Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Geçmiş, Geçmemiş

Geçmişindir o! Geçmişindir ama geçmemiştir! Geçmişindir ama geçmemişsindir, geçememişsindir. Tek bir dal sigara dumanıdır bahanesi bazen ya da bir kadeh şarap, yanık bir türküdür bahanesi bazen ya da eski tanıdık bir şiir. Geçmişindir o, aslında geçmemişin! Bitmişindir o, aslında bitmemişin! / Tebrikler... Saygıyla...

27 Kasım 2018 07:37
Buz Duvarları

Adı Hayat! O kimine gül, kimine diken. Kimine sefa, kimine cefa. Kimine esaret, kimine hürriyet. Kimine sıcak sahillerin kumdan kaleleri, kimine buz duvarlarında gözyaşı izleri. Adı Hayat! Kaleminize sağlık. Sizi görmek güzel. Saygıyla...

27 Kasım 2018 00:20
Sırf Seni Seviyorum Diye

Mükemmel. Başka açıklamaya gerek yok sanırım. Saygıyla...

24 Kasım 2018 15:32
'Toplumsal Bir Eleştiri Perspektifinde 'Makas Eller'

Profilimde 'sevdiğin filmler' bölümünde ''Makas Eller'' yazar. Bloğunuzu görüp okuyunca yorum yapmadan geçemedim. Aslında aynı ortak mesajı vermek isteyen birbirinin kopyası on binlerce film arasında ''Makas Eller'' tıpkı filmdeki ''Edward'' gibi hemen göze çarpar ve diğerlerinden çok ama çok farklıdır. Filmle ilgili yakaladığınız ayrıntılar ise çok çarpıcı, bu filmin hayranı olan ben bile bir çok noktaya sizin baktığınız açıdan bakamamışım. İlk fırsatımda sizin ışık tuttuğunuz noktalara daha çok dikkat ederek bir daha izleyeceğim. İnsanoğlunun kendi çıkarları için görmezden geldikleri karşısında, çıkarı son bulduğunda ne kadar alçalabildiğinin, vahşileşebildiğinin filmidir aslında ''Makas Eller'' ve eski bir yapım olsa da güncelliğini hiç kaybetmeyecek bir baş yapıttır. Eğer bloğunuzu okuyup bu filmden yeni haberi olanlar varsa onlara da tavsiyem muhakkak izlemeleridir. Edward der ki: ''İnsanlar benden korkuyor çünkü ben farklıyım.'' Benim için çok özeldi bloğunuz. Saygıyla...

23 Kasım 2018 13:34
Her Kadın Ömründe Her Sefer...

''Her kadına sahip olmaya çalışan erkek, bir kadına hasret kalır. Bir kadına hakkıyla sahip olan erkek, her kadını kendine hayran bırakır.'' Nedense şiirinizi okurken bu satırlar geldi aklıma Emre Bey. Saygıyla...

21 Kasım 2018 16:00
Işıklar Kamaştırdı Gözlerimi... Gözyaşı Değil !...

Dün iş yerimde ilk okuduğumda bir şey anlayamadım. Dedim sakin kafayla akşama bırakayım. Akşam evde bir kez daha okudum, bir şeyler belirmeye başladı zihnimde, dedim sakin kafayla sabaha bırakayım :) Bu sabah işe gelip katran koyusu kahvemi içip bir kez daha okudum. Dedim Yücel Abi'nin yazıları okumak için dingin bir zihin, ardından düşünmek için belli bir zaman lazım. İnsanı düşündüren yazılara diyelim o zaman. Kalemine sağlık Yücel Abi. Atölyeye selamlar. Saygıyla...

21 Kasım 2018 15:32
Kocalar Çekip Giderken, Sadece Soyadlarını Alıp Gitmiyorlar…

Kaleminize sağlık Sabri Bey, nasıl evlilik varsa elbet boşanmalarda olacak fakat acı olan burada bu boşanmalardan sonra toplumun kadına bakışının adiliğinde yatıyor. ''Erkeğin dulu olmaz'' diye bir Atasözünün olduğu bu topraklarda bazı şeyleri açıklamaya çalışmak inanın çok zor. Kadın cinayetleri ve öğrenilmiş çaresizlik içerisinde boşanmadan evinde ruhsuz bedenler olarak yaşayan kadınlara girmiyorum bile. Saygıyla...

21 Kasım 2018 15:22
Boynu Bükük Sevgilerim

Kızgınlık, üzüntü, hayal kırıklığı, sitem... Koparmak bütün bağlarını bağlı olduğu bedenden, ama ne iraden izin verir ne kalbin. Gidiyorsun, git, gel demem diyen yalancı sözcükler. Sonra tüm benliğini saran bir yorgunluk, çaresizlik. Söylenilen onca yalancı kelimelerin ardından gelen teslimiyet, hakikat: daima en güzel çiçeği olacaksın ömrümün. Tebrikler Hadiye Hanım... Saygıyla...

21 Kasım 2018 14:54
Kadın ve Evlilik

(2)Sonuç olarak; çaresizliği öğrenmiş kadın ordularından oluşan bir evlilik kurumu yığını sarmış bulunmakta toplumu. İnanın bu kısır döngüyü kırmak ve yeniden dizayn etmek çok ama çok zor. Bu öyle üç beş yılla düzeltilebilecek basit bir sorun değil. Önce kadın kendisiyle ilgili algıyı değiştirebilmeli ve geleceğin erkeği ve kadınını yetiştirebilmeli ki o kadın ve erkek yeni nesli sağlam düşünce yapısı ve evlilik kurumu içerisinde yeniden inşa edebilsin. Ve bu evlilik kurumları toplumu yeni nesil bir topluma dönüştürebilsin. Mevcut durum ve toplum içerisinde benim pek umudum olmasa da bireysel olarak bana düşen görevi yerine getirmek için savaşmaktayım. Sorun evlilik kurumunda değil, evlilik kurumunun temel taşları kadın ve erkeğin algılarındadır. Güzel bir geleceğe inşallah. Saygıyla...

20 Kasım 2018 16:18
Kadın ve Evlilik

(1)Burada sorun evlilik meselesi değildir. Kadınının toplumumuzdaki yeri ve değerini eleştirirken girişi evlilik üzerinden yapmanız bana pek mantıklı gelmedi. Üzülerek gözlemliyorum ki aile kurumlarının bana göre büyük çoğunluğu, olması gereken düzenin çok uzağında, bu kurum içerisinde kadına biçilen ve kadının reel olarak içinde bulunduğu durum tam bir rezalet. Özellikle eğitimsiz ve ekonomik özgürlüğü bulunmayan kadınların aile kurumu içerisindeki görevi ahçı, çocuk bakıcısı ve erkeğin cinsel tatmin oyuncağı olmaktan pek öteye gitmiyor. Bu kadınlar çaresizlik içerisinde mutsuz olduklarını bile unutarak içinde bulundukları duruma alışıp kocaları gibi erkek, kendileri gibi kız çocukları yetiştiriyorlar. Bu kadınların anneleri kendisinden, babaları kocasından farksız olunca toplumsal bir kısır döngü kaosu içerisinden kurtulamıyoruz maalesef. Çoğu zaman kadının eğitimli ve ekonomik özgürlüğünün elinde olması da durumu değiştiremeyebiliyor çünkü; toplumun algısı ve kültürü baskın geliyor.

20 Kasım 2018 16:05
Toplam blog
: 102
Toplam yorum
: 338
Toplam mesaj
: 0
Ort. okunma sayısı
: 3439
Kayıt tarihi
: 05.09.15
 
 

Kalın Sağlıcakla... ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    1968 basımı yıpranmış bir kitabın sayfalarından kokladığım huzur bugünümde nefes almamı sağlayan...