez elbette! Yukarıda "Sultan Vahdettin"in yazdığı mektuplar ve çekilen telgraflar gün yüzüne çıktıkça "bulmak istediklerini" bulamayacaklar, üzgünüm! Örneğin, Mustafa Reşit Paşalarca Osmanlının nasıl iflas ettirildiğini, İngiliz işgalini, Muhipler cemiyetlerini, American Mandacılarınıı, Damat Feritleri, Ali Kemalleri,,, nedense bulmak istemezler con-con aydınlar. Eğer hâlâ Türk Tarih Kurumu veya benzerleri "hakikatin üstüne kaygan bir deri" tutuyorlarsa bu ancak Kazım Karebekir Paşa'nın anılarına atlayarak, maden bulmuşcasına Büyük Milletimizin dünya üzerindeki en haklı, en onurlu İstiklal Savaşını "yok" saymaya çalışanların işine yaramaz mı? Bu belgeyi Öğretmenimin okumasını isterdim doğrusu! A.AK..

20 Aralık 2012 15:33
Geleceğimiz nasıl satılıyor?

Yazınızı okudum, yüreğinize sağlık. Sayın Erol IŞIK; Kredi kartlarıyla "cırt-cırt" harcanan, daha kazanılmamış emekli ikramiyeleri, banka borçlarını ödemek, ele güne rezil olmamak için, "kızanların hatırına" satılan kayın pederlerin, kayın validelerin daireleri, tarlaları… Çift maaş çalışıp zar zor biriktirilen paraların iş bilmez damatlarca, küresel sermayenin "bayilik" oyunlarına kurban edildiği günümüzde tarihi yargılamak adına yeniden mahkemeler kurmak isteyen, radyo, televizyon ve gazetelerde boy gösteren sözüm ona con-con aydınları(!) Küresel sermayenin kuklaları günümüzün Mustafa Reşitlerini, Damat Feritlerini, Şehzade Faruklarını... Bu son derece yerinde tespitlerinizi bir kez daha dikkatlice okuduktan sonra sanırım şimdi daha dikkatle analiz edebiliriz. Teşekkür ederim. Saygılarımla. A.AK

20 Aralık 2012 12:11
Vergi Dairesi müdürleri; "çözümde varız!"

"Değerli Müdürüm Ahmet Ak'ın hatırlatmasına ek olarak yazıyorum. Sanki biz (Müdür ve Yardımcılarımız) Kanunda yokuz..(!) Olmayan bir hak istiyoruz.. (!) Ben böyle anladım. 5345 sayılı Teşkilat Kanunumuzda, (Vergi Dairesi Başkanlıklarında) Denetim elamanı ve uzman çalıştırılır.(Md.29) Kanunun ruhunda ve geçici maddelerde eski unvanlara hep atıf vardır. Vergi dairesini "denetim elamanı ve uzman yönetir" şeklinde bir lafız yoktur. Yönetmeliğin İkinci Bölümünde Grup Müdürü ve Müdür birlikte tadat edilmiştir. Üçüncü Bölümde Denetmenler, Dördüncü Bölümde Müdür Yardımcıları yer almaktadır. Sıralamanın böyle olması gerekir ki böyle yapılmıştır." AHMET DULKADİROĞLU Vergi Dairesi Müdürü - ANK.

18 Aralık 2012 19:29
Vergi Dairesi müdürleri; "çözümde varız!"

Prof Neumark, ALAYBEK, MELEN ve PUR ekseninde gelişen fikirleri değerlendirdiğimizde şu kanıya varıldığını görürüz: Verginin halktan demokratik ortamda alınmasının koşulları yerine getirilmeli, vergi uygulamalarında sorumluluktan kaçınmayan, yetki kullanımı kısıtlanmayan, amire hürmeti korku halinden çıkaracak yapıyı hızla oluşturmak. Bunun için "Maliye Sınıfı" kurularak 657 den ayrı uluslararası düzey örnek alınarak ücret seviyesi ve özlük hakları tespit edilmeli. VUK radikal bir vergi reformuyla mükellefi geliştirmek, vergiyi öğretmek, yargıya gitmeden vergi idaresi içinde uyuşmazlıkların dava öncesi daha geniş kapsamlı, yepyeni mali kurumlarla çözülmesinin önünü açmak. Dolaylı vergiler ile Gelir ve Kurumlar vergisinin payını bütçede % 50'lere yaklaştırmak.

18 Aralık 2012 00:01
Toplam blog
: 276
Toplam yorum
: 141
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 1077
Kayıt tarihi
: 19.11.12
 
 

Evli, 2 evlat babası, 1965'te doğdu, inançlı, müziksever, insansever, yurtsever, iyi yüzer, ünive..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 

 
 
     
     
     
    "Hep denedin hep yenildin, olsun gene dene, gene yenil, daha iyi yenil" (Samuel Beckett)