Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Sevgili Deniz

''Üç yılı aşkın bir süredir Milliyet Blog’da aktif olarak yazmaktayım ve yazmanın yanı sıra sadık bir okuyucuyum. Bu üç yıl boyunca siteyi ziyaret etmediğim günler sayılıdır. Bundan sonra da ziyaret etmeyi bırakacağımı sanmıyorum çünkü öylesine güçlü ve özel kalemler var ki onların yazılarından mahrum bırakamam kendimi.'' Bu paragraf son bloğumdan alıntı bir bölüm. Daha fazla bir şey eklememe gerek yok sanırım. Yazınızla ilgili de şunu ifade etmeliyim ki; inşallah buranın dışında da farklı görsel ve basılı platformlarda yer alıyordur. Almalı... Saygıyla...

16 Ocak 2019 11:49
Senin Yarının Hep Bugün Olmalı

Yazınızı okuyan herkes eminim ben gibi istemsizce gülümseyecektir. Bazısı alışık olduğu için zorlanmayacak, bazısını gülümsemesi acıtacaktır. Kaleminize sağlık. Saygıyla...

11 Ocak 2019 16:25
Onlar da Değişti

Köyümde biri cami kubbesinde, biri telefon direğinde, ikisi de yüksek gerilim hatlarının geçtiği elektrik direklerinde vardı leylek yuvası. Henüz küçüğüm o zamanlar, köyün üzerinde oluşturdukları hava trafiğini izlemeyi ve özellikle sabahları duyulan ''lak lak'' seslerini dinlemeye bayılırdım. Onlar da bizim bir parçamızdı. Uzun yıllar sonra zarar verdiği gerekçesiyle telefon direğindekini telekom, elektrik direğindeki yuvaları ise tedaş bozdu. Kalan tek yuva da caminin tadilatı sırasında bozuldu. Önce, bir şey olmaz, yuva yapacak bir yer elbet bulurlar derdi köylü fakat aradan onca zaman geçti hiç bir yere yuva yapmadılar. Bunun üzerine gurbetçi(Almanya) bir köylümüz o zaman için ciddi bir meblağ ödeyerek köyün belli noktalarına üzeri kare platformdan oluşan yüksek direkler diktirdi. Almanya da görmüş. Bir süre de bu direklere gelir yuva yaparlar diye bekledik. Ama yapmadılar. O direkler öyle durur hala paslanmış biçimde. Leylekler nerede? İşte onu bilen yok. Saygıyla Ali Abi...

11 Ocak 2019 16:13
Masumiyete Hasretiz

Geçti, geçti mevsimler... Süpürüldü takvimler. Gidenlerden kalan şey; duvarlarda resimler, mezarlarda isimler... Geçti, geçti mevsimler... (Necip Fazıl KISAKÜREK) / Başka sözüm yok. Saygıyla...

08 Ocak 2019 01:23
Dualarımın Şeklini Değiştirdim

''Sürekli bir şeyler kırılır. Bardaklar, tabaklar, tırnaklar... Yaşamdaki işlevlerini artık yerine getiremez hale gelirler. Arabalar, verilen sözler, patates cipsleri. Hepsi un ufak olur. Buzu kırabilirsiniz; dalgaları da öyle; ses çatlar, sessizlik bir anda paramparça olup dağılır. Yürekler kırılır; umutlar da öyle.'' Saygıyla...

08 Ocak 2019 01:15
Özkan'a (Sarı) Cevabımdır

Size eksik gelen kelimelerin bize tam gelmesi ne mümkün! Dört kez ara vermeden okudum yazdıklarınızı, kelimelerinizde saklanan, gözden kaçan bir şey olmasın diye... Yine de her birini bulabilmemiz mümkün değil. Kendi sığ sularımda, ayaklarımın bastığı yerler bile suyun şeffaflığıyla görülüyorken, sizi de aynı yerde görmüş ve o rahatlıkla sormuşum sorumu. Ama yanılmışım meğer sizin içinde bulunduğunuz suların ne derinliği belliymiş ne de rengi berrak. Siz, satırlarınızla sadece anlatmakla kalmamış, yaşamış, anlamaya çalışan herkese de bir nebze olsun yaşatmaya çalışmışsınız. Yorumda bulunabilecek bir sözümüz olamaz yazdıklarınız üzerine. Ama iyi ki yazmışsınız ki MB var olduğu sürece buraya bir not düşmüş oldunuz. Ayrıca kısacık bir soruma değer verip bu kadar samimiyet ve yaşanmışlık kokan kelimeleri emek vererek bir araya getirip cevap vermenizi de alkışlıyorum. Teşekkür ederim. Sizi okumak her zamanki gibi çok güzeldi... Saygıyla...

03 Ocak 2019 20:52
Çöl

Sayın Yaşar, öyküleri okumayı severim ve vakit buldukça da yazarım. Eğer eleştiri kabul ederseniz bir konuyu belirtmek istiyorum. Öykünüzün başlangıcı ve devamı inanılmaz derecede merak uyandırıcıydı, hatta bilim kurgu bir sona doğru ilerlediğini bile düşündüm. Fakat finali beni hayal kırıklığına uğrattı, ben kısa öykülerde en önemli ve vurucu kısmın final bölümleri olduğunu düşünüyorum. Tabi bu benim naçizane kendi görüşüm. Kaleminize sağlık. Saygıyla...

03 Ocak 2019 00:08
Darmadağın Sözcükler

MB yazıları içerisinde devamlı aradığım, bulmak ise oldukça zor olan yazılardan birini bulduğum için bu açıdan mutluyum. Yazınıza gelirsek evet biraz darmadağın olmuş fakat bu dağınıklık okuyanın gönlüne dokunmasına engel olamamış. Hüzünlü yazılar yazdığımızda birçok kişi mutsuz olduğumuzu ve mutsuzluğumuzu yazdığımızı düşünür fakat gerçek farklıdır aslında. Bana göre hüzün ve edebiyat ayrılmaz iki arkadaştır. Birbirlerini tamamlarlar. Kaleminize sağlık. Mutlu yıllar... Saygıyla...

02 Ocak 2019 23:51
Milliyet Blog'da Ne Değişti?

Önce bloğunuza çok uzun bir yorum yapmak istedim, yazdım geri sildim, bir daha yazdım bir daha sildim. Sonra içimdeki her şeyi dökmekten vazgeçtim. Bu yüzden kısa bir yorumda bulunmak istiyorum. MB'da gerçekleşen değişikliklere ciddi anlamda üzüldüğümü belirtmeliyim. Ben yazıda görseli önemseyen biriyim ve okunma sayısına artı katkı yaptığını düşünüyorum ki görselsiz yayına başlayan MB'da okunma sayılarında ciddi bir düşüş var. Ayrıca yeni sisteme göre sitenin güncellenmesi gerekiyor. En çok okunan ve en çok yorumlanan bölümlerinde hala eski bloglar yer alıyor. İtiraf etmeliyim ki yazmaya ara vermeyi düşündüm fakat yapamadım. Çünkü yazmak bir ihtiyaç bizim gibilerin dünyasında ve yazdıklarımızın başkalarına dokunması da en büyük mutluluğumuz. Durumun buralara gelmesinde payı olan MB yazarlarını da eleştirmek istediğim çok konu var fakat burası yeri değil sanırım. Umarım yeni yılda her şey çok daha güzel olur. Saygıyla Kenan Abi...

02 Ocak 2019 23:39
Minnet Etmem

Neden atıyorsunuz peki? Özel değilse öğrenebilir miyiz?

02 Ocak 2019 21:12
Toplam blog
: 106
Toplam yorum
: 337
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 2827
Kayıt tarihi
: 05.09.15
 
 

Kalın Sağlıcakla... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    1968 basımı yıpranmış bir kitabın sayfalarından kokladığım huzur bugünümde nefes almamı sağlayan...