Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Tarafsız Yorumun eksik tarafı; Karl Marks'ı tanımak...

Sayın Gökerman, fikirlerin tartışıldıkça olgunlaşıp doğrulara ulaşıldığına inan birisiyim. Sanırım sizde aynı duyarlılıkla eleştiri içerikli bir yazı yazma gereğini hissettiniz. Tutumunuz entellektüel tavır adına beni sevindirdi ve aynı zamanda çatışan değil, tartışan toplum olma yolunda verilen çabalara bir örnek teşkil etti. Bu duygularımı bir önceki iletide aceleden olacaktır ki dile getirememiştim. Takip ettiyseniz bilirsiniz ki hala devam etmekte olan yazı dizimde Sosyalizim fasıllardan sadece bir başlık olduğu için konuyu fazla detaylara inmeden dar satırlar arasında ele-almak durumunda idim. Bu münasebetle yazının akademik bir dil kullanılarak kaleme alındığı doğrultusunda eleştirilerde aldım. Yeterli derece’de tarihi hafızaya sahip olmayanların biraz zorlanacağı bir yazı bunuda biliyorum. Benim burada ki amacım ise tarihi ezberleri bozmak, okumayı akıcı kılmak ve insanları araştırmaya teşvik etmektir. Umulurki amaç hasıl olur. Saygılarımla M.YAZAREL

28 Nisan 2008 16:31
Tarafsız Yorumun eksik tarafı; Karl Marks'ı tanımak...

04 Mayıs 1816 Batı Purusyada Yahudilerin siyasal özgürlüklerini kısıtlaytan bir ferman yayımlanır ve Marx Yahudi sorunu üzerine, Yahudilerin siyasal haklarını savunan sizinde pasajlar halinde yazınıza aldığınız bir metin hazırlar ve sözkonusu metin Alman ve Fransız yıllıklarında yayımlanır. Sözkonusu metinde sizinde alıntı yaptığınız pasajlarda olduğu gibi, Marx’ın geleneksel Hıristiyan Yahudi düşmanlığının yönlendirdiği ve Yahudilerin siyasi ve hukuksal haklardan dışlanmalarını tanımlayan görüşler yer alır. Metinde dikkat edilmesi gereken hususun ana tema olarak dinsel özgürlükleri değil, Marx’ın kendisinin gerçek özgürlük olarak kabul ettiği siyasal özgürlükleri ele alan konular işlenir. Çünkü 1816 fermanında Yahudilerin dini inançlarını yasaklayan kısıtlamalar sözkonusu edilmez, sadece Yahudileri siyasi haklardan mahrum bırakan önlemleri içeririr. O nedenledir ki Marx siyasal özgürlükleri savunan bir metin hazırlamak zorunda kalmıştır. Saygılarımla. M.YAZAREL

25 Nisan 2008 20:29
Tarafsız Yorumun eksik tarafı; Karl Marks'ı tanımak...

Marx'ın ekonomik görüşleri City of London'daki kapitalsit bankerlerin ve özellikle The House of Rothschild (Rothschild Bankası)'ın ekonomik görüşleri ile uyumluluk göstermesi kesinlikle bir tesadüf değildir. Ateşli bir burjuvazi düşmanı olduğu sanılan Karl Marx, İngiltere'nin en büyük "burjuva"sı Yahudi banker Rothschild gibi kişilerle içli-dışlı ilişkiler içinde olduğu zaten bilinen gerçeklerdendir. Yine Marx'ın, Jenny von Westphalen'le olan evliliği aracılığıyla İngiliz aristokrasisiyle olan yakın ilişkiside çok fazla irdelenmeye gerek görülmez… Öte yandan Mrax’ın dönemin mason locaları ile de yakın ilişki ve iş birliği’de incelemeye değer bulunmaz… Almanya'da Adam Weishaupt'un örgütlediği ve "İllümine" masonlarının kurduğu " Bund der Gerechten ’’ (Doğrular Birliği) Marx'ın ilişki içinde olduğu mason localarından biridir ve locanın ismi daha sonra "Bund der Kommunisten"e dönüşür, Marx ve Engels’en Komünist Manifesto'yu bu loca için kaleme aldıklarıda bilinen bir gerçektir.

25 Nisan 2008 20:23
Tarafsız Yorumun eksik tarafı; Karl Marks'ı tanımak...

Sayın Gökerman, Sosyalizm sözcüğünü (socialismo) ilkdefa Keşiş Ferdinand Facchinei tarafından bireyciliği savunanları lanetlemek ve toplumsal reformların kutsalığını amlatmak için kullandığını, yazınının giriş kısmında belirtmiştim. Sosyalizim ve Marx’ın Manifestosunun kaynak olarak, Yahudi ‘’Materyalizminin’’ etkisi altında ve Hıristiyan ‘’spritualizmini’’ reddeden fikirlerden oluştuğuna işaret ettikten sonra, Bilhassa Marx’ın, Yahudi inancı içinde ki dejenere olmuş bir öğretiden, “Lurianic Kabala” öğretisinden etkilenerek yabancılaşma ve özgürlük teorilerini geliştirdiğini belirtmek isterim. Bu konuda sosyal bilimci Fishman’ın, Marx'ın sosyal gerçek anlayışının bir yanıyla Yahudiliğe dayandığını ortaya koyan çalışmasını incelemenizi tavsiye ederim. (Fishman: Jewish Chronicle, 10 Nisan 1992) Diger yandan Karl Heinrich Marx’ın Berlin Üniversitesi'nde talebelik yıllarında Kabala ogretilerinin ‘’Metafizik’’ boyutundan etkilenerek Şeytana tapındığını idda eden görüşlerde vardır.

25 Nisan 2008 20:21
Yaşam

Çok duygu yüklenmişsiniz, her nekadar Asya insanı duygusalıkta ön sıralarda oturur olsda siz bu yaşta bu kadar duygu yükünün hamallığını yapmayın, yaşınızın genç olmasını bir fırsat yada şans olarak kabul edip umuda yolculuğa çıkmayı deneyin. Sizi peşisıra sürüklemek isteyen ben'inizin peşiden koşmayın bırakın o bedeninize dayelik etsin. O size değil, siz ona hükmedin. Daha fazlası için Kendimizi NasıL buluruz...? yada Ruhumuzu Nasıl Buluruz...? Başlığındaki yazılarımı okumanızı tavsiye edeceğim. Yazdıklarınızı takip etmek için sizi Blog habercim olarak işaretledım. Hoş ve umutkar olmanızı dilerim.

21 Ocak 2008 03:17
Hangi Türk?

Benim Osmanlı Rus Savaşından kastım 1806-1812 yıllarına kadar II. Abdulhamitten daha gerilere gider. 1915 Olaylarından kasıt Tehcir uygulanması ise ona verebileceğim yanıt: O günün şartlarında başka secenek olmadığı ve Osmanlı yönetimine tesir eden Alman Generali Bronsart von Schellendorf'un zorlamasıyla devlet tarıfından alınan bir karardır. Tehcir aynı zamanda Ermeni vatandasların can ve mal güvenliğini korumak amacına yöneliktir. Öyle olmasa idi tehcir için yolluk bütçesi ayrılmaz, ve geri dönüşlere izin verilmez ve bugün Turkiyede yaşayan bir tane bile Ermeni vatandaşımız bulunmazdı. Şayet devlet böyle bir uygulamaya gitmemiş olsaydi, I. Dünya savaşı sonrasında o gününün şartlarında kendiliğinden oluşan milli direniş gurupları veya Türk, Kürt ve Arap çetelerinin neler yapacakları kestirilemezdi. Tarihi vicdanımızda yargılayalım derken mümkün olduğunca önyargılardan sıyrılarak işi niyeti kötü olanlara gelecek için birlikte yaşamak arzumuza dinamit koyanlara havale etmeyelimç. Saygı

07 Mart 2007 00:35
Hangi Türk?

Çok açık bir ifadeyle "hunharca" işlenmiş bir cimayeti, kim hangi değerler adına işlemiş olursa olsun, vicdan sahibi olan bir insanın kabul etmesi düşünülemez. Ancak, bu cinayet ister örgütlü olsun, ister münferit işlenmiş bir cinayet olsun, adi bir cinayeti tüm Türkler işlemiş gibi kinayeli ve açıktan çabalar saldırılar ortamı germiş halada germekte. Bu duruma sebepte nobel ödülüne aday olacakların medya'da tek taraflı yazıp cizmeleri sebep omuştur tıpkı 6-7 Eylul 1955 olayında oldugu gibi. Ben Boğazlıyanın yaraş köyünde Ermenilere katliam yapıldığı söylenen derenin yakınından bir köydenim. Konuya ilgim nedeniyle araştırıp sordum Ermeni çetelerin zulumlerini durdurmak için Kaymakam Kemal beyin emriyle değil, kolluk görevlilerinin insiyatif kullanarak yaptıkları eylemlerdir. Türklerle Ermeniler yaklaşık 9 asır beraber yaşıyorda neden Osmanlı-Rus savaşı sonrası herşey birden değişiyor Tarihi vicdanlarımızda yargılayarak, güzellikleri tekrar bizler inşa edelim önkoşulsuz varmısınız?

04 Mart 2007 07:45
Adım adım Lahey mi?

Bazı moral değerler ve semboller vardır ki onlar sizin devlet ve millet olarak bağımsızlığınızın simgesidirler. Onların aşağılanması, horlanması veya küçük düşürülmesi varlığınıza yönelik saldırıyla eş değerdedir. Nasılmı?.. Bayrağı olmayanın devleti olmaz, devleti olmayanın, milleti olmaz, milleti olmayanın ise hürriyeti olmaz. Bu moral değerleri olmayanlar ise insan olmaz ve bir sürüden farkı olmaz. O moral değerlerdir Çanakkale'yi geçilmez kılıp, destan yazdıran. O değerlerdir top mermisi ıslanmasın diye çıplak ayakla üzerindeki örtüyü top mermisinin üstine örten Nene Hatunları yaratan. Lahey Adaletsiz Divanın daha dünkü, Bosna Hersek soykırımı olayında Sırpları aklamasına akıl erdiriyorsa Türk yetkililer hem yarın müracaat'ta bulunsunlar 301'ri kaldırarak. Ama ben onlara gündemi sulandırmak için başka malzeme bulmalarını öneririm. Dini inançları istismar edip siyasallaştırdıkları yetmedi de sıra milli duygularamı geldi yoksa...

27 Şubat 2007 05:45
İşte Türklüğü aşağılayanlar!

Dunyanın Hiç bir ülkesinde Türklerin insan onuruna verdiği değer kadar saygı duyan toplum yada daha kesin ifadeyle millet bulamazsınız. Batı Orta çag karanlıgında aynı dinden olupte fakat, farklı mezheptenden olan insanları Engızisyon işgencelerine tabi tutarken, Türkler onlara sahip çıkıp ınanç ve ibadetlerini istedikleri gibi yaşama fırsatı tanıyordu. Selçukludan sonra Türk kimliğini öne çıkaran Atatürkten başkası değildir. Onun ve gerçek Türk milliyetcileri hiç bir zaman şovenist ve ırredenist manada ırkcı olmamışlardır olamazlarda. Türklerin millet ve milliyet anlayışı anayasanın 66. maddesinde açık ve net tarif edilmiştir. Atatürk her fırsat ta Türk milleti çalıskandır, Türk milleti medenidir, beni Türk kadar hekimlerine emanet ediniz, Ne mutlu Türküm diyene gibi sözleri laf olsun diye söylenmis sözler değildir, ufku geniş geleceği gören önder sanki o sözleri bu gün için söylemiştir. Ona başbuğ diyen onun fikirlerini savunan hiç kimse ırkcı ve faşist olamazç Saygılarımla

20 Şubat 2007 00:32
Yeter artık efendiler! Size Türk değilsiniz diyen olmadı

Alınganlığın da insani ve olması gereken bir duyğu olduğundan hareketle bir hatırlatmadan sonra sorunuzu cevaplayacagım. Ben size iki mesaj göndermiştim. 1.Sizin tarihci kimliğinize itamat ettiğim için başlığı taşıyordu ve tarihten günümüze Türk ve Ermeni ilişkilerini irdeliyor, soykırımı iddalarına atıfda bulunyor, cenazede 1500000+1 pankartına yorum getiriyordum. Nedense 1. yazıyı yayına almamışsınız. Milli Mücadelecileri küçük düşürme sorunuza gelince. Yazınızda geçen ifade kendi internet sitelerinde belirgin bir şekilde Tüm Türkler davetlidir ibaresini kullanıyor ve görüldü ki 150 geçmediler polisler onlardan coğunluk gibi. Hırant'ın cenazesi oragnizeli değildi diyorsunuz yanlış, tertip komitesini ve kim olduklarını dünya alem biliyor. Benim zihniyetime gelince, Blog'umda menfur cinayeti konu alan ve millet anlayısımı tarif eden yazılarım var okumanızı tavsıye ederim. Ben amacını asan duygusal tepkilerle değil aklı selime davetle toplumsal uzlası taraftarıuım. Saygılarımla

07 Şubat 2007 13:38
Toplam blog
: 65
Toplam yorum
: 50
Toplam mesaj
: 26
Ort. okunma sayısı
: 2835
Kayıt tarihi
: 21.06.06
 
 

Sosyal Bilimler Fakültesi Sosyoloji bölümü  terk. Hollanda'da ikamet etmekte. Hollanda'da ..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster