Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Teknoloji ile erken tanışan çocuklar

Her yeni jenerasyon kendinden önceki jenerasyondan çok daha farklı düşünüyor ve bilgiyi farklı olarak değerlendiriyor. Yani “farklı deneyimler farklı beyin yapılarını ortaya çıkarıyor.” Özellikle yetişme tarzları açısından beyin yapıları yani düşünme tarzları değişmiş durumda. Ben bu çocuklara “doğuştan dijitaller” diyorum. Bizide "dijital göçmenler" olarak görüyorum. Elinize sağlık güzel yazmışsınız

07 Kasım 2006 08:37
Süper bakıcı ...

Biz muhtemelen 1-2 ay içerisinde bir bakıcı derdine düşeceğiz. Bana gelen yorumlarda oldukça enteresan; Türklerçok pahalı ve tembel, yabancılar çalışkan ve iyi iş çıkarıyorlar. Sakın ajanstan bakıcı bulma çok riskli. Mutlaka kamera koy kimseye güvenme. Bakıcıya gerek yok eşini ikna et evde otursun gibi. Bu bakıcı bulma işi sanırım oldukça başımızı ağrıtacak gibi duruyor.

06 Kasım 2006 16:29
Ankara'da kardan adam yarışması

Bende göçeli ankara'dan Bizans'a 10 yıl oldu. Senin kaleminden çıkan samimi kelimeler bir çok benzer anımı şaha kaldırdı. Hatta "Ankara'nın taşına bak" mırıldanmaya başladım. Çok güzel günlerdi, denizi olmasada çok sevdiğim Ankara'mı hatırlattığınız için çok teşekkürler

04 Kasım 2006 19:26
29 Ekim'in ardından

Yıllardır gerçekten bayram olarak kutladığım ve hatta insanları kutlamak için aradığım bu özel günde benimle aynı sıkıntıları yaşıyor olmanıza tek olmadığım için sevindim ama tabi sizin gibide üzüldüm.

01 Kasım 2006 18:07
28. Avrasya Maratonu

Sırf köprüyü yürüyerek geçme hayalimizi gerçekleştirmek için bundan 4 yıl önce maratona katılmıştım. Katılacaklara çok önemli bir uyarım olacak: Ne yapın edin köprü kısmını koşarak geçecek kondisyona sahip olun. Köprünün üzerinde düz çizgi üzerinde bile yürüyemeyeceğiniz kadar ciddi bir sallantı söz konusu. Eğer yürürseniz köprünün tam ortasına geldiğinizde sallantıdan mideniz mahvolmuş oluyor ve ne ileri nede geri gidebiliyorsunuz. Fırtınalı bir günde denizde gemiye binmek gibi bir şey. Onun dışında mükemmel bir birliktelik duygusu vekeyif cabası..

01 Kasım 2006 18:02
Yolunuz açık olsun

Bizim insanımız kendi derdine düştüğünde hiç kimseye acımıyor. Çünkü ne kendisine insan gibi değer veriliyor nede kendisi başkalarını insan yerine koyuyor. Asla ve asla acımıyoruz ve tahammülümüz yok birbirimize.

31 Ekim 2006 18:34
Aşkın bin hali...

Ben eşimle aynı yerde çalışmama ve herkesi tanımama rağmen tanışmamıştım. Şans eseri tanıştığımız günden bir hafta sonra öyle bir içime düştü ki, sabaha kadar uyumadan bir web sitesi yapmıştım. İşte o gün bugündür hala ona deli gibi aşığım. Ne güzel yazmışsınız , aşkım depreşti gene :) Elinize sağlık

31 Ekim 2006 18:26
Seçilme yaşı 25'e indirildi: siz bir kişiyi niye milletvekili seçersiniz?

Biz milletvekillerini yaşlarına bakmadan bizleri temsil etsin, bizim düşüncelerimizi meclise taşısınlar diye seçiyoruz. Ancak milletvekilleri onlara oy verenlerin isteklerini değil parti çıkarlarını ve ideolojilerini seçmenlerinin üzerinde tutmktalar. Biz Nato'ya girmeye, Kıbrıs'a çıkarma yapmaya, Kore'ye asker göndermeye karşı olsakta bizi temsil edenler müspet oy kullandılar. Benim için akıl yaşta değil baştadır. Eğer gençleri ideolojik olarak seçmenlerinin aksine daha rahat kontrol edebilmek için istiyorlarsa karşıyım ancak genç-zinde beyinlerle pratik ve kalıcı çözümler getireceklerse her zaman destekçisiyim.

29 Ekim 2006 08:37
Çocuklarınıza oyuncak silah almayın

Çocuklara alacağınız oyuncakların ya zeka, dikkat, hafıza ve koordinasyon geliştirici olmasına dikkat etmek gerekiyor. Öte yandan alınan her oyuncağın onun hayatına hobi yada bir özlem olarak girebileceğinin unutulmaması gerekiyor. Aslında oyuncak olarak silah almak ebeveyn kaynaklı değil çocuk istiyorsa %90 ihtimalle TV kaynaklı %10 ihtimalle çevresindeki arkadaşlarından özendiği sonucu bulunmuş.

29 Ekim 2006 08:27
Beyaz müslümanların büyük sırrı

Bu tip kitaplar konusunda ldukça güçlü bir kütüphanem olup ilgi duymama rağmen okurken gerçekten çok yoruldum. Soner Yalçın bir ropörtajında "ben kolay yazmadım ki kolay okunsun" demiş, hakikaten öyle olmuş. Öte yandan bazı tespitler Fehmi Koru gibi yazarlar tarafından köşelerinde eleştirildi. Ayrıca sadece soyadı itibari ile Sabetayist damgası vurulan ama aslında hiç bir ilgisi olmayan kişilerin kitapta yer alması sanırım kabul edilebilir bir eleştiri olur. Soner Yalçın bence önemli bir boşluğu dolduruyor, karşı çıkan yada eleştirenlerden de aynı eforu harcayıp böyle eserler meydana getirmelerini bekliyorum.

27 Ekim 2006 16:09
Toplam blog
: 578
Toplam yorum
: 604
Toplam mesaj
: 105
Ort. okunma sayısı
: 5273
Kayıt tarihi
: 23.06.06
 
 

Superonline danışmanlık, İktisat Bankası' nda ilk palm bankacılığı uygulaması, 5 yıl Garanti E-Ticar..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster