Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Size derdimizi anlatabilmemiz için illa da Somali’li mi olmamız gerekiyor Sayın Başbakan?

Yazdığınız her bir sözcüğü üzülerek alkışlıyorum. Deniz Feneri konusunda da size katılmamak mümkün değil. Yapılan yardımların ne kadarı yerine ulaşıyor, ülkem insanı şehit cenazeleriyle dertliyken, açlık ve sefalet içinde yaşamaya çalışan onca yurttaşımız varken "Somali'ye yardım edenler ve etmeyenler" diye sınıflandırılımak doğru mu o da tartışılır. Kaleminize sağlık...

24 Ağustos 2011 00:16
10 yılda yok edilen, 30 milyon ruh !..

Bir kurbağa deneyi: Bir kurbağa içi kaynar su dolu kaba bırakılıyor, kurbağa suya değer değmez fırlayıp kaçıyor. Başka bir kurbağa, içi soğuk su dolu kaba bırakılıyor ve su yavaş yavaş ısıtılıyor. Kurbağa, değişimin farkına varmadığından hiçbir tepki vermiyor, ve sonuçta haşlanarak ölüyor. Bizimki ikinci kurbağa durumu işte. Hissettirilmeyen değişim, stratejik bir oyun; bizler ise adeta koyun... Selamlar efendim..

24 Ağustos 2011 00:11
Atatürk bugün olsaydı...

Keşke burada olsaydı... Ama O'nun zamanında arkasında halk vardı. Şimdi burada olsa diyoruz ama arkasında duracak halk olmadıktan sonra tek başına bu saydıklarınızın ne kadarını başarabilirdi? %50'lik kesime dikkatinizi çekerim Mesut Bey. Aaah ahh! Yaktılar bizi de, Ata'mızın ilkelerini de, inkılâplarını da... Ne kaldı ki elimizde :(

24 Ağustos 2011 00:04
Kıytırık şeyler…

Evet ağzım açık kaldı ama gülmekten! Ne kadar güzel tespitler ve sanırım bir o kadar da doğru. Gülümsettiniz beni teşekkür ederim. Elinize sağlık

12 Ağustos 2011 12:25
Zamane

Kesinlikle anlatabildiniz. Ben bir noktaya takıldım; internette kullanılabilsin diye çocuğuma ç, ş, ö, ı, ü gibi harfler içermeyen bir isin koyardım diye düşünürdüm. Ama şimdi fikrim değişti bile. Farkında olmadan bu furyanın bir parçası oluyoruz her geçen gün. Direnmek lazım da, nereye kadar bilmiyorum. Sevgi ve saygılarımla

11 Ağustos 2011 22:20
Telefon Sapığı sandım, ne çıktı ?

İşim gereği tanımadığım numaraları açmak zorundayım. Öğrencilerimin velileri hep farklı farklı numaralardan arayabiliyor çünkü. Geçen hafta çalan telefonu açtığımda bir bayan doğum günümü kutladı (oysa doğum günüm 3 ay önceydi). Kim olduğunu sordum, adını da söylemiyor. Israrla "Özlem, sen değil misin yoksa?" dedi. "Evet benim" deyince "O zaman doğum günün kutlu olsun" dedi. "İyi de, adım Özlem ama bugün doğum günüm değil ki, siz kimsiniz?" dediğimde de yüzüme kapattı hatun :) Ama sizin durumunuz daha betermiş doğrusu. O anları yaşamak kötüdür eminim ama okumak çok keyifliydi. Sanırım olayların akışından değil de sizin anlatım tarzınızdan... Elinize sağlık...

11 Ağustos 2011 15:18
"Blog aşklarından" gına geldi.

Sanal aşkları bilmem, takip de etmem ama, her şeyin sanallaştığı konusuna katılıyorum kesinlikle. MB editörlerine gelince; sayılarını, kişiliklerini bilmeyiz ama onlara benden dolayı "gına" ve "daral" geldiğinden eminim. Son günlerde intihal bloglar konusunda derin araştırmalara girdim ve bu sebeple editörlerimizi e-posta yağmuruna tutuyorum :) Elalem oradan buradan bulduklarını burada kopyalayıp kendini blog yazarı zannediyor, bu da sanal alemin diğer bir yan etkisi olmalı.. Yakında gerçekle gerçek olmayan arasında kararsız kalabiliriz bu sanal furyası yüzünden...

10 Ağustos 2011 14:52
Yoksa psikolojim bozuk mu..?

"Sanki tüm hayatım boyunca yanlış melodiyle dans etmiş gibiyim" Bu cümleyi az önce başka bir yerde okuyup üzerinde düşündükten sonra yazınızı görmek çok tesadüfi bir olay sanırım. Bazen her şey üst üste gelir ve böyle hissederiz işte. Umarım bu ruh ve beden haliniz geçicidir...

10 Ağustos 2011 11:10
Komutan,Vali,Kaymakam,Emniyet müdürü atamalarını çok merak ederiz !..

Biz bu gidişle daha çoook tıssslayıp pısslarız. Ayrıca protokol sözcüğünü bundan sonra her fırsatta kullanacağıma kendi kendime söz verdim :) Halanızın bıyıklarını sabırsızlıkla bekliyoruz. Saygı ve sevgilerimle...

05 Ağustos 2011 18:29
Bu hak mıdır, müstehak mıdır?

Bizim toplumumuzda her şeyi uç noktada yaşama eğilimi var. Futbol taraftarlığı değil holiganlığı gibi. Partilerde de aynı durum söz konusu. Sorgusuz sualsiz bir partiyi "tutmak" (parti tutulmaz, futbol takımı tutulur ama biz böyle kullanmaya bile alışmışız) ve o partiden olmayanları düşman bellemek belki de bazılarının istediği asıl şeydir. Sonuçta, tarihin hiçbir noktasında, hiçbir ülkesinde bugüne kadar görülmemiş türden bir üslupla halkına hitap eden devlet büyüklerimiz var, kimileri ona kahraman gözüyle bakıyor üstelik. Allah sonumuzu hayır etsin ne diyeyim...

04 Ağustos 2011 14:21
Toplam blog
: 152
Toplam yorum
: 964
Toplam mesaj
: 60
Ort. okunma sayısı
: 1935
Kayıt tarihi
: 19.08.06
 
 

Ortada bir problem görüyorsak bu bizim de problemimizdir. Ve eğer 'birisi'nin bu konuda bir şeyle..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster