Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Beyindeki hayalet düşman: Endişe...

Evet; endişe belirttiğiniz gibi çoğu zaman hayalet bir düşmandır. Ancak tüm bu vb. endişe, kaygı, doyumsuzluk, her şeyin en çoğuna ve en iyisine sahip olma duygusu; eğitilmemiş/disipline edilmemiş (Hayvani Ego ile veya/ya da Aşırı Uyarılmış Egonun) bir eseri olduğuna inanıyorum. Bu alanlarda yazmaya ve tartışmaya devam edelim diyorum. Kaleminize sağlık, sevgi ve saygılar.

10 Mayıs 2017 12:49
Uyduruk Cumhuriyetlerde kadın

Nizamettin Bey maalesef; Müslüman ülke olup Anayasasında İslam dinine yer veren tüm Cumhuriyetlerde, hemen hemen her şeyin kalıbını ve formunu İslan dini belirlemektedir. Laiklik ve diğer düşünceler göstermelikten öteye geçmezler. Kadınların yaşamı da böylece allaha emanet. Selam ve saygılar.

03 Mayıs 2017 15:04
Cahiliye toplumu ve Yeniçeri gerçeği…

Sayın İzmirli97 Bey Merhaba: Çok önemli bir kouyu ele almışsınız. Cahiliye ve Yeniçeri mantığını, aslında yazı dizisi şeklinde işlemek gerekir. Çünkü gerek Ortaçağ Cahiliyesi gerekse çağımızın Cahiliye mantığının nasıl oluşturulduğunu, ülkemizde hâlâ anlamayan milyonlarca insan mevcuttur. Çağın gerisinde kalan Devlet, toplum ve bireyler öz güvenlerini kazanamakdıkları için, yalnızca baskıcı ve güvenliçi tedbirlerle yaşayacaklarını düşüneleri, çaresizdirlerinin bir göstergesidir. Selamlar elinize sağlık.

02 Mayıs 2017 15:14
Osmanlı neden Sanayileşemedi?

Nizamettin Bey Merhaba. Elinize ve yüreğinize sağlık özetlenerek yazılmış gerçek bir Tarih yazısı olmuş.Sadece küçük bir ilave olarak şunu belirtmek isterim. Osmanlı'nın geri kalmasının diğer bir nedeni de, İslam dini sürekli Metafizik düşünce temelinde ısrar edip, kendinden başka her şeyi yalan ve haram görmesidir. Batılıların her alanda gerçekleştirmiş oldukları Rönesans ve Reformları, İslam dini günümüzde hâlâ kabul etmediği için dünyanın en gerisinde yaşamaya devam etmektedir. Cumhuriyet dönemi de bu anlayıştan tam olarak arınmış değildir. Selam ve saygılar.

01 Mayıs 2017 16:22
İnsanlar maymundan mı geldi, yoksa maymundan mı geliştirildi?

Hasan Bey Merhaba; önemli bir makale başlığı atmışsınız anacak çok kısa ve ikna edici olmamış. Sizinde belirttiğiniz gibi gerek evreni ve dünyayı gerekse canlıları, tanrı da yaratmış olsa, bunun Diyalektik Evrimleşme süreçlerini, Materyalist felsefe temeliyle daha somut örneklendirmelerle desteklemeniz gerekirdi. Aynı şekilde Metafizik felsefeden de örneklendirerek seçimi insanlara bırakılmalıdır. Felsefe konusu her zaman uzun anlatımlarla ancak anlaşılmaktadır. Selamlar

26 Nisan 2017 13:19
Yığın Toplumu-Çoğulcu Toplum

Merhaba Nizamettin Bey; çok güzel özetlenmiş bir sosyoloji yazısı olmuş elinize sağlık. Buna ileve olarak bende şu noktayı eklemek isterim. Toplumların sürü kalabalıklar şeklinden kurtulması, devlet sistemlerinin insanları birbirinden üstün gören ırkçı ve ayrıştırıcı poltikalardan uzaklaşmalaşmasıyla mümkündür. Türkiye gibi devletlerse, yalancı ve göstermjelik demokrasiyle hareket ettikleri sürece, sivil toplum ve siyasi partilerde aynı şekilde göstermelik konumundadırlar. Bu yüzden de toplum hâlâ Ortaçağ ve modernizm karışmı tepksiz nesneler durumundadırlar. Selam ve Saygılar.

