Mlliyet Milliyet Blog Milliyet Blog
 
Facebook Connect
Blog Kategorileri
 
Ucuz siyaset

bir gün bütün yalanlarıyla, sahtekarlıklarıyla statüko yalakalıklarıyla, akp de gömülecek:) ama akpnin gömülme işini onlardan daha akıllılar yapacak. siyasetin ucuz olduğunu yazmışsınız ama her kültür kendi meşrebince iktidar kavgası yapar. bizim kültürümüzde iktidar kavramı alçaklıkla erdemlilik arasında hemen yer değiştirebildiğinden bizdeki siyaset tam da olması gerektiği gibi bence. daha pahalısını beklemeyin. aslında siyaset başka açıdan çok pahalı bi iştir de:) selamlar.

12 Mayıs 2011 12:24
Sanat ve iktidar üzerine

bu kitabı bulup okuduğumda sanırım 2001 ya da 2002 olmalı. Sanat üzerine iyi bir inceleme ve eleştiri fakat modernizmin estetik anlayışını yeterince eleştirmediğini ve ondan yana tavır aldığını düşünmüştüm. Hatta biraz da sanata Althusser'in "devletin ideolojik aygıtları" açısından yaklaştığını da. Ben şu an geldiğim noktada acaba "Sanat diye bir şey var mıdır ya da sanat kategorisi kaldı mı? sorusunu soran bir noktadayım zira eğer bir şey herşeyi kapsıyorsa o şey artık ayrı bir kategori değildir. Eğer her şey "Sanat" olmuşsa, herşeye Sanat deniliyor ise artık Sanat "Hiç birşey"e dönüşmüş demektir. Herşey Sanat ise Sanat var mıdır? Varsa olan nedir? selamlar.

11 Mayıs 2011 13:37
Savaşın kadınları

daha kolay ve gerçeğe uygun bi senaryo geldi aklıma. büyük ihtimalle generalin ordu içinde bi sevgilisi vardır ve o da kuzey ırakta görevlidir.

25 Nisan 2011 15:31
Bir garip 23 Nisan!

çocuklar üzerinde inanılmaz bir otoritesi olan ilkokul öğretmenlerinin kimisi gerçekten de sadist bence. Bunun sonu ancak sınıflara birer kamera yerleştirilip internette yayınlanırsa gelir. Ufacık bir bakış, ters bir davranış, ters bir söz bir çocuğun hafızasına kazınır hayatı boyunca unutulmaz, bu ne kontrolsüz bir güçtür böyle değil mi? Bir de 23 nisanda neşeyle coşması gereken çocuklara nasıl bir eziyettir o şiir ezberletmeler, uygun adım yürütmeler. resmen askeri eziyet. çok özel bir anınız ve bence çok güzel aktarmışsınız, yüreğinize sağlık, selamlar.

25 Nisan 2011 14:22
Motoko'ya Mektup

ben ghost in the shell'in 1. sini orjinal manga haline daha çok benzettim. ama mangayla animesi arasındaki en önemli fark animede gerçek Japon ruhunun Motoko'nun kişiliğinde canlanmış olmasıydı. Oysa manga halinde Motoko yalnızca bir cyborg polisi. hüzünlü filan değil. Ama 1. animede resmen ikizini-ruhunu arayan biri ve yalnızlığı inanılmaz belirgin. bana göre serinin 2. filmi görsel açıdan mükemmeldi ama ruhunu kaybetmişti. Motoko geyşalaşmıştı o da ancak sonda:) tamamen Batou üzerine oturmuş bi film 2.si. ve çok Batılı-amerikanlaşmıştı diyaloglar vs. batının kutsallarına, mistisizmine ve tarihine göndermeler vs. bence çok yapmacıktı. "hacklenmek" insanın içine cin- şeytan girmesi" ne dönüşmüştü. Yalnız bi şey var ki herkesin izlemesini isterim. 2. filmde (innocence) girişindeki o oluşum vardı ya işte o ve arka plandaki şarkı. bunlar Japon bilinçdışının şifreleriydi sanki.

21 Nisan 2011 15:28
Kafka'nın Dava'sı ve günümüz Türkiye'si

Kafka modern insanın sistem karşısındaki çaresizliğini ve mutlak yalnızlığını gerçeküstü-absürd kurguyla en iyi anlatan yazarlardan biridir. Hayallerin kabuslara dönüştüğü ya da zaten her rüyanın aslında birer kabustan ibaret olduğunu farkederken anlarız ki umut bu kabuslardan çıkmak için inandığımız ama hiç varolmayan bir uyanma düşüdür. çok severim kendisini. dile getirdiğiniz iyi olmuş. selamlar.

21 Nisan 2011 15:12
Haçlı Seferi ve Cihat

harika bi yazı. yeni bi ortaçağda oluşumuz çok doğru bi tespit. sanki star wars filminde ya da dune'un galaktik krallığında gibiyiz. bi yanda ilkeller bi yanda ileri teknolojik toplumlar. gelecek hakkında hiç de iyimser değilim. bir felaket ya da savaş olmadan insan içinde bulunduğu ahvali öğrenemiyor ne yazık ki. selamlar.

18 Nisan 2011 12:18
ÖSYM ve AKP (AKP'nin elini atıp da batırmadığı kurum kaldı mı?)

8 yıllık iktidarında şaibeler oluşturma ve şaibelerden imparatorluk kurmaktan başka hiç bir şey yapmayan akp iktidarı milyonlarca genç insanın geleceğiyle oynama pahasına bazı "teşkilat" mensuplarına şifreleme yaptı. Akp'nin aklığı kalmadı, direk tc. de yaşayan herkesi isim isim muhatap alıp bireysel olarak üzerimizde baskı kurmanın stratejisini yürütüyorlar. ösymden öğrencilere gönderilen mektupta eksik olan tek şey başbakanımızdan şiirler. şiir okunmadan şaibe temizlenir mi zaten?

13 Nisan 2011 17:24
Ergenekon Davası Kapsamında Baskı Ve Sindirme Olduğunu İddia Etmek

ergenekon davasının daha sıkı soruşturulmasını akp'den bekliyorsan bence fazla bekleme. devletin eski görevlilerini -kimisi kendi kendine gelin güvey olmuş, kimisi resmen emir komuta zincirinde hareket etmiş olan kişileri tasfiye ettiler, kendilerine zaman kazandırdı, eski devlet sahipleri kamuoyu desteklerini bu zaman içinde kaybetti bunlar da devlette onlardan boşalan yerlere kendi adamlarını yerleştirdi. Abd cia da Akpnin arkasındaydı. düne kadar ergenekondan tutuklananlara destek veren abd davaya onları kurban yolladı. şimdi sen bu tablodan ne çıkacağını bekliyorsun umuyorsun? hiç bişey. insan kendi kendini mahkum eder mi?selamlar.

19 Mart 2011 13:58
Japonya’ya geçmiş, dünya medeniyetine de acı bir uyarı olsun

aşırı tüketim, yeryüzünün geleceğini hiç düşünmeden nükleer silahlanmaya ve nükleer reaktörlere yatırım teşvik ediliyor. Türkiye'de de nükleer santral kurulacak fakat burası bir deprem ülkesi, istendiği kadar güvenli densin kesinlikle değil bu bir yalan. güvenlik "normal şartlar altında" sağlandığı varsayılan bir güvenlik. zaten normal zamanda da çıkan radyoaktif atıklar nereye gömülecek iç anadoluya mı? nükleer reaktöre de karadenize yapılmak istenen hidroelektirik santrallerine de çevre kirliliğini hiç umursamayan bütün hükümetlere de karşıyım. selamlar.

13 Mart 2011 11:27
Toplam blog
: 121
Toplam yorum
: 1956
Toplam mesaj
: 568
Ort. okunma sayısı
: 2760
Kayıt tarihi
: 09.07.06
 
 

Başkentte doğmuşum ve orada gidilecek tüm okullara gitmişim: ODTÜ-Psikoloji ve Ankara Üni. İletiş..

 
 
Yazarı paylaş
  • Tümünü göster