Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Türban ve çağrışımlar

Merhaba, Güzel bir yazı ancak tehlikenin boyutu gerçekten büyük. Eğer siz de yazdıklarınız gibi düşünmeye başlamışsanız ki öyle görünüyor, bazı şeylerin dümenine girmek üzereyiz. Alışmaya başlıyoruz. İşte asıl yapılmak istenen de budur! Ve asıl tehlike de burada yatmaktadır ; Alıştırmak , inançlarımızı, doğru bildiklerimizi sorgular hale gelmek. Aman dikkat! Oyuna gelmeyelim, dümen suyuna girmeyelim. Bu memleket bizim ve Bekir Coşkun gibi bizim de gidecek yerimiz yok. Saygılar

22 Ağustos 2007 12:48
Cem Uzan

Sayın Tijhal hanım. Bu milletin ve hele de annenizin Cem Uzan ve onun gibilere hala oy vermeye çalışmalarını anlayamıyorum. Ailesi Türkiye'yi soymaktan suçlu bulunmuş ve yurt dışına kaçmış, şaibeli İmar bankası batırılma olayı ile gündemden düşmeyen İmarzedelerin her gün bedduasına uğrayan bu kişinin söylemlerine ve hayal ürünü vaatlerine nasıl kanıyor insanımız, bu inanılmaz bir şey... Çabuk unutuyoruz. Ve sizin bu yazınız da dolaylı yoldan Cem Uzan reklamı olmuş. Lütfen her kes bir kez düşünsün. Bu ülkemiz için çok önemli bir seçim ve ne çektiysek hırsızlardan, hortumculardan çektik. Dürüst partinin ve dürüst liderlerin arkasında yer almalıyız. Cem Uzan'a oy vereceğini söyleyen bir taksi şoförüne nedenini sorduğum zaman bana verdiği cevap ibretliktir:" O devletten çalacak bende ondan!" Evet işte bu hale geldik, çıkmak yine bizim elimizde. Annenize lütfen anlatın ve saygılarımı iletin.

09 Mayıs 2007 14:25
Annemi özlüyorum

Merhaba, Yazınızı okuyunca çok duygulandım. Ağlamak üzereyim ama en sevmediğim şey başkalarının yanında ağlamaktır. Bu nedenle de kendimi tuttum. Sevgisiz dünyamızda sevgiye kimin ihtiyacı yok ki? Günümüz Türkiye'sinde insanımız maalesef çok mutsuz ve bir o kadar da yalnız. Bir sürü kalabalığın içinde yalnızız...Ve de işsiz. 80 öncesinde işten çıkartmanın bir adabı, insani yönü vardı. Şimdi öyle değil. Sabah işiniz var, öğleden sonra işsizsiniz. Acımasızca ...Bu durumu çok sık yaşayan birisi olarak ben, sizin neler hissettiğinizi anlayabiliyorum. Ama hayat bana şunu öğretti; Her zaman bir çıkar yol bulunuyor. Bir kapı kapanıyor bir diğeri açılıyor. Size de açılacaktır.Hayat öyle de böyle de geçip gidiyor. Önemli olan geride yararlı ve kalıcı izler bırakmak. Doğum gününüzü kutluyorum. Eminim ki anneniz de sizinle birlikte kutluyordur.Sevgi dolu bir yaşam diliyorum. Tülay Hergünlü

01 Mayıs 2007 13:02
Yazlık komşusu...

Merhaba Tülay, Ben Ülkü. Fitnat Hanimìn büyük kizi. Kisa da olsa araliklarla görüsmüstük. Ama annemden dolayi sizleri o kadar cok yakin bildik ki kendimize bunu anlatamam. Ama sen ve Hacer teyzecigim annemi öyle güzel anlatmissiniz ki ... Ne denilir ki bu sicak duygulara. Hepimiz, tüm kardeslerin ortak tepkisi hüngür hüngür bir daha aglamak oldu. Sana bile yazarken o yogunlukla yaziyorum. Agziniza saglik ve yüreginize. Bizler icin siz dört mevsim kalici olan akrabalarimiz gibi oldunuz. Daha uzun yazmak istiyorum ama, su an hersey o kadar tazeleniyor ki.... Hacer teyzecigimin hürmetle ellerinden öpüyorum. Cengiz, Erdal, Gülsüm ve Bahadirà benden cok cok selam ve sevgiler. Esim ve oglum da selamlarini gönderiyor. Bizde artik yazliga gelmek istemiyoruz, bundan sonra gelis amacimiz sadece teyzeyi ve sizleri görüs amacli olacaktir. Bu yaz bilmiyorum hazirmiyiz buna, zaman herseyin ilaci diyorlar bakalim öyle olacak mi?. Tesekkürlerimi sunuyorum dostlugunuz icin.

21 Nisan 2007 02:10
Milliyet Blog' ta ilk elliye (50) giren yazarların tam listesi.

Bu sıralama bana inanılmaz bir şevk verdi. Son günlerde yazmayı biraz ihmal etmiştim. Açıkçası ilk 50 içinde 18. sırada olmam ellisinden sonra yazı yazmaya başlayan bana göre büyük bir başarı. İstikrarlı bir okunma düzeyimin olduğunun farkındaydım ama bu kadarını beklemiyordum. Emeğinize , desteğinize çok teşekkür ederim. Saygılar Tülay Hergünlü

29 Mart 2007 12:43
Kırka merdiven dayandı

Sevgili Özlem hanım. Öncelikle yeni yaşınızı kutluyorum. Yazınızı okuyunca yaşadığım yaşları ve yılları şöyle bir anımsadım. Yirmi yaşıma bastığım zaman baştaki o "iki" rakamı bana çok yabancı gelmişti ve biraz burulmuştum. Otuz yaşımı kutladığım gün otuzlu yaşlarımın belki de yaşayamadığım bazı güzellikleri yaşatan yıllar olacaktır diye düşündüm. Kırk yaşımı kutladığım gün pek fazla bir şey değişmemişti ama yine de ümitliydim. Aynı düşüncelerimi kırklı yıllarım için düşünmeye devam ettim. Elli yaşıma bastığım gün hâlâ yapmak istediklerimin ve yaşamak istediklerimin eksik olduğunu biliyordum ve pek çok planımı ellili yaşlarda gerçekleştirmeye karar verdim. Eğer ömrüm varsa altmışlı yaşlarımda da yine aynı düşünceleri yaşacağıma eminim. Ümitler, heyecanlar ve istekler hiç bitmiyor. Sadece bazıları eskiyor, yerini yenileri alıyor. Hayat sürekli yenileniyor.Kısaca hayat bize çok şey sunuyor, önemli olan onları yerinde ve zamanında yaşamak, öğrenmek ve her yaşı planlamak. Sevgiyle yaşayın

09 Şubat 2007 11:47
İş ilanlarında yaş sınırı etik mi?

Çok haklısınız bu yaş sınırı olayı asla etik değil.İnsanları 30-35 yaşından sonra işe yaramaz hale getiriyorlar. "Sen işe yaramazsın!" diyorlar .Mimar Sinan Süleymaniye'yi 70 yaşında inşa etmişti.Şimdi ülkemizde 70 yaşını bulan insan görmek çok zor. Bir yazı yazmıştım "Kırk yaşındaydı ve iş arıyordu" diye ona gelen bir yorum beni hayli üzmüştü. Ucuz işçililkten ve azami kar elde etmekten bahseden bir yorumdu.Genç emeklilik yasası çıkardılar, insanlar hakkıyla emekli oldu ama şimdi cezalandırılıyorlar. Maaşları en düşük seviyede geziyor. İşsiz genç nüfus çok fazla olduğu için yaşı küçültüp maaşı da küçülterek çok daha fazla kar etmenin vicdansızca bir yöntemidir yaş sınırı koymak. Bu konu hayatidir. Dile getirdiğiniz için teşekkür ederim. Tülay Hergünlü HYP Gn.Bşk.Yrd.

19 Ocak 2007 13:39
Yaşanmış ramazan geyikleri -6-

Merhaba, Teravih namazı yirmi rekat değildir.Gelenekselleşmiş haliyle yirmi rekat kılınmakta vatandaşın da canı çıkmaktadır.Teravih namazının rekatı yoktur. İsteyen istediği kadar kılar. Daha fazla bilgi için Prof.Dr.Yaşar Nuri Öztürk'ün kitaplarına bakabilirsiniz. Saygılar

04 Ekim 2006 11:01
Akordeon'a övgü

Merhaba, Yazınız çok hoş.İzninizle ben de bir akordeon ustasını hatırlatmak istiyorum;Celal Şahin. O bir akordeon ve taşlama ustasıydı.Sanıyorum Türkiye'de Akordeon ile taşlama yapan başka bir sanatçı yoktur.Celal Şahin Akordeon ile günlük yaşamdan alıntıları birleştirerek hem güldürür hem de düşündürürdü. Özellikle; "Kırmızi yandi, insan geçecegini sandi" sözleri dillerimizde pelesenk olmuştu. Mizahı müzik ile birleştiren bir ustadır Celal Şahin usta .Ciguli'den çok önceleri vardı. Sevgiler Tülay Hergünlü

31 Temmuz 2006 16:54
Toplam blog
: 486
Toplam yorum
: 630
Toplam mesaj
: 80
Ort. okunma sayısı
: 1108
Kayıt tarihi
: 09.06.06
 
 

Ankara doğumluyum. İstanbul'da uzun yıllar özel sektörde çalıştım. Halen, kayıtlı-ruhsatlı malî m..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster
 
 
 
 
 
     
     
     
    • siyaset [238]
    • Güncel [165]
    • Sosyal Yaşam [19]
    • Doğal hayat-çevre [7]
    • Kütür-Sanat [7]