24 Nisan 2017 15:25
Devşirme olmasa Osmanlı bu kadar kolay yükselemezdi; ama bu kadar da kolay batmazdı

Kerim Bey; Devşirmeciliğin anlamı, temel kültürleri soysuzlaştırarak, kula kul olan hayvan sürüsü oluşturmaktır. Bunun ne dinle ne de cesarele bir alakası bulunmamaktadır. Bu yüzden değil midir? Türkiye toplumu, ulusal kültürün temelinin neye dayandığını bilmeden, Arap İslam din ve kültürünün arkasından sürüklenmektedir. Ve böylece dünyayı sürekli geriden takip eden bir varlık konumundadırlar. Osmanlı Arap din ve dilinin dışında, başta Türk dili ve kültürü olmak üzere her şeye kiprit suyu dökmüş ganimet ve şehvetten başka bir şey bilmeyen Lümpen topluluğudur.

21 Nisan 2017 14:49
Temiz sicilden sadece ikisi

Nizamettin Bey Merhaba. Evet Osmanlı'ya ve de Teokratik devlet yapılarına göre Cumhuriyetin lideri bir şeyler yapmaya çalıştı. Ancak Atatürk'ün ve Cumhuriyetçi entelektüellerin demokrai ile ilgili derin bir teorik felsefelerinin olmaması yüzünden, laiklik başta olmak üzere kadına seçme ve seçilme hakkı gibi şeyler sadece şekilde ve göstermelik kaldı. Ve sürekli Resmi Diyanet İşleri eliyle İslam din teorisi topluma aşılandı. Böylece laikliğe en çok yakın olan Aleviler aşağılanıp yasaklanmıştır. Böyle bir devlet ve demokrasi modeli Müslüman Türklerden başka bir toplumda görülmüş değildir. Selam ve saygılar.

02 Nisan 2017 22:26
Hz. Ali ve Muaviye

Erol Bey Merhaba, Bu aslı astarı olmayan ve hiçbir kültür değeri taşımayan Arap söylencelerini neden bu kadar Türkler ve Kürtler anlatmaya meraklıdırlar? Bu iki toplumun kendi öz hikaye ve yaşanmışlıkları yok mu? Şu bilinmelidir ki, her iki toplum kendi gerçeklikliğini inkar ederek, Araplaştıklarının farkına ne zaman varacaklardır? Esenlikler

23 Mart 2017 20:32
Toplumların modernleşmesi

Nizamettin Bey Merhaba. Sizin modernleşme ile ilgili genişce ele almış olduğunuz konulara şöyle bir ekleme yapmak isterim. Modernkleşmede en büyük etkiye sahip ve anatar niteliğindeki güç, Felsefeye yaklaşım ve bakışla doğrudan bağlantılıdır. Çünkü Türkiye hâlâ gerçek bir felsefi eğitime düşmanca bakmaktadır. Felsefenin kabulü demek dinde reform, laiklik, sekülerizm ve demokrasi demektir. Bu da sanayi başta olmak üzere tüm alanlarda modernleşmeyi getirmektedir. Türkiye ise sözde laik olduğu için dinde henüz reform gerçekleştirmemiştir.Dinin etkili olması ve dine dayalı eğitim yapılarında modernleşme hep hayalde kalmaktadır. Selam ve saygılar.

12 Mart 2017 21:12
Toplam blog
: 56
Toplam yorum
: 87
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 750
Kayıt tarihi
: 27.03.16
 
 

Eğitim: Yüksekokul, Meslek: Yönetim, İlgi Alanım: Tarih, Felsefe ve Sosyoloji üzerine araştırma. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster