Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Ayıpmış...

Kutluyorum. Anlatımınız, açık sözlülüğünüz çok güzel.

06 Ekim 2006 23:03
Davul, davulcu ve çalar saat!

Apartman görevlileri, apartmanda oturanların ortaklaşa belirleyeceği saatte tüm dairelerin ya da isteyen dairelerin zillerini çalsa; isteyen aileler için devlet basit uyarıcı aygıtlar(ezan okuyan, besmele çeken, davul çalan, möani okuyan programları bulunan) dağıtsa ramazan yardımı olarak, bu sorun çözülür mü?

06 Ekim 2006 22:43
Davul, davulcu ve çalar saat!

Yazınız çok güzel. Toplumun rahatsız olduğu halde dillendiremediği bir konuya değiniyorsunuz. Sokaklar gürültü kirliliğiyle dolup taşıyor. Oruç tutuyorsunuz. Sahur yemeğinizi 01.00'de yemişsiniz. Sabah 06.00'da kalkıp işe gideceksiniz. Çocuğunuzu da sabahçı olduğu için o saatte uyandıracaksınız. Uykunuzu almanız gerek, işinizde verimli olabilmeniz için. Ama kimin umurunda. Davul sesleri sizi uyutmuyor. Siz işinizde esnerken, kızınız ya da oğlunuz derste uyumamak için kendini zor tutuyor. Böyle mi çağdaşlaşacağız? Önemli bir konuya değindiğiniz için sağolun.

06 Ekim 2006 22:36
Bir kişi pek çok şeyi değiştirebilir..!

İlkokul öğretmeniniz Osman Yılmaz'ı ve matematik öğretmeniniz Sami Görey'i sevgiyle, övgüyle anmanız ne güzel. Bu adlarını andığınız öğretmenlerinizi içtenlikle kutluyorum. Ne mutlu ki bu güzel insanlar karşınıza çıkmış. Ayrıca sizin de matematik ve fen alanındaki başarılarınız, özellikle Türkçe'yi birçok Türkçe öğretmeninden daha güzel, daha düzgün kullanmanız, anadilinize özen göstermeniz kutlanmaya değer.

06 Ekim 2006 17:31
Türkçe bu kadar mı lastikli?

Sayın Ahmet YILMAZ. Başbakan RTE'nin "Askerlik yan gelip yatma mesleği değidir" sözünü çok iyi niyetli bir biçimde yorumluyorsunuz. Başbakan da bu yorumunuzdan hoşlanacaktır kuşkusuz. Ne var ki RTE'nin bu sözü, askere karşı genel söylemi ve tavrıyla ilişkilendirilince, sizin yorumunuz fazlasıyla iyi niyetli kalıyor. Böylesi bir iyi niyet de gerçeklerin görülmesini engeller. Saygılarımla..

06 Ekim 2006 14:47
Sevgili Nano

Sevgili Hasan BARIŞCAN, Benim de, yayımlanmadan okuma ayrıcalığına sahip olduğum kitabını neredeyse ayrıntılarıyla anımsadım. Yaşama sevinci aşılayan, insanlara sıcacık ışığını ilettiğin bu yazı gerçekten çok güzel. Yaşamın güzelliklerini her zaman görebilen bir yazar olduğunu biliyorum. Benim gibi karamsarlar için yazıların, umutlandırıcı oluyor. Dilerim, düşündüğün güzelliklere ulaşır insanlık. Sevgiler.. MAB

08 Eylül 2006 22:01
Bitişik yazılan soru ekleri

Sayın Fatih Türkmenoğlu, Yazılarınızda Türkçe'yi belli düzeyde kullanabiliyorsunuz. Anlatımınız güzel. Güzel olmayan, dile özen gösterenlerin tavrını, "emekliliği yaklaşmış Türkçe öğretmeni('hocası' değil.) takıntısı" olarak değerlendirmeniz. Yazdıktan sonra, yazılarınızı yayıma vermeden bir kez daha gözden geçirirseniz, yazım yanlışlarınızı görebileceğinizi sanıyorum. Şeftali yerken, sularını ağzından akıtarak karşısındakileri rahatsız eden insanların tavrı neyse, dile özen göstermeyi "takıntı" sayanların tavrı da odur. Sevgiler... Mehmet Ali BAŞKURT (Anadilde emekliliğin olmayacağını düşünen Emekli Türkçe Öğretmeni)

31 Ağustos 2006 18:06
Proje Tabanlı Öğrenme

Eğitim ve öğretim konusunda en iyisini gerçekleştirebilmenin uğraşı içinde olan siz değerli eğitimcilerin çabaları bir gün kesinlikle güzel sonuçlara ulaştıracaktır insanlarımızı. Ama, öncelikle, çağdışı yöneticilerden kurtulmak gerekiyor. Saygılar...MAB

15 Ağustos 2006 14:36
Toplam blog
: 6
Toplam yorum
: 33
Toplam mesaj
: 33
Ort. okunma sayısı
: 2480
Kayıt tarihi
: 04.10.06
 
 

1971' den bu yana ortaokullarda, liselerde, Buca Eğitim Enstitüsü'nde, Buca Yüksek Öğretmen Okulu'nd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster