Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Tehlikenin farkına varamayanlar

Sayın hocam, Galerilerim bölümündeki "bizim kadınlarımız ve başörtüleri" görüntülerini inceledim. Hepsi bizden görüntüler fakat. Köydeki kadınlarımızın okuyan veya modern hayata katılmak isteyen çocukları nasıl olacak. Başörtüsünün modern yorumu hayatın içinde neden olmasın? Daha şık ve modern. Değişik tarzda... Yoksa başörtüsü, köylerde takılabilecek bir giysi midir?... Köylülüğün bir simgesi midir?... Şehirli ve geleneksel (hadi dini demeyelim) değerlere bağlı insanların, başörtüsünü yeni bir tarzda takması neden rahatsız etmekte...

08 Ekim 2007 00:22
Alparslan Türkeş'in ölüm yıldönümü ve Nihâl Atsız'ın vasiyeti

Evet, Atsız'ın böyle bir vasiyeti var. Sadece vasiyetinde değil bazı kitaplarında bu tip yorumlar var. Kendisi bu konuda biraz takıntılıydı. Fakat Türkeş-Atsız ilişkisi arasında yanlış bir bilgi var. Türkeş ve Atsız 1969 CKMP kongresinden sonra birbirinden koptular. Gerekçe, Atsızcılarla CKMP'nin isim, amblem ve politik çizgileri hususunda farklı düşünmeleriydi. O kongrede Atsız, "gamalı üç hilal"i teklif ediyordu. Türkeş, hayatının hiç bir döneminde Atsız'ın katı "ırk"çı fikirlerine katılmadı. Bu yüzden Atsız ve takipçileri tarafından hep eleştirildi. Meselenin bu yönünün bilinmesi yazınızın "göndermelerini" daha sağlıklı kılar. Temel problemimiz bu, "kanaatlerimiz" "bilgi"nin önüne geçiyor... Kalın sağlıcakla... Not: umarım yorum için yazılarınızı takip ettiğimi zannetmezsiniz, tamamıyla rastlantı; mam celal'den sonra bu yazı...

07 Nisan 2007 22:28
Mam Celal

Ufak bir ayrıntıyı vurgulamak isterim. Talabani seçildi ama halk tarafından değil meclis tarafından. Irak seçimlerinin galibi Şiiler'di (140 sandalye), Kürt İttifakı Barzani-Talabani-İslamcılar vd. 70, Allavi 40 sandalye almıştı. Meclis "hür" iradesi ile Şii bir Başkan yerine büyük devlet adamı Talabani'yi Başkan seçti... Irak'ta rakamların değil "Tom amca"nın dediğinin olduğunu belirtmek okura ve yazara ayıp olur. Artı, yine Tom amca'nın "vize" verdiği 12 eylül Rejimi ile Talabani mukayesesi yapmak ve Talabani'ye meşruiyet kazandırmak için darbe dönemi uygulamalarına gönderme yapmak "demokratik" olmasa gerek. Belki de yazar, ortadoğu'da seçilmiş bir başkanı görmenin duygu yoğunluğu içerisinde "ufak" ayrıntıları atlamış.

02 Nisan 2007 21:08
Neden bloglar okunduktan sonra yorum yazılmıyor?

Yorum netice olarak "emek" ister. Millet olarak emek isteyen (veya ekstradan emek harcayacak) eylemlere pek girişmiyoruz. Takip etmeyi, takılıp gitmeyi daha çok seviyoruz sanki. Yoksa çok mu zorlama bir yorum oldu. Aynı dertten muzdarip biri olmama rağmen kendimin de pek yorum yazmadığını keşfettim. "Yorumsuzluk" sadece buraya has değil. Düzenli köşe yazısı yazdığım bir haber portalındaki köşeme birbuçuk yılda 6 yorum geldiğini yazayım, siz de inanın. Okuyup, sövmeyi seviyoruz; paylaşmayı değil. Yazan değil, okuyan bir toplum olduğumuzu söyleyeceğim ama 7 kişiye bir kitap düştüğünü hatırlatırsınız. Anlayacağınız yazmamız okumamızdan da feci... Düzelir inşallah...

07 Ocak 2007 01:01
Toplam blog
: 31
Toplam yorum
: 25
Toplam mesaj
: 14
Ort. okunma sayısı
: 1131
Kayıt tarihi
: 06.07.06
 
 

Memleketi ve kendini ilgilendirenler üzerine yazmayı "tutku" edinmiş bir fen bilimci, konuşmaya v..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster