Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
"Bir kadını ağlatmak zor değildir" ama ayıptır!

Müsait bir zamanında çeksen şu arama motorunun ipini, benim yazılar için de bir çalıştırsan diyorum arkadaşım. Hoş? Benimkiler de (Ç)alıntıymış. Alıntı demeye içim elvermedi bak. Benim cümleler o kadar uzun ki (öyle dökülüyor hep dilimden n'apiim), bunları başka yerden bulmuş olsam onun adı 'alıntı' olmazdı ancak (çarşaf gibi cümlelerden ötürü) komple ''Çalıntı'' olurdu. Benim kimlerden çaldığım kısmını başkaları görev edinmiş, içim rahat, araştırılıyor :))) Ben asıl, (benden araklayıp) üçüncü posta yapan birileri var mı onu çok merak ediyorum. Elin değmişken bi gün benimkilere de bi bakıver Celalim ya :))))

10 Eylül 2008 03:41
Blog yazım çalınmıştır, hükümsüzdür.

Gerçekleri gülümseterek aktaran bir yazı olmuş. MB camiası artık o kadar kalabalıklaştı ki, doğal olarak beraberinde bir kontrol zrluğu da getirdi bu sayıca büyüme işi. Ben de kendi adıma önerilerde bulunmak isterdim ama kapasitem sanıyorum bu konular için oldukça yetersiz. Ama rahmetli anacığımın sıkça kullandığı bir atasözü ile bu uyanıklara insani bir öneri getirebilirim. ''At Hasan'ın, nam Hüseyin'in'' derdi anacım. Bunlarınki de o hesap işte :)) Başkalarının atlarıyla prim yapmayın arkadaşlar, kendi atınızı sürün, yeter! Sağlıcakla kalın..

08 Eylül 2008 18:30
Dansözüm, gece programım, gündüz ekstram var!

Yazının tamamına katılıyorum amaaaa ''Allah'a Tanrı demek günah mı?'' sorusu pek hoşuma gitti. O zaman, bu konuyla tanık olduğum bir olayı anlatmak da farz(!) oldu :))) Bilirsiniz, böyük böyük divamız, Bülentimiz Ersoyumuz, memleketimizin en bi müslüman geçineni. Bir akşam ütü yaparken magazin programı izliyorum (genelde ütü yaparken izlerim, iyi geliyor:)).. Bir baktım, Bülent Abla, kendine sorulan bir konuya sinirlenip ''mayn Gotttt, maaaaaaynnn Gottt!'' diyiverdi :)) Bunun oricınıl halini bilirsiniz siz ama ben bilmeyenler için yazayım. Almanca bir ünlemdir bu orjinali ''mein Got'' şeklinde yazılır efeee! Ve bildiğimiz ''Allah'ın'' demektir öz tükçesi veya ünlemin gerekliliğine göre ''Aman Allah'ım'' vazifesini görürü çoğu zaman :)) Bu durumda, Bülent Ablamıza da yer kalmamış cennette! Bırakın Allah'a Tanrı demeyi, hristiyan alemi gibi Got demekte!Üzüldüm bak şimdi! N'olcek bu memleketin hali Mustafa abi yaaa? :)))) Kal sağlıcakla..

07 Eylül 2008 11:53
Mürefte'nin kadınları...

Mutlulukla ve (gizli bir) gururla okudum yazdıklarınızı. ''Çöl'e bir vaha'' olmuşsa evlerimiz, daha ne isteriz ki? :)) Sağlıcakla kalın..

07 Eylül 2008 01:51
Dikkat; Bu Bir Uyarı ve Bilgi Mesajıdır

Ben de daha dün, yazma kabızlığı çeken ve kendine laksatif (yani müshil) niyetine başkalarının yazılarını araklayıp, altına kendi imzasını atan bir arkadaşı ihbar ettim editörlere. Hem de (nerdeyse istisnasız) yazılarının hemen hepsi araklamaydı! Yazılarının tümünü silmişler ama ne hikmetse üyeliği devam etmekte hala!??? Kendisini şahsen tanıma şansım da olmuştu toplantılarımızda ve arkadaşta olmuştuk ama bu tanık olduğum olaydan sonra ona karşı tüm saygımı yitirdim. Bundan sonra da konuşmayı düşünmüyorum, çünkü kendine ait cümleler kurabileceğinden fazlasıyla endişeliyim. Kendi üretebileceği bir şeyi olmadığındandır belki de; herkeslere akıl danışıp duruyordu zaten :))) En azından, artık ''ben, o akılları verenlerden olmayacağım''. Geçmiş olsun sana fıstık. Umarım birilerine ders olur bu yaşananlar!

06 Eylül 2008 17:59
Orada bir yer, sevdiğim... Mürefte...

Mürefte'ye girerken hani o üzerinden getiğiniz köprü var ya? Bugün dere kurumuş gibi görünse de, o köprünün altından çok sular aktı, çooook. Çocuklauğumda yazları da akardı şırıl şırıl ve içinde kurbağalar vıraklardı. Ama artık sadece kışın su doluyormuş maalesef :(( O dereyle ilgili çok da güzel bir deyimimiz vardı bizim; ''Mürefte'nin kurbağaları bile sarhoştur'' diye. Eee? Ne kaa şarap o kaa sarhoşuk mari! :)))

04 Eylül 2008 17:21
Öldü sandığım Fındık'ın hikayesi...

Yaşamaya devam ediyor ve artık bir adı bile var; Fındık. Kişilik sahibi bir köpecik oldu anlayacağın :)) Biz geri gitmeseydik ve sen onu kaldırmamış olsaydın, kesin paramparça olmuştu Semoşum. O gün de söyledim biliyorsun. O köpeceğin herşeye rağmen ayağa kalkma/ayakta kalma dirayetine ve senin desteğine hayran olmamak elde değil. İyi ki oradaydın!

29 Ağustos 2008 12:45
İzmir Milliyet blog yazarları sohbet toplantısı (2)

Gelemeyeceğim belli ama gene de fesatlandığımı belli etmeden edemedim :)) Adem'in ''börek'' diye nitelendirdikleri ''boyoz'' olmasın sakın? Pasaportta boyozla kahvaltı etmeyi özledim ben yaaaa :((

15 Ağustos 2008 16:08
Gelik'teki minik toplantımızın ardından...

Bizim kırk yıllık ŞOPARları ''çopar'' yapmışsın ya, helal olsun valla! Bizim memlekette şopar denir arkadaşlarımıza kızım. Duymasınlar valla :))))

06 Ağustos 2008 10:12
Ney'leyim...

Hayatın benden, benim de hayattan akışıma baktığımda, daha ziyade ''Sisifos'' gibi olduğumu düşünüyorum. Ve nedense, her yuvarlanışından sonra taşın daha da bir ağırlaşmakta olduğunu. Kal sağlıcakla dost...

18 Temmuz 2008 11:01
Toplam blog
: 130
Toplam yorum
: 889
Toplam mesaj
: 10
Ort. okunma sayısı
: 2033
Kayıt tarihi
: 22.06.06
 
 

1969 İstanbul'unda açmışım gözlerimi bu dünyaya... Ege Üniversitesi Basın Yayın Yüksekokulu, şimd..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster