Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Kur'an gerçekte Müslüman kadının Hicabi (başını örtmesi) konusunda ne demiştir?

Ahmet Bey Merhaba; diğer birçok Müslüman gibi sizde yuvarlak kelimelerle islam'ı kurtarmaya çalışmışsınız. Nedeni ise; bir kere Kuran'da özellikle kadınların kapanması ile ilgili herhangi bir Ayet bulunmamaktadır. Bazı Ayetlerde edep yerlerinizi kapatınız diye ifadeler geçer. Bunu fırsat bilen ve kendi nefsine hakim olamayan Müslümanlar, Kadınları çuvalın içerisine kaptınca, cinsel saldırganlığı öneleyeceklerini düşünmüşlerdir. Ancak bir toplumd a bilimsel eğitim ve kültür seviyesi yükselmediği sürece, bırakalım kadına saldırmayı, erkek erkeğe en çok tecavüz olayı yine bu toplumlarda görülmektedir. Selamlar

04 Mart 2017 15:01
Türkçede vurgu

Merhaba Hocam, yüreğinize sağlık. Yavaş yavaş yaşlanmaya doğru yol almış olduğum bir dönemde, bana Ortaokul ve lise Edebiyat yıllarımı hatırlattınız. İnsan yaşlandıkça geçmişin tadına daha iyi anlamaktadır. Sağlık dolu yarınlar ve saygılar sunarım.

01 Mart 2017 11:15
Türkçede vurgulama, tonlama

Elinize sağlık Hocam. Selam ve saygılar

28 Şubat 2017 14:13
Cumhuriyet'le Demokrasinin farkı ne?

Hocam Merhaba. Makalenizi büyük bir zevkle okudum, çok açık ve net bir şekilde ifade etmişsiniz, elinize yüreğinize sağlık. Bende küçük bir ilave olarak şu noktayı eklemek isterim. Demek ki toplumları yönetme biçimlerinden, Faşizm hariç diğer tüm idare şekilleri, o ülke insanlarının eğitim ve kültür seviyelerine göre içerik, anlam ve uygulama şekli kazanmaktadır. Türkiye toplumunun üstten alt katmana kadar büyük bir çoğunluk, olgunlaşma kültür seviyesine gelemediği için, hangi yönetim şeklini verirseniz verin, hepsini rahatlıkla yozlaştıracaktır. Selam ve saygılar.

20 Şubat 2017 15:45
Bir ülkede azınlıklar varsa ve de bu ülke ileri demokratik bir ülke değilse barış zor

Kerim Bey kardeşim eline yüreğine sağlık, çok güzel özetlemişsin. Şunu da ben ilave etmek isterim. Orta Çağ mantığına göre yaşayan devletlerin Büroktat ve Ticaretçi Sermaye sınıfı, farklılık ve azınlıkların haklarını tanımayı kendileri için en büyük kayıp olarak görürler. Çünkü demokrasilerde sömürüleri kısıtlanıp her yere hükmedemeyeceklerini bilmektedirler.

19 Şubat 2017 23:19
Türkçe

Merhaba Turkay Hocam; Türkçe üzerine vermiş olduğunuz emeğe sonsuz saygı duyyor ve anadili Türkçe olanlar için büyük bir minnet borçlu olduğumuzu ifade etmek istiyorum. Ancak ne hazindir ki, Selçuklu ve Osmanlı'dan günümüze kadar Arapça ve İslam hayranı olan özünü inkâr etmiş devşirmeler yüzünden, sizin gibi değerli insanlarımızın Dil üzerine vermiş oldukları emekler heba olmaktadır. Bu yetmemiş gibi yeniden Osmanlı devşirmeciliğine dönmek için ellerinden gelen her şeyi yapıyorlar. Ve bu nedenle gerçek Türkçe kelimeler toplanarak dilimiz bir türlü sadeleştirilemedi. Selam ve saygılar.

07 Şubat 2017 13:54
Arketipsel kodlardaki Dinsel yaşam - Nimet Erenler Gülkökü

Nümet Hanım Merhaba. Yazınızı ilgiyle okudum teşekkür ederim.Ve şu sonucu çıkrmaış bulunmaktayım. Hemen hemen aynı alan üzerine ilgi duyup bilgilenme ve bigilendirmeyi amaç edineleriz. Ancak tanrılar ve inançlar konusunu, yalnızca Âdem'le ele almanız biraz sınırlı kalmış. Umuyorum daha sonraki yazılarınızda genişçe ele alırsınız. Bu konuyla ilgili benimde Milliyet Blog'ta"Dinlerin Doğuşu ve İslam'ın Gerçek Özü" adıyla üç dizi şeklinde Makalem mevcuttur. Belki buradan birbirimize aktaracağımız önemli bilgiler olacaktır.Selamlar.

17 Ocak 2017 17:01
Bireyin özgürleşmesi

Sayın Turkay Hocam Merhaba.Sosyolojik olarak güzel bir analiz yapmışsınız. Ancak Türkiye'deki birçok Aydın ve entelektüeller gibi sizde çok önemli bir noktayı atlamışsınız. O da şudur. Demokrasilerin gelişmesi için Bireylerin özgürlüğü ne kadar önemli ise, tüm bunların hayat bulması için de Toplumsal sözleşme olan Anayasa'nın din, etnik ve düşünce ırçılıkğından arınmasıyla mümkündür. Siz Atatürk'ün yaptıklarını örnek veriyorsunuz ama, 1923'te yapılan Anayasada tekçi, ırkçı ve despotizme saplanmış olmasından kaynaklı tek din, tek millet ve tek düşünce milliyetçiliğini sürekli büyütmüştür. Bununla beraber Kemalizmin temel dayanağı olan Arap İslam ve ikâme bir batı taklitçiliği, var olan öz kültürel değerlerin hepsini dejenerasyona uğratmıştır. Bundan arınmadığımız sürece tüm çabalar boşa gidecektir.Selamlar.

28 Aralık 2016 14:39
Türk-İslam kimdir, kime denir?

Bir kere Türkler her ne şekilde İslam'ı kabul etmişlerse en büyük ihanet ve katliamı kendi dil ve kültürlerine Yaptılar. Bunu da Selçuklular ve Osmalı'nın kendi dilini bırakıp Farça ve Arapçayı dokuz yüzyıl resmi devlet dili yapmalarından belgelidir. İkinci nokta; Müslümanlıkta ve de Müslüman Türklerde Sentezleme diye bilimsel bir anlayış ve bilgi mevcut değildir. Çünkü Sentezleme Pozitif bilimlerin bir kuralıdır. Pozitif bilime düşman olan İslam ve bunun borazanlığını yapan Müslüman Türklerdeki mantık kendi özünü, dilini ve kültürünü inkâr ederek Arap veya başkasına benzemeye çalışan taklitçi bir dejenerasyondur. (Devşirmeciliktir) selamlar.

23 Aralık 2016 00:08
O gece o adam, “abla”nın içinde gördüğü...

Sayın Fatma Hanım; üzülerek belirtmeliyim ki, makaleniz bir psikoloji yazısı değildir. Ya bir öykü veya bir hikaye benzeridir. Selamlar

21 Aralık 2016 13:23
Toplam blog
: 56
Toplam yorum
: 87
Toplam mesaj
: 7
Ort. okunma sayısı
: 748
Kayıt tarihi
: 27.03.16
 
 

Eğitim: Yüksekokul, Meslek: Yönetim, İlgi Alanım: Tarih, Felsefe ve Sosyoloji üzerine araştırma. ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster