Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Gelecek umudumuz "çapulcu gençler"

Yahu arkadaş!... O kadar hasar veren, yakıp-yıkan, esnafa kan kusturanların hiç mi günahı yok? Gezi parkının yeşil sevgisinin içinde orak çekiçin ne işi var? Söyletme adamı.

19 Haziran 2013 17:31
Gezi eylemlerinin Anadolu halkına yansıması

Gerçeğin kaleme alınışı bu. Millet işini bilir. Sessiz sakindir ama, kime, ne zaman, nasıl ders vereceğini iyi bilir.

19 Haziran 2013 17:28
AKP ve Erdoğan severlere bir çift söz

Merak buyurmayın; tepki vermez isek, bir iki adım sonra 12 Eylül öncesindeyiz. Bir de, bu yakıp yıkanları masum göstermeniz, tüm suçu polise yüklemeniz var ya, gerçekten gülümsetiyor insanı.

19 Haziran 2013 09:33
Yeni zamanı inşa etmek için ‘duran değil düşünen adam’ olmalıyız…

Bu adamların durması bize fayda, ya da zarar getirmez. fayda getirmez, zaten ülkeye hareketli iken de faydaları yoktu. Zarar getirmez, yeter ki başkalarının özgürlüklerini engellemesinler, zarar-ziyan vermesinler, kanunsuzluk yapmasınlar. Zaten bu durumda derslerini alıyorlar. Gezi parkı finali gibi.

19 Haziran 2013 09:17
Gezi, Eylem, demokratik haklar

Geçtiğimiz günlerin tozu dumanı içerisinde, bu türlü aklıselim sahibi kişilerin yazılarına pek rastlaya mıyorduk.Ya da arada güme gidiyordu.Şimdi, gerçekten olaya daha gerçekçi bakış açıları gündeme gelmeye başladı. O gürültülü, karmaşık yazı çöplüğü de ortadan kalktı. Güzel bir özet çıkarmış, olayın özüne inmişsiniz.Tebrik ediyorum.

19 Haziran 2013 09:12
Asıl ses seçim sandığında çıkacak!

Tebrik ederim. İlk kez doğru bir söz aksetti kulağımıza burada.

18 Haziran 2013 17:38
Hesabı olan beri gelsin!

En azından objektif bir bakıştı. saplantılı değildi.

12 Haziran 2013 21:02
Sen gibi

Şimdi, şiiri yorumlayacağım ama, tebessümlerimi de bir iki cümle ile özetlemeliyim. Önce, sevginin hoş bir tarifini okuduğumu itiraf edeyim. Ama, tüm örnekler yiyecekler üzerine olunca, insan gülmeden edemiyor. Güzeldi ama...

12 Haziran 2013 20:38
Kefen ile siyaset

Değişik bir yazı olmuş. İbret alınacak cümleler var. Ama, sonuçta demokratik bir rejimde yaşamaktayız ve insanlar kendilerini ifade etme özgürlüğüne sahipler. Tabi ki bu özgürlüğü kullanırken başkalarına zarar vermeyecekler, başkalarının özgürlüğünü kısıtlamayacaklar. Vatandaşın otobüsünü yakmayacaklar, dükkanına, aracına zarar vermeyecekler. Taş atmayacaklar, kırıp dökmeyecekler. Barikatlar kurmayacaklar. Ülkeyi 1980 öncesi manzaralara götürmeyecekler. Diğer eylemlerinin yanında hepimiz varız. Bunlarda yokuz. Bu insanların masum gösterilmeye çalışılması da hoş olmuyor. Bu gün hala polise Molotof atıyorlar. İnsaf diyorum.

11 Haziran 2013 12:31
“Başbakanın gövde gösterisine ihtiyacı yok!”

İlginç bir çalışma olmuş. Keşke aileniz size tüm detayları ile 1980 öncesini anlatsaydı. Yanıbaşınızdadaki okul arkadaşınızın kör bir kurşunla ölümünü görmek ne demektir bilemezsiniz. Şimdi, özgürlük diyorsunuz, eylem ses getirsin diye yakıyor, yıkıyor, polisi taşlıyorsunuz. Yazınızda olayların bu boyutuna hiç değinmiyor, sessiz halka, esnafa uygulanan terörü görmezden geliyor, yaktığı toplu taşıma aracını kütüphaneye çeviren eylemciye sempatik bir gözle bakabiliyorsunuz. 100 m ileride cami varken, Cuma namazını sırf gösteriş olsun diye meydanın orta yerinde kılanlar da eylemin tüm halkı kucakladığı fikrini oluşturabiliyor sizlerde. Hatta tutulan safın en önünde yer alan, eli-kolu, başı açık bayan da çok dikkat çekici gözükmüyor gözünüze. Siz, görmek istediğinizi görüyor, olmasını arzuladığınızı yazıyorsunuz. Ama asıl halk, gerektiği yerde, gerektiği zamanda, gerekli kişilere mesajını yine verecektir. Eğer demokratik bir ülkede yaşıyor isek.

09 Haziran 2013 10:09
Toplam blog
: 3
Toplam yorum
: 0
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 828
Kayıt tarihi
: 18.01.13
 
 

Bir lahza soluklanma, bir bukle tebessüm, iki yudum su hayat... Bir gün ilkbaharındayız, ertesi g..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster