Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Okuyunca inanın ağladım, nasıl olabilir diye...

Çocuklarımızın geleceklerini tutsak etmemeliyiz ama bir yandan da kendi tercihleri ile vefakâr olmayı öğretmeliyiz diye düşünüyorum. Bunu anne yapamıyorsa eşler öğretmeli. Eşini annesi ile ilgilenmesi konusunda uyarmayan bir kadının başına da gelecekte aynı durumlar gelebilir. Konu biraz da iyi niyet ve kötü niyet meselesi galiba. Sonuçta herkes yaptığı vefasızlıkları bir şekilde ödüyor bence. Örneklerini o kadar fazla gördüm ki. Çok duygulu bir yazı. Kaleminize sağlık. Keşke gençler okusa... Sevgiler.

30 Kasım 2013 11:31
Kaliteli kadınlar tiryakilik yapar

Merhabalar. Ben böyle bir kadın tanıyorum. Altı yıldır sürekli gözlemliyorum. İnanın tam olarak anlattığınız gibi. Fakat şaşırtıcı bir şekilde kimse bu mükemmelliğin farkına varmıyor. Farkına varsalar da önemsemiyorlar. Hele eşi hiç! Burada açıklayamıyorum bile. Neyse, hiç olmazsa o benim yakın dostum ve arkadaşlığımızdan dolayı her gün şükrediyorum. Altı yıl öncesine kadar pek çok arkadaşım olmuştu ama hiçbiri bu denli kusursuz değildi. (Okurlarsa bana kırılacaklar.)Neyse, ben de kusursuz değilim zaten. İyi ki değilim. Kıymetin bilinmediği, kalitenin asla önemsenmediği bir dünyada yaşıyoruz galiba. Çoğu kişi sadece kendisini önemsiyor. Selamlar.

27 Kasım 2013 17:24
Kitap sahibi blog yazarları ile kitapsız blogcular...

Merhabalar Erol Bey, benim de kitaplarım satıldı bu ülkede. Yıllardır 10 TL bile geçmedi elime. Fakat bunun hiç bir önemi yok. Kitaplı ya da kitapsız olmakla ilgili değil de, Anadoludan Seçme Öyküler isimli kitabınızla ilgili yazmak istedim. Yurdagül Hanım'ın yaşadıkları gerçekten çok üzücü. Bu arada onun verdiği mücadelenin ardından, benim yayınevlerinde başıma gelen benzer durumların da çözümlenmeyeceğini fark ettim. Siz bu kadar büyük bir kitleyken bu sonuçları yaşadıysanız, ben tek başıma ne yapabilirim ki diye düşündüm. Selamlar, saygılar.

27 Kasım 2013 10:26
Sanal hırsızlık hakkında herkesin okuması gereken bir yazı!

Çok sinir bozucu gerçekten. Fakat kendinizi niye suçluyorsunuz? Bu blogla okuyanlara faydalı oldunuz. En azından ben bu konuda ne yapabilirim diye düşündüm ve hakkında olumlu yorumlar bulunmayan hiçbir siteden alışveriş yapmamaya karar verdim. Sevgiler.

26 Kasım 2013 23:49
Sevgi denilen sahte yeryüzü Tanrı’sının pençesinde insanlığın tükeniş sendromu

Müthiş bir yazı ve anlatım gerçekten güzel. Yine ayırım yapmış gibi olacağım ama erkek beyni ile kadın beyni (istisnalar dışında)çok farklı çalışıyor. Biz kadınlar öncelikle sevgiyi kafamızda yaratır, sonra kendimizi o konuda iyice şartlandırırız. Empati gücümüz de olağanüstüdür. Sevgiyi yalnız bir şahısa değil, her alana yaymaya çabalarız. Duygusal paylaşımlar için illaki hemcinslerimize de ihtiyaç duyarız. Yalan ya da gerçek, sevgisiz bir dünya buz gibi soğuk ve ürkütücü gelir. Belki de sizin kadar güçlü olmadığımız içindir. Eğer sevgisizlikten intikam almak için sevgiyi bu kadar yerden yere vurmuyorsanız, yine de bu farklı bakış açınıza saygı duyuyorum. Hayat boyu sevgisiz kalmayı tercih etmek epeyce güçlü ve dayanıklı olmayı gerektirir diye düşünüyorum.

26 Kasım 2013 00:24
Kalite asla tesadüf değildir (*)

Haklısınız, katılmıyorum desem yalan olur. Fakat kaliteyi asıl ortaya çıkaran kalitesizlikler değil mi şu evrende... Saygılar.

25 Kasım 2013 19:07
Toplam blog
: 27
Toplam yorum
: 226
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 1527
Kayıt tarihi
: 22.09.13
 
 

Ege Üniversitesi mezunu. Emekli öğretmen. Yayımlanmış romanları ve deneme kitapları var. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster