Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Atilla Atalay - Sıdıka

Sıdıka en sevdiğim tiplerden biridir. Keskin bir zekayla, hayatla ve hayata dair herşeyle inceden inceye dalga geçen ve ancak bu şekilde içinde bulunduğu şartlarla başa çıkmayı becerebilen biridir o. "Hayat aslında gerçekten komiktir. Ve bunu ancak zeki insanlar farkeder" diye düşünürüm. Ve Sıdıka da tüm bu komedinin farkındadır. Hani sen kitapçıda eski bir dostla karşılaşmış gibi bir duyguya kapılmışsın ya ben de senin yazını okuyunca Sıdıka ile yeniden karşılaştım ve benzer bir duygu yaşadım. Onu unutmuştum. Kimbilir belki onu unuttuğum zamanlara denk gelmiştir hayatın bir trajedi olduğunu düşündüğüm zamanlar...

05 Nisan 2008 17:20
Sorular, sorular, sorular...

Geçen gün anneannem birinin öldüğünü söyledi ve şöyle devam etti: "Eeee insanın alacağı nefes bellidir." Yerime çiviledi beni o cümle. "Alacağımız nefes sayısı belli ise çok fazla heyecan ya da korku bizim ömrümüzü kısaltıyor olmalı" dedim kendi kendime."Çünkü o zamanlarda hızlı hızlı nefes alır veririz." Eee boşuna demiyor Zen Rahipleri "usuuuul usuuul nefes al" diye demek ki :) Çok keyifli bir yazıydı. Ama yoğurtsever biri olarak şu karınca yumurtaları beni biraz irkiltmedi desem yalan olur :) Sevgimle ve saygımla size...

04 Nisan 2008 22:06
Karadeniz taka’sı/ Görmediğim bir kulağımın arkası kaldı

Affetmeyi öğrenmek zaman alıyor, ne dersin? Hayatın içinde öğrene öğrene yol alırken, affetmemenin en çok da kendimize zarar verdiğini, hoşgörü ile olaylara ve insanlara yaklaşamadığımız sürece hayatın hep zor çok ama çok zor olacağını öğreniyoruz. Sevgimle sana...

04 Nisan 2008 16:36
Kınayı yaktık, örtüyü kaptık

Bir de nişan törenlerinde yüzüklerin birbirine bağlandığı kurdelelerde kesip küçük bir parça verirler. Ama iş o kurdeleyi almakla kalmaz o kurdeleyi yutman için başında beklenir :) Yutmamak içi direnirsen ve bu konuda bir sorgulamaya girersen ağzını açıp boğazına bile tıkabilirler Allah muhafaza :) Nasıl ama :))) Senin yine boynuna dolamışlar ya yut deselerdi bir parça kesip. Ya Seyran'cığım beterin de beteri var :)))) sevgimle sana çok çok

04 Nisan 2008 12:47
Agresif miyim? Küfür mü ediyorum? AKP’li miyim?

Sorun da bu değil mi zaten? Fikirleri çürütmeye değil şahıslara yönelik yazılar yazmak ve yorumlar yapmak. Bunu anlamakta gerçekten güçlük çekiyorum. Hepimiz insanız ve insanlar olaylara bakar, yorumlar, belli bir düşünceye sahip olurlar. Bu düşüncelerin aksi olan düşüncelere nezaketle karşı durabilirler, o fikirler karşısında kendi fikirlerini savunabilirler. Bu elbette çok doğaldır. Zaten doğruyu bulabilmenin başka bir yolu var mıdır? Olayları her iki yönden de görmezsen her fikri önyargısız dinlemezsen sabit fikirlere saplanıp kalırsan nasıl yol alabilirsin? Dediğim gibi; fikirleri bırakıp da şahıslara hakaret yoluyla savunmaya geçilmesini hiç anlayamıyorum. Burası o kadar yanlış anlamalara müsait ki şunu da belirtmek zorudayım; sözlerim kimsenin yazısını ya da yorumunu hedef almıyor ya da kimsenin tarafını tutmuyor. Böyle yaparsam çünkü yukarıda söylediğim herşeye ters düşerim. Tüm bu olup bitenler, bu hakaretler, alaylar gerçekten çok üzücü ve anlaşılmaz. Ne denilebilir ki?

04 Nisan 2008 09:28
Şiirin Dışında Üşürsünüz

Değerli Mehmet Bey, Saygıyla eğiliyorum kaleminizin önünde. Ve bu yazıyı bizlerle paylaştığınız için verdiğiniz emek için de çok çok teşekkür ediyorum. Çünkü verdiğiniz emek, gösterdiğiniz özen yazıya, kelimelere ve şiire duyulan saygının bayrağı gibi. Çok çok saygımla size...

04 Nisan 2008 08:39
Kaliteli personel oldum

Hadi hayırlı olsun :)

03 Nisan 2008 11:58
Herkesten ve her şeyden uzak

Bir dünyanın içine doğuyoruz. O dünyada rüzgarın önümüze çıkardığı herkesi ve herşeyi hayatımızın parçaları sanıyoruz uzunca bir süre. Sonra tüm bunlardan yorulduğunda, bazı şeylerin seni rendelediğini gördüğünde hayatın bunlar olmadığını anlıyorsun. Ve işte o zaman, herkesten ve herşeyden uzakken yani, kendi dünyanı kendin oluşturuyorsun. Ve o zaman anlıyorsun ki, ancak ve ancak sadece senin seçtiklerinden oluşan dünyada mutlu olabilirsin. Sevgilerimle...

02 Nisan 2008 13:33
Olumsuzluklara inat.. ''Ve perde''

Bazı şeyleri ayakta tutan belki de tüm olumsuzluklara rağmen ayakta kalmaya duyulan inanç... Hala ayakta tiyatrolar öyle değil mi? Ve de hep ayakta kalacaklar... Çünkü sanat tüm olumsuzluklara karşı direnmektir bir bakıma... Sevgimle sana her zaman...

31 Mart 2008 22:23
Az Kalsın Blog Yazıyordum!

Alnından öperim ben seni Can Kardeşim... Olduğu gibi olan adam kardeşim... Vallahi ballar akmış bu blogdan... Eee ne derler: "Ya göründüğün gibi ol ya olduğun gibi görün." İşte bu lafa uymayana tokat gibi bir yazı.... Sonsuz saygımla sana, aklına ve mertliğine...

31 Mart 2008 18:33
Toplam blog
: 408
Toplam yorum
: 4068
Toplam mesaj
: 6
Ort. okunma sayısı
: 1066
Kayıt tarihi
: 17.06.06
 
 

Gazetecilik okudum... Ama gazeteciliği sırf yazabilme serüvenine bir adım daha yaklaşabilmek için ok..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster