Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
"Buz Kovası Hareketi", "Bee Challange" ve C. Süreya…

Hocam saygılar. Yazıyı çok güzel bağlamışsınız, şiir de hakeza, öyle. Keyif aldım okurken. Esen kalın!

19 Eylül 2014 18:12
Anne terrlikleri terbiye amaçlı kullanılan bir eski zaman silahıdır

Yok Hocam, biz de yedik illa ki!! Ama bence anneler çocuklarına vurmaya kıyamazlar ve kendilerince böyle orta yol bulmuşlar... Çünki fiili olarak çocuğuna dokunmadan mesajı iletmiş olur ve bu terlik isterse kafayı yarsın ama bir tokatın psikolojik yıkımından daha muteberdir çocuklar için! Bilmem yanılıyor muyum? Bu arada tekrar geçmiş olsun, her ne kadar uzakta da olsak elimizden gelen birşey olduğunda burada olduğumuzu bilmenizi isterim. Saygılarımla.

17 Eylül 2014 12:10
Zehirleniyoruz. Gün gelecek, dünya halkları, " bisikletlerden hiç inmeyecek."

Hocam saygılar. Yaya olarak bile yürümesi çok zor cadde ve şehirlerimiz var! Bisikletlilere özeniyoruz ama güvenlik sorunları insanları caydırıyor. Konya, Eskişehir gibi dümdüz kentlerimiz de bile bisikletten çok motorsiklet kullanılıyor nedense? Bi de düzeltme yapayım izin verirseniz, OLof PAlme İsveç Başbakanıydı, hani şu suikastle öldürülen -pkk ın vurduğu da söylenir- diye biliyorum! Sevgi ve saygılarımla.

17 Eylül 2014 10:49
İyikilerim keşkelerim

Hepimizde var bu dile getirdikleriniz Sayın Hocam. Muhasebesi kısa ömürlerimizin bir anlamda bunlar. Olsun be! Hatalar da, günahlar da, sevaplar da bizim için değil mi sanki? Saygılarımla Hocam.

15 Eylül 2014 23:06
Gülzade Ninem ve Ahmet Dedem

Ah o eski insanlar...Yokluk içinde nasıl da mutluluk üretmeyi bilmişler. Şimdiki insanların telaşı ve modern hayatın keşmekeşi, tv, bilgisayar, araba gibi hayatı kolaylaştıran ama insanın özgürce yaşamasına ket vuran objeler... Bu köy neresiydi Hocam, bilmek isterdim? Neyse; onlara rahmet, sizlere esenlik diliyorum. Saygılarımla.

14 Eylül 2014 22:20
Domuz eti haramsa yeme,zavallı hayvana nefret ve düşmanlık niye!

Noktası virgülüne kadar katılıyorum. Etle aram yok ama Arabistan'da ticareti yapılamadığı için lanetlendiğini düşünüyorum. Yani tipine bakarak deve mi domuz mu diye sorsalar bir insana yüzde 90'ı domuzu makbul bulur bence. Üstelik pis olduğunu düşünmüyorum çünki yaban domuzları tamamen organik yaşıyorlar, öyle çiftlik hayvanları gibi ver yemi, tuzu, suyu şişsin işkembesi mantığıyla yetişmiyorlar. Saygılarımla.

14 Eylül 2014 21:32
Binbaşımı döven Kuveytliler derhal yurt dışına atılmalı, Büyükelçilikleri kapatılmalıdır!..

Evet Efendim, Doğru söze ne denebilirki? Ama yolsuzluk operasyonundan öğrendik ki ekomomizi -afedersiniz- bu bedevi ayıları ayakta tutuyormuş(!) 80 milyonluk koca Cumhuriyet 3-5 milyonluk şeyhlerin aşiretvari ülkeleri sayesinde ayakta duruyormuş! Vay be! Adama sormazlar mı o zaman sen 12 yıldır ne yapıyorsun orada diye? Saygılarımla.

14 Eylül 2014 13:01
Nedir Bu Valilerden Çektiğimiz?!

Hocam Selamlar. Yazınin içeriği maalesef ki yurdun gerçeği. Bu bürokrat erbabı tipler, meşgul ettikleri makamları Atatürke borçludurlar ama nankörlük, hainlik parayla değil ki bedava. Hadi onu geçtik biraz da insanda vefa olur, vefa da parayla değil. İzan, düşünce yok o da yok! Bu tipler çok değil 2-3 sene evvel cemaatin organizasyonları için can atıyorlardı şimdi döndüler yani karakter zafiyeti de mevcut. Son olarak neden Kırklareli; gavatçı vali de burada görev yapmıştı, çünki akp'nin İzmir gibi seçim kazanamadığı birkaç Atatürkçü demokrat kentlerden biridir Kırklareli. Sindirmek istiyorlar. Bir de, benim yeni bitirdiğim ve yarın paylaşmayı düşündüğüm blogumdaki valiyi okur ve yorumlarsanız çok sevinirim. Saygılarımla.

14 Eylül 2014 12:07
"Yeni Türkiye'nin eski Türkiye ile bir alakası yoktur... Şimdi yeni Türkiye doğmuştur"(M. Kemal)

Sayın Hocam ne menem birşeydir şu "milletin daha demokratik bir anayasa istemesi..." 1961 Anayasası en özgürlükçü Anayasaydı. Ama nedense demokrasiyi sindirememiş topluma bol geldi! Eh, sen misin bu bol diye şikayet eden, al sana zibidi işi bir Anayasa. Öyle dar, öyle sıkı bir Anayasaydı ki yapıldığı orijinal halinden herhalde bir tek başlangıçtaki değiştirilemeyecek hükümler dışında tüm maddeleri değiştirilerek her tarafı sökülüp yedinen dikildi ve yama yapıldı! Yani tam Türk işi! Biz özgürlükçü bir toplum değiliz maalesef! Sokaktakine, evdekine, kışladakine, ibadethanedekine, spor salonundakine kısaca herkese özgürlüğü lüks görüyoruz. Sonuç ortada; hoşgörüsüz ve bencil bir toplum. Biraz ağır oldu ama içimden geldiği gibi yazdım. Saygılarımı sunarım Hocam.

12 Eylül 2014 18:14
İnşaattan düşen Amerikalı işçi de Şehit mi?

Sayın Cengiz, önceki yazılardan birinde değinmiştim ben de; dediğim gibi "şehit olunacak işler ve şehit olunacak askeri birlikler" nedense garibanlara layık görülüyor. Paralılar bu tip yerlerden imtina ediyorlar kendilerini ve çocuklarını. Dediğiniz gibi samimiyet, izan, insaf, vicdan sorgulanmalı! Neyse ki hemen önleyici kanunlar(!) çıkarılacaktır merak buyurmayın! Saygılarımla.

12 Eylül 2014 16:01
Toplam blog
: 49
Toplam yorum
: 167
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 7742
Kayıt tarihi
: 14.05.14
 
 

Kamu yönetimi ve sosyoloji öğrenimi... Tarih bölümüyle devam eden öğrencilik... Siyasetbilim, top..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster