Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Suriye- Hele bi durun, bi görün, bi sorun

Suriye'de herşey mart 2011'de esad'ın vitrin süsü olduğu BAAS rejiminin silahsız protestocuların üzerine ateş açması, bunu reddeden askerlerin öldürülmesi, bunun üzerine çok sayıda askerin gruplar halinde ve silahlarıyla birlikte ordudan firar ederek rejime karşı saf tutmasıyla başladı. Suriye'deki savaşa doğrudan müdahil olunmasına başından beri karşı çıktım ama bu benim adaletten ayrılmamı gerektirmez. Suriye'de vicdanım muhaliflerden yana ve onların en azından eşit şartlarda masaya oturmasını isterim. Kendi ülkemdeki hükümet terörünü lanetlerken bir başka ülkedekini sırf düşmanımın düşmanı diye hoş göremem. Durumdan faydalanmak isteyen bazı vahşi çetecilerin davranışlarını da Suriye muhalefetinin tamamına maledemem. Bu aynen başbakanın şiddet uygulayan bazı grupların eylemlerinden yola çıkarak gezi eylemine katılan tüm vatandaşları terörist gruplar gibi sunmaya çalışması gibidir. Burada başka orada başka tavır takınırsak ilkelerden değil şahsi kinlerimizden hareket ediyoruz demektir

20 Eylül 2013 14:28
Bir kırılma noktası olarak Mısır direnişi ve içimizdeki Sisi'ler

Bence sadece dinci olduğun için bu konuyu bu kadar önemsiyorsun. Dünyanın müslüman olmayan köşelerinde olan başka hükümet darbelerinin ilgini çektiğini sanmıyorum. Meselenin adını doğru koyalım.

11 Temmuz 2013 16:59
Anglosaksonlar, Yahudiler ve Türkler; Lozan’da soyulduk, dış kapıya koyulduk! (7)

Lozan başarı mı hezimet mi sorusunun cevabı nereden bakıldığına göre değişir. Lozan hayallerin gerçekleştiği değil, gerçeklerin yüzümüze vurulduğu bir metin. Bunun sorumlusu da Osmanlı'nın son 200 yılında kim iktidara sahip olmuşsa onlardır, milletin namusunu kurtaran, bize vatan diye üzerinde hürce yaşayabileceğimiz bir toprak parçası bırakanlar değil. Türkiye Cumhuriyetinin kuruluş belgesi olan Lozan'ın da Vahdettin hikayeleri gibi sıkça gündeme getirilip, bir takım anti tezlerin sağlığı tartışmalı kaynaklardan edinilen bilgilerle mutlak hakikatmış gibi sunulmaya çalışılmasının tek nedeni akıl sağlığından şüphe duyduğum fütuhatçılarla hilafetçilerin ve cumhuriyetin vatandaşı olmak ağır gelip şunun bunun tebası olmayı kendine daha uygun bulanların (muhtemelen öyledir), kendilerine bu anlamda en büyük kötülüğü etmiş olan kurucuları itibarsızlaştırma çabası, cumhuriyeti değersizleştirme arayışı. Bunlar zamanında yaşasalardı Ali Kemal veya kuvayi inzibatiye olacaklardı şüphesiz.

23 Mayıs 2013 11:15
Ben böyle bir din tanımıyorum!

Böyle genellemeler amaca hizmet etmez. Biri de çıkar adam görünüşte laik demokrat ama ama ama diye sıralar ama o adam bir türlü ortaya çıkmaz. Bir isim tespit edip onun üzerinden gitmek daha iyi.

30 Ocak 2013 14:48
Bu sözler, “Devlet adamı” sözü değil…

ODTÜ'de 20 bine yakın öğrenci okur. Protesto toplantısına katılan kişi sayısı 300-500 ki onların da bir çoğunun ODTÜ'lü olmadığı ortaya çktı. Hal böyle iken ne bazı kesimlerin "ODTÜ ayağa kalktı" tafrasının ne de Başbakanın olayı bu şekilde hem de bir kurumun tamamını zan altında bırakacak şekilde büyütmesinin dayanağı yok. Burada herkes hatalı. Kampüse binlerce polis yığmak, protesto gösterisine "tedarikli" gelmek, şiddeti eleştiren bildiri yayınlayıp protestocu şiddetine hiç değinmemek hep yanlış.Taraflarca siyasi gündem yaratma kastıyla son derece marjinal bir olayın üzerine gidildiği çok açık. Bana kalırsa Göktürk projesinin hükümetçe desteklenmesine en çok ODTÜ'lü bilim adamları sevinmiştir ve projeleri yerine malum olayların konuşuluyor olmasından en çok onlar rahatsızdır. Bu arada başka üniversiteler ve akademisyenler de karşılıklı şekilde gereksiz yere olaya müdahil olarak kaba tabirle don lastiğini çekmeye ve uzatmaya devam ediyor. Umarım en kısa zamanda aklı selim galip gelir

26 Aralık 2012 15:09
ODTÜ Türkiye'nin "derin üniversitesi" midir?

Tartışma gereksiz ve temelsiz. ODTÜ'de 20 bine yakın öğrenci okur. Bahsedilen protestoya katılan insan (öğrenci demiyorum özellikle çünkü ne oldukları nereden geldikleri belirsiz olanlar var içlerinde) sayısı 300-500 kişi. Onlarında çoğu ODTÜ'lü değil. Yani kaba hesapla oran %1-2. Haydi paşa gönlünüz için %5 olsun fersah fersah abartılarak. Eee? Nedir bu ODTÜ ayaklandı tafrası? Bu siyasi propaganda ayaklarını gerizekalılara yutturabilirler ancak. Bazı hayattan tatmin olamamış ezikler de bundan kendine pay çıkarır vay efendim ODTÜ şudur budur bilmemne. ODTÜ de her okul gibi bir okuldur. Orada okuyan öğrenci de her öğrenci kadar öğrencidir. Orası dönem dönem anarşi ve terör yatağı haline gelmişse getirilmişse bunun sorumlusu 18-20 yaşındaki çocuklar değil o dönem üniversite yönetiminde kimler varsa onlardır. O çocukların hayatlarını, gençliklerini ve geleceklerini kendi sapık fikirlerne kurban etmişlerdir. Şimdi de benzeri bir deneme içerisindeler. Yine sorumsuzca yanlışın içindeler.

23 Aralık 2012 16:19
Terör neden en çok Müslümanları vuruyor?

Sömürgeciliğin bir numaralı mağduru İslam coğrafyası olduğundandır. Gelişmiş demokrasi diye tarif ettiğimiz ülkeler geçmişin ve bugünün sömürgecileri. Hala elleri kendilerine ait olmayan topraklardaki zenginliklerde ve dolayısyla önemli yer altı zenginliği barındıran İslam coğrafyasında. Buraları yönetebilmek için bölüp parçalama gruplara ayırma ve birbirleriyle çatıştırma siyaseti yüzünden ne şiddet bitiyor ne de İslam toprağında medeniyet gelişiyor. Şiddet ve geri kalmışlık döngüsü bir tavuk-yumurta denklemi şeklinde uzayıp gidiyor. Buna İslam'daki cihad kavramını da eklersek bazı cevaplara ulaşıyoruz. Genelde sömürülen tüm toplumlar özelde ise İslam toplulukları kendi kaderini eline alıp başkalarından çaldıklarıyla kendilerini geliştiren "gelişmiş demokrasi"leri buralardan defetmedikçe ne çatışma biter ne de çatışmanın bir çeşit tezahürü olan terör. Örneğin Çin ve Hindistan 150 yıllık sömürgecilik, şiddet ve terör sarmalından batılıları kendi güçlerine dayanarak defedip kurtuldular.

17 Aralık 2012 11:31
Arabistanlı Lawrence ve Arap siyasetimiz...

Suriye politikasının yanlış ya da doğru olduğunu iddia edebilecek durumda değliz. Elimizde bize sunulanın dışında ne belge ne bilgi ne de istihbarat var, bunların hepsi devletin karar alıcılarının elinde. Biz sadece vicdani kanaatimizi belirtebiliriz.

16 Aralık 2012 10:28
Türkiye gerçek bir barış istiyorsa...

Etkin pişmanlık yasası eyleme katıldığı kanıtlanmayanları kapsar bu adamı zaten kapsamaz. Ondan olsa olsa itirafçı olur ve devlet onun itirafçılığını ya kabul eder ya da etmez. Pişmanlık yasasından faydalanan dünya kadar eski PKK'lının ortalıkta cirit atmasına izin veren devletin bu adama kişisel garezi mi varmış ki böyle ağır cezalar vermiş dersiniz. Adam belli ki katil, cani ve aktif örgüt mensubu. Teslim olmuş olması ancak canını kurtarmasını sağlar gerisine adalet karar verir. Bence karar son derece adil. Siyasi kıvırmalardan dolayı adalete verilen bunca zarar ortadayken siyasi gerekçelerle bir azılı katilin ortalığa salınmasına gönlüm razı değil. Selamlar.

12 Aralık 2012 10:39
Nato askeri geldiği gün, Türkiye bölünmüş demektir.

Nato gelmiyor, Patriot bataryaları ve (bu iş uzun eğitim ve uzmanlık gerektirdiği için) onları kullanacak teknisyenler geliyor. Türkiye kendisine yönelik en küçük bir füze tehtidine karşı önlem almak zorundadır ve alacaktır. Almasa, o gün neden önlem alınmadı diye yazacaksınız, insanoğlu malesef böyle. Hükümetin politikası doğrudur. Bir risk görülmüş ki önlem alınıyor. Elinde yeterli bilgi belge istihbari çalışma bulunmayanlar bu konuda ancak işkembeden sallamış olur.

10 Aralık 2012 10:17
Toplam blog
: 16
Toplam yorum
: 47
Toplam mesaj
: 5
Ort. okunma sayısı
: 897
Kayıt tarihi
: 20.12.08
 
 

İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi mezunuyum. Finans ve vergi danışmanlığı alanında çalışıyo..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